Türkiye’nin teknoloji ve otomotiv gündemini yakından takip eden Sen,Nexus olarak, küresel piyasaları etkileyen çarpıcı bir araştırmayı inceliyoruz. Amerika Birleşik Devletleri hükümeti, Çin’den ithal edilen elektrikli araçlara (EV) yönelik 100’ü aşan oranlarda gümrük vergileri uygularken ve ulusal güvenlik gerekçesiyle yazılım yasakları hazırlığı yaparken, Amerikalı tüketicilerin bu markalara olan ilgisi beklenenin aksine artıyor. Bu durum, siyasi engellere rağmen Çinli otomobil üreticilerinin küresel pazardaki kaçınılmaz yükselişini bir kez daha gözler önüne seriyor.
Pazar analiz firması AutoPacific tarafından yayınlanan son araştırmaya göre, Amerikalıların Çinli otomobil markalarına yönelik algısı, Washington ile Pekin arasındaki jeopolitik gerilimlerin gölgesinde dahi sürekli iyileşme gösteriyor. Peki bu ilgi artışının arkasındaki temel dinamikler neler? Tüketiciler, hükümetlerinin güvenlik uyarılarını neden görmezden geliyor?
Bu küresel geçiş döneminde, ABD'li yerel devler de enerji dönüşümünde stratejik kararlar alıyor. Örneğin General Motors (GM), kısa vadede sürdürülebilir bir iş modeli oluşturmanın uzun ve belirsiz bir süreç olması nedeniyle yeni nesil hidrojen yakıt hücresi programını durdurarak kaynaklarını tamamen EV'ler, bataryalar ve şarj teknolojileri gibi daha hızlı ölçeklenebilir alanlara odaklama kararı aldı. Bu durum, otomotiv devlerinin geleceği elektrikli teknolojilerde gördüğünü gösteriyor.
Farkındalık ve Satın Alma Eğilimi Rekor Seviyede
AutoPacific’in verileri, Amerikan kamuoyunun Çinli markalara olan aşinalığının ne kadar hızlı yükseldiğini gösteriyor. Sadece bir yıl içinde, bu markalara aşina olduğunu belirten katılımcıların oranı önemli ölçüde arttı:
Öne Çıkan Veriler (AutoPacific Araştırması):
- Marka Aşinalığı: 2024'te %52 iken, 2025'te bu oran %65'e yükseldi.
- Satın Alma Eğilimi: Çinli bir markayı satın almayı düşünebileceğini belirten alıcıların oranı, 2024'te %41 iken 2025'te %52'ye çıktı.
Bu istatistikler, Çin otomobillerinin henüz ABD yollarında yaygın olmamasına rağmen (Çin yapımı nadir Polestar, Volvo veya Buick modelleri hariç) küresel medyanın ve sosyal medyanın etkisiyle Amerikalıların bilinçaltına yerleştiğini gösteriyor. Tüketiciler, bu araçların genellikle daha uygun fiyatlı ve teknolojik açıdan ileri olduğunu fark ediyor.
Tüketicinin Gözdesi Huawei ve Xiaomi Oldu
Araştırmanın en ilginç sonuçlarından biri, tüketicilerin hangi Çinli markaları en çok düşündüğü oldu. Klasik otomotiv üreticileri yerine, teknoloji devlerinin isimlerinin zirvede yer alması dikkat çekiyor. Aşağıdaki tabloda, ilgili markaya aşina olan katılımcıların o markanın aracını satın alma eğilimleri listelenmiştir:
Marka Değerlendirmesi ve Satın Alma Eğilimi (2025):
- Huawei: %27
- Xiaomi: %23
- BYD: %19
- Great Wall Motors: %16
- Geely: %13
- Nio: %13
Teknoloji devlerinin otomotiv sektöründeki bu hakimiyetini somutlaştıran en çarpıcı örneklerden biri de Xiaomi'nin SU7 modelidir. Özellikle en üst düzey Ultra versiyonu, 1526 beygir gücü ve 1.98 saniyelik 0-100 km/s hızlanması gibi teknik özelliklerle Nürburgring pistinde Tesla Model S ve Porsche Taycan’ı geride bırakarak üretim araçları arasında dünyanın en hızlı elektrikli otomobili unvanını almıştır. Avrupa incelemelerinde 'olağanüstü' olarak nitelendirilen bu modelin Çin'deki fiyatlandırması ise lüks donanımına rağmen agresif bir değer sunarak geleneksel premium markaları ciddi anlamda endişelendirmektedir. Xiaomi SU7 Ultra'nın Avrupa incelemesi ve detaylı performans analizine buradan ulaşabilirsiniz.
Ulusal Güvenlik Endişeleri Azalıyor mu?
Çinli araçların ABD pazarındaki en büyük engeli, data gizliliği ve ulusal güvenlik riskleri etrafında dönen siyasi söylemlerdir. ABD yönetimi, bu araçların karmaşık yazılımları aracılığıyla kritik verilerin Pekin'e aktarılması potansiyelinden endişe ediyor. Ancak tüketici cephesinde bu endişelerin yoğunluğu düşüşe geçti.
2024 yılında %80'in üzerinde olan güvenlik endişeleri, 2025 itibarıyla hafifledi. Data güvenliği risklerine yönelik kaygılar %80’den %77'ye, ulusal güvenlik risklerine yönelik kaygılar ise %82'den %79'a geriledi. AutoPacific Ürün ve Tüketici İçgörüleri Müdürü Robby DeGraff, bu düşüşü medya kapsamının artmasına ve tüketicilerin markalarla daha fazla etkileşime girmesine bağlıyor. DeGraff, bu durumun yüksek gümrük tarifleri ve 'korku tellallığı' diline rağmen gerçekleştiğini belirtiyor.
Değer Katma ve Eleştirel Bakış Açısı
Çinli otomobil markalarının popülaritesinin artması tesadüf değildir. Birkaç yıl öncesine kadar düşük kaliteli kopyalarla tanınan bu sektör, şimdi Elektrikli Araç (EV) teknolojisinde küresel bir liderliğe soyundu. Özellikle BYD gibi markaların rekabetçi fiyatlandırması ve hızla ilerleyen batarya teknolojisi, batılı otomobil devleri için ciddi bir varoluşsal tehdit oluşturuyor. Bu durumu destekleyen küresel verilerde, Çinli batarya üreticileri CATL ve BYD'nin küresel EV batarya pazarının yarısından fazlasını elinde tuttuğu görülüyor. SNE Research verilerine göre, CATL tek başına %36,8 pazar payı ile liderliğini sürdürürken, BYD %18 ile ikinci sırada yer alarak Güney Koreli rakiplerini geride bırakmıştır. Ancak, ABD’nin korumacı politikaları sadece Çinli üreticileri değil, aynı zamanda ülkeye büyük yatırım yapan müttefikleri de zorluyor. Örneğin, Hyundai Motor Group’un Georgia’daki Metaplant tesisi gibi modern üretim merkezlerine devasa yatırımlar yapmasına rağmen, Hyundai'nin ABD yatırım tarifeleri ve başkanlık politikalarıyla mücadelesi nedeniyle Güney Koreli dev de sürekli değişen tarife engelleri ve Enflasyonu Düşürme Yasası (IRA) gibi düzenlemelerle mücadele etmek zorunda kalmıştır. Bu durum, küresel otomotiv devlerinin ABD pazarında ne kadar kırılgan olabildiğini gözler önüne seriyor.
Ancak, Amerikalı tüketicilerin artan ilgisine rağmen, siyasi engellerin kısa vadede aşılması zor görünüyor. Mevcut yüksek tarifeler ve gelecekteki yazılım yasakları, Çinli markaların kitle pazarında ABD’ye girişini neredeyse imkansız hale getiriyor. Bu durum, tüketicinin arzuladığı rekabetçi fiyat ve yenilikçi teknolojilere erişiminin kısıtlanması anlamına gelebilir. Tüketici isteği bir kenara, Washington yönetimi ulusal güvenlik önceliklerinden ödün vermek niyetinde değil.
Sonuç: Yasak mı, Başarı mı?
Görünen o ki, Çinli otomobiller ABD pazarının 'anlatısını rahatsız eden bir hayalet' rolünde. Fiilen yollarda olmasalar bile, teknolojik başarıları ve küresel pazardaki hakimiyetleri sayesinde Amerikan otomotiv endüstrisi üzerindeki baskıları hissediliyor. Tüm siyasi zorluklara rağmen, tüketici ilgisindeki bu belirgin artış, Çinli markaların bir gün ABD pazarında kabul görmesi durumunda büyük bir başarı elde edeceğinin güçlü bir işaretidir.
Kaynak: Bu haber metni, InsideEVs.com’da yayınlanan ve AutoPacific’in araştırmasına dayanan “Americans Are Increasingly Open To Chinese Cars, Despite Geopolitical Tensions” başlıklı makalenin derlemesi ve analiziyle hazırlanmıştır. (insideevs.com/news/776071/china-survey-usa-desire-analysis/)