Güney Koreli otomotiv devi Kia, sektördeki zorluklara rağmen etkileyici bir performans sergilemeye devam ediyor. Şirket, Ekim 2025 verilerine göre tüm zamanların en iyi Ekim ayını kaydetti. Toplamda 69.000 adedin biraz üzerinde araç satışı gerçekleştiren Kia, geçen yılın aynı dönemini sadece 94 adetlik bir farkla geride bıraktı. Ancak bu genel başarı tablosunun altında, farklı modellerin performansı incelendiğinde oldukça çelişkili sonuçlar ortaya çıkıyor.
Geleneksel Modellerde Güçlü Yükseliş: Sportage Zirvede
Kia'nın satışlarını sırtlayan lokomotif model, beklendiği gibi popüler crossover modeli Sportage oldu. Sportage, Ekim ayında 16.000 adedi aşkın satışla listenin zirvesinde yer alarak bir önceki yıla göre %17,4'lük önemli bir artış kaydetti. Satış artışında dikkat çeken diğer modeller ise, sırasıyla %34,5 ve %31,2 büyüme kaydeden Carnival ve K5 oldu.
Yılbaşından bu yana toplamda 705.105 adet araç satan Kia, geçen yıla göre satışlarını %8,0 oranında artırarak güçlü bir büyüme trendi yakaladı. Ancak bu başarıya rağmen bazı anahtar modellerde düşüşler yaşandı. Kompakt sedan K4'ün satışları %22,6, lüks üç sıralı SUV Telluride'ın satışları ise %11,6 oranında düştü. Bu düşüşler diğer modellerdeki yüksek talep ile dengelendi.
Kia Amerika Satış Operasyonları Başkan Yardımcısı Eric Watson, sektördeki zorluklara rağmen uzun vadeli büyümeye odaklandıklarını ve üst üste üçüncü yıllık satış rekorunu kırma yolunda ilerlediklerini belirtti. Bu açıklama, şirketin genel portföyüne olan güvenini yansıtıyor.
Elektrikli Araçlarda Dramatik Gerileme: EV6 ve EV9 Satışları Dibek Gördü
Kia için asıl endişe kaynağı, elektrikli araç (EV) segmenti oldu. Elektrikli araç pazarının küresel çapta yavaşladığı bir dönemde, Kia'nın amiral gemisi EV modelleri EV6 ve EV9 ciddi satış düşüşleri yaşadı.
Ekim ayında EV9'un satışları %65,7 düşüşle sadece 666 adede gerilerken, EV6'nın satışları %70,7 gibi dramatik bir düşüşle 508 adette kaldı. Bu rakamlar, özellikle bir önceki ay (Eylül) elde edilen yüksek satışlarla karşılaştırıldığında pazarın ne kadar kırılgan olduğunu gösteriyor. Örneğin, Eylül ayında federal vergi kredilerinin sona ermesi öncesinde EV9 3.094 adet, EV6 ise 2.116 adet satmıştı.
Elektrikli araç satışlarındaki bu sert düşüş, büyük ölçüde teşviklerin kalkmasına bağlanıyor. Tüketiciler, EV'lerin yüksek fiyat etiketlerini ancak ciddi vergi indirimleriyle makul bulurken, teşviklerin sona ermesi talebi bir anda kesiyor. Bu durum, otomotiv sektörünün tamamen elektrikliye geçiş sürecinde hala fiyat hassasiyeti ve altyapı endişeleri gibi temel zorlukların üstesinden gelinemediğini ortaya koyuyor. Elektrikli araçlardaki bu büyük dalgalanma, markaların stratejilerini tekrar gözden geçirmesine neden olabilir.
Kia'nın elektrikli araç segmentindeki bu zorluklar, küresel otomotiv devlerinin elektrikli araç stratejilerini yeniden değerlendirmesine neden oluyor. Örneğin, agresif bir şekilde 2030'a kadar tamamen elektrikli olmayı hedefleyen Volvo bile, küresel pazardaki yavaşlama ve tüketici talebinin düşüklüğü nedeniyle bu hedefini revize etti. İsveçli üretici, 2030'a kadar pazarın %90 ila %100'ünün şarj edilebilir hibrit (PHEV) veya tamamen elektrikli araçlardan oluşacağını belirtirken, içten yanmalı motorların köprü teknolojisi olarak (özellikle menzil genişletilmiş elektrikli araçlar - EREV'ler için) 2030'ların sonuna kadar portföyde kalacağını açıkladı. Volvo'nun bu stratejik geri adımı, sektörün EV geçişindeki hızın tüketici tarafından dikte edildiğini ve hibrit teknolojisinin beklenenden daha kritik bir rol oynadığını gösteriyor. Volvo’nun bu detaylı motor stratejisi revizyonu hakkında daha fazla bilgi edinmek için Volvo Benzinli Motor Stratejisi: 2030 Revizyonu ve Hibrit EREV Teknolojisi haberimize göz atabilirsiniz.
Bu belirsizlik ortamı, lüks segmentin en üst sıralarını da etkilemiş durumda. Örneğin Audi, amiral gemisi A8 sedanının 2023 yılında %26,3'lük büyük bir satış düşüşü yaşamasının ardından, halefinin tamamen elektrikli olup olmayacağına dair kritik bir platform kararı vermek zorunda kaldı. Şirketin, EV benimsenme hızının yavaşlığı nedeniyle tamamen elektrikli bir A8'i riskli görmesi ve mevcut içten yanmalı motorlu (ICE) mimarinin (PPC) uzatılmış bir versiyonunu değerlendirmesi, EV geçişindeki genel temkinliliği gözler önüne seriyor. Audi A8'in geleceği konusundaki bu stratejik açmaz ve lüks pazardaki rekabet baskısı hakkında daha fazla detaya Audi A8'in geleceği tehlikede: Satışlarda büyük düşüş ve platform kararı bekleniyor başlıklı haberimizden ulaşabilirsiniz.
Bu genel pazar oynaklığı, sadece model stratejileriyle sınırlı kalmayıp, doğrudan tüketici davranışlarına da yansıyor. Otomotiv analizleri, lüks araç alıcılarının, sektör ortalamasının çok üzerinde bir oranda, sıfır aldıkları araçları bir yıl içinde elden çıkarma eğilimi gösterdiğini ortaya koyuyor. Örneğin, Land Rover Discovery Sport, Porsche Macan ve Mercedes-Benz GLB gibi modellerin yer aldığı lüks segment, amortisman etkisine rağmen ilk 12 ay içinde en çok vazgeçilen araçlar arasında zirvede yer alıyor. Bu durum, lüks araç sahiplerinin yeni teknolojilere karşı aşırı hevesli (fickle) oldukları, araştırma süreçlerini yeterince derinlemesine yapmadıkları ya da finansal sınırlarını aştıkları şeklinde yorumlanıyor ve markaların müşteri sadakati konusunda ciddi zorluklar yaşadığını gösteriyor. İlk yıl içinde sahiplerinin en çok vazgeçtiği lüks otomobil modelleri hakkında daha fazla bilgi edinmek için yeni araç sahiplerinin bir yılda vazgeçtiği lüks modeller hakkındaki içeriğimizi inceleyebilirsiniz.
Kia'nın elektrikli araç segmentinde yaşadığı bu düşüş ve genel pazar kırılganlığı, küresel rekabetin boyutlarını gözler önüne seriyor. Önde gelen sektör yöneticileri de bu durumu endişeyle izliyor. Örneğin, Ford CEO'su Jim Farley, Çinli elektrikli araç üreticilerinin yarattığı devasa üretim kapasitesini ve üstün araç içi teknolojisini, Batılı markalar için "şimdiye kadarki en büyük tehdit" olarak tanımlayarak, bu durumun küresel çapta büyük bir maliyet ve fiyat baskısı yarattığını vurgulamıştır. Bu yoğun rekabet ortamı hakkında daha fazla detaya Ford CEO'su Jim Farley'den Çin elektrikli araç uyarısı ve küresel rekabet başlıklı haberimizden ulaşabilirsiniz.
Bu türden zorluklar sadece Kia'nın elektrikli araç segmentiyle sınırlı değil; sektördeki diğer büyük oyuncular da finansal sürdürülebilirlik krizleriyle boğuşuyor. Örneğin, Nissan bayileri, şirketin belirlediği agresif satış hedefleri nedeniyle kârlılık oranlarının sektör ortalamasının çok altında, hatta anonim bir mektupta iddia edildiği gibi **yüzde 0.004'ten bile az** olduğunu belirterek şirkete isyan ettiler. Bu durum, otomotiv markalarının sadece satış hacmini artırmaya odaklanmasının, bayilik ağının finansal sağlığını nasıl tehlikeye atabileceğinin çarpıcı bir örneğidir. Nissan bayilerinin karlılık alarmı ve isyanının detayları hakkında daha fazla bilgi almak için Nissan Bayilerinden Şirkete İsyan: Kârlılık Alarmı Yüzde 0.004 başlıklı haberimizi okuyabilirsiniz.
Ekim 2025 Kia Satış Tablosu Karşılaştırması
Aşağıdaki tabloda, Kia'nın Ekim 2025 ve Ekim 2024 satış rakamları detaylıca karşılaştırılmıştır:
| Model | Ekim 2025 Satışları | Ekim 2024 Satışları |
|---|---|---|
| Sportage | 16,057 | 13,681 |
| K4/Forte | 9,955 | 12,959 |
| Telluride | 8,571 | 9,694 |
| K5 | 7,631 | 5,818 |
| Sorento | 6,698 | 7,841 |
| Carnival | 6,605 | 4,909 |
| Seltos | 5,622 | 4,266 |
| Soul | 3,991 | 4,622 |
| Niro | 2,698 | 1,546 |
| EV9 | 666 | 1,941 |
| EV6 | 508 | 1,732 |
Sonuç olarak Kia, 2025 yılı boyunca geleneksel ve hibrit motorlu araçlarıyla gücünü korurken, elektrikli araç segmentinde pazardaki genel yavaşlama ve teşviklerin etkisiyle mücadele etmeye devam ediyor. Şirketin, EV segmentindeki bu düşüşü tersine çevirmek için yeni stratejiler geliştirmesi bekleniyor.
Kaynak: Kia Ekim 2025 Satış Detayları ve Elektrikli Araç Performansı (Motor1.com)