Elektrikli araç dünyasında yenilikçi tasarımı ve esnek 'kaykay şasisi' konseptiyle dikkat çeken Canoo, ne yazık ki mali sorunların üstesinden gelemedi. Şirketin iflas sürecine girmesiyle birlikte, en prestijli müşterileri arasında yer alan NASA ve ABD Posta Servisi (USPS), Canoo'dan tedarik ettikleri araçları kullanım dışı bırakma kararı aldı.
Bu gelişme, özellikle kamu kurumlarının geleceğin teknolojilerine yatırım yapma risklerini bir kez daha gündeme taşıyor. Bir teknoloji haber portalı olarak, bu durumu sadece bir iflas haberi olarak değil, aynı zamanda EV startup ekosisteminin karşılaştığı yapısal zorlukların bir göstergesi olarak ele alıyoruz. Zira sektör, bir yandan menzili ve güvenliği zirveye taşıma vaadiyle gelen katı hal bataryalar gibi çığır açan teknolojilerin yükselişiyle mücadele ederken, diğer yandan küresel çapta oluşan devasa batarya üretim fazlası nedeniyle aşırı rekabet ve fiyat baskısı altında kalıyor. Bu acımasız rekabet ortamı, 2025 elektrikli araç batarya savaşlarının kârlılık mücadelesi veren Canoo gibi girişimlerin ayakta kalmasını imkansız hale getirdi. Bu bağlamda, bazı EV üreticilerinin sadece batarya teknolojilerine değil, aynı zamanda tamamen sürücüsüz otonom geleceğe odaklanması, sektördeki beklentilerin ne kadar yüksek olduğunu gösteriyor. Örneğin, Rivian'ın CEO'su RJ Scaringe, 2030'dan çok önce araçlarının tamamen sürücüsüz görevleri yerine getirebileceğini tahmin ediyor. Bu vizyon, Canoo gibi şirketlerin yaşadığı kısa vadeli mali zorlukların ötesinde, uzun vadede teknolojinin zirvesine oynama gerekliliğini de vurguluyor.
Ancak Canoo’nun çöküşü, daha geniş bir bağlamda ele alınmalıdır. Zira Amerika Birleşik Devletleri’nde ortalama yeni otomobil fiyatlarının 50.000 Dolar bandına dayanması ve bir dönem EV alımını cazip kılan agresif EV teşviklerinin ortadan kalkması, genel otomotiv piyasasında önemli bir durgunluğa neden oldu. Bu durum, hem tüketicinin alım gücünü düşürdü hem de Canoo gibi kârlılık mücadelesi veren girişimler üzerindeki mali baskıyı artırdı.
NASA: Görev Gereksinimlerini Karşılayamadı
NASA, Canoo'nun fütüristik elektrikli vanlarından üç adet satın almış ve bunları Artemis Ay görevlerine katılacak astronotları fırlatma rampasına taşımak için kullanmayı planlamıştı. Ancak uzay ajansı, kısa süre önce Canoo'nun artık “görev gereksinimlerini karşılayamayacağını” belirterek bu araçları kullanmayı durdurduğunu açıkladı.
NASA'nın bu kararı, Canoo'nun mali zorlukları nedeniyle uzun vadeli teknik destek ve güvenilirlik sağlama kapasitesinin kalmadığını gösteriyor. NASA, bunun yerine, Boeing için özel olarak tasarlanmış ve içten yanmalı motora sahip bir Mercedes-Benz Sprinter temelli Airstream yapımı ‘Astrovan’ kiralamaya karar verdi. Bu durum, uzay keşfi gibi kritik bir alanda bile, kanıtlanmış ve geleneksel teknolojinin, vaat edilen ancak istikrarını kanıtlayamamış yenilikçi çözümlere tercih edildiği ironik bir tablo çiziyor.
USPS’ten Kesin Karar: Değerlendirme Tamamlandı
Benzer bir hayal kırıklığı da ABD Posta Servisi cephesinde yaşandı. USPS, geçen yıl “değerlendirme amaçlı” satın aldığı altı Canoo EV’sinin şu anda kullanılmadığını bildirdi. Posta servisi, araçların akıbetine dair detay vermezken, “değerlendirmenin tamamlandığını” ve “başka yatırım beklenmediğini” açıkça ifade etti. Bu altı elektrikli van, USPS’in büyük ölçekli EV filosu oluşturma planlarında önemli bir test aşamasını temsil ediyordu, ancak Canoo’nun yaşadığı sorunlar bu süreci de sekteye uğrattı.
Canoo’nun yaşadığı düşüş, özellikle elektrikli araç pazarında faaliyet gösteren startup’lar için önemli bir uyarı niteliği taşıyor. Şirket, 2017'de kurulduğunda Hyundai'nin bile ortak platform geliştirme ilgisini çekmiş, en parlak döneminde 800 kişiye istihdam sağlamıştı. Ancak esnek şasi platformu ne kadar yenilikçi olursa olsun, kârlılığın sağlanamaması ve finansman kurumasının önüne geçilememesi, Ocak 2025'te iflas başvurusuna yol açtı. Girişimlerin teknolojik vizyon kadar, uzun soluklu üretim ve maliyet yönetimini de ciddiye almaları gerekiyor.
Bu bağlamda, Canoo gibi küçük girişimler bir yandan maliyet düşürme amacıyla LFP (Lityum-Demir Fosfat) gibi kimyasal çözümlere yönelmek zorunda kalırken, diğer yandan BMW’nin Gen6 bataryalarıyla 1000 km menzile yakın hedefler koyması veya Tesla'nın yenilikçi hücre çalışmaları gibi mevcut teknolojinin sınırlarını zorlayan devlerle de rekabet etmek zorunda kalıyor.
Canoo’nun Sonrası ve Belirsizlikler
Canoo, Ocak 2025'te iflas ilan ettikten sonra, Nisan ayında şirket varlıkları eski CEO’su ve ana yatırımcılarından Tony Aquila tarafından satın alındı. Bu durum, Canoo markasının geleceği hakkında büyük bir belirsizlik yaratıyor. Kullanılmayan bu fütüristik EV’lerin akıbeti meçhul: Belki bir gün devlete ait müzayedelerde satışa çıkacaklar ya da tamamen hurdaya ayrılacaklar.
Daha önce İngiltere’nin posta servisi Royal Mail’in de iki Canoo EV’yi test etmeye başladığı ve 2.000 adet alım planladığı bilinmesine rağmen, bu deneme araçlarının durumu hakkında da net bir bilgi bulunmuyor.
Eleştirel Bakış Açısı: Canoo gibi şirketlerin çöküşü, elektrikli araç sektöründeki ‘balon’ endişelerini artırıyor. Hükümetler ve büyük kurumlar, yeni teknolojilere destek verirken dahi, tedarikçilerinin finansal sağlamlığını ve üretim sürekliliğini çok daha titizlikle değerlendirmek zorundadırlar. Bu olay, denenmiş ve güvenilir çözümlere dönüşün, kısa vadede en mantıklı karar olduğunu gösteriyor.<4>
Bu haberin hazırlanmasında temel alınan ve daha fazla detaya ulaşabileceğiniz orijinal kaynak için InsideEVs haberini inceleyebilirsiniz.