Tokyo Film Festivali'nde İki Nesil Ustadan Sanat, Rekabet ve Japon Sineması Vizyonu

Haber Merkezi

31 October 2025, 05:32 tarihinde yayınlandı

Usta Yönetmenler Yamada Yoji ve Lee Sang-il'den Sinema Geleceği ve Rekabet Üzerine Kritik Paylaşımlar

Tokyo Uluslararası Film Festivali (TIFF) kapsamında düzenlenen TIFF Lounge etkinlik serisi, Japon sinemasının iki önemli ismini, 94 yaşındaki usta yönetmen Yamada Yoji ile bu yıl 'Kokuho' filmiyle Kurosawa Akira Ödülü'nü kazanan 51 yaşındaki Lee Sang-il'i bir araya getirdi. İki yönetmenin sohbeti, sadece karşılıklı saygıdan ibaret kalmayıp, sanatın zorlukları, oyuncu disiplini ve Japon canlı çekim filmlerinin küresel zorluklarına dair derin bir analiz sundu.

'Kokuho' ve Erkek Dostluğunu Aşmak: Sanata Adanmışlık Teması

Lee Sang-il'in Haziran ayında vizyona girip 100 milyon dolar barajını aşarak rekor kıran filmi 'Kokuho' (Yerel Hazine), festivalin ana odağındaydı. Yamada Yoji, kendi mütevazı bütçeli 'Tokyo Taxi' filmini Lee'nin görkemli Kabuki dramasıyla yan yana görmenin kendisini utandırdığını belirterek, aslında 'öğrenmek için' orada olduğunu ifade etti. Lee ise Yamada'yı 'ulusal hazine' olarak nitelendirdi.

Yamada, 'Kokuho'nun iki erkeğin onnagata (erkek kadın rolü yapan sanatçı) olma yolculuğunu anlatış biçimini özellikle övdü. Genellikle bu tür filmlerde iki erkek karakter arasına bir kadının girdiğini, dinamiklerin basitleştiğini belirten Yamada, Lee'nin filminde bunun yerine merkeze 'sanata adanmışlığı' ve 'sanatçı olarak rekabeti' koymasının filmi olağanüstü kıldığını vurguladı. Yamada, filmi 1984 yapımı 'Amadeus'a benzeterek, beklenebilecek kıskançlık ve sabotajın yerine sanatın merkezde olmasını hayranlıkla karşıladığını söyledi.

Eleştirel Bakış: Sanatçıların Yolu

İki yönetmenin de vurguladığı gibi, 'Kokuho' ve hatta Yamada'nın kariyerindeki bazı roller, sanatın zirvesine ulaşmanın sadece yetenek değil, aynı zamanda disiplin, fedakârlık ve yıkıcı rekabet gerektirdiğini gösteriyor. Bu, izleyicilere, perde arkasındaki dramın, ekrandaki ihtişamdan daha zorlu olabileceği mesajını veriyor.

Aylarca Süren Kabuki Eğitimi ve Oyuncu Disiplini

Lee Sang-il, başrolleri paylaşan Ryo Yoshizawa ve Ryusei Yokohama'nın Kabuki sanatını sıfırdan öğrenmek için bir buçuk yıl hazırlık yaptığını açıkladı. Lee, ilk aylarda öğrencileri gözlemlemenin bazen 'baş ağrıtırıcı' olduğunu ve ilerleme kaydedip edemeyeceklerini sorguladığını itiraf etti. Ancak Lee, bu zorlu prova sürecinin, karakterlerin arasındaki gerilimi ve gelişimi doğrudan şekillendirdiğini belirtti.

"Onların bu kadar karmaşık bir şeyi nasıl bu kadar iyi ifade ettiğine hayran kaldım. Özellikle kadın rollerini bu kadar içselleştirmeleri inanılmazdı." - Yamada Yoji

Sohbet, her iki yönetmenin de filmlerinde yer alan usta dansçı ve aktör Tanaka Min'e de değindi. Yamada, 'The Twilight Samurai' filminde Tanaka ile çalışırken oyunculuğunun başlangıçta 'çok kötü' olduğunu ve diyalogları kelime kelime ezberletmek zorunda kaldıklarını esprili bir dille anlattı. Buna karşılık Lee, Tanaka'nın bir dansçı olarak sahip olduğu varlığın ve vücut dilinin rol için yeterli olduğunu, sahnedeyken yarattığı 'büyülü varlığın' eşsiz olduğunu savundu.

Set Disiplini: Takuya Kimura'dan Yönetmenlere Dersler

Yamada'nın yeni filmi 'Tokyo Taxi'nin (Fransız yapımı 'Driving Madeleine'in yeniden çevrimi) set atmosferi de konuşuldu. Yamada, filmde rol alan pop yıldızı Kimura Takuya'nın, bir samuray rolündeyken gösterdiği ciddiyeti, kahvaltıda pirincine natto (fermente soya fasulyesi) karıştırırken bile sergilediğini söyledi. Yamada'ya göre Kimura, büyük yıldızların aksine kendi sahnesi bittikten sonra bile sette kalma disiplinine sahipti.

Lee Sang-il ise Yamada'dan öğrendiği en önemli derslerden birini paylaştı: Yönetmenin kamera hemen yanında durmasının önemi. Lee, genç yönetmenlerin monitörden izleme eğilimini eleştirerek, bir oyuncu olarak yönetmenin fiziksel olarak yakınında olmasının ne kadar kritik olduğunu fark ettiğini belirtti. Bu yakınlık, oyuncuyla anlık iletişim kurmayı sağlıyor ki bu da özellikle hassas rollerde büyük fark yaratıyor.

Japon Filmlerinin Küresel Gölgesi: Anime'nin Hakimiyeti

Soru-cevap bölümünde, Japon animasyonunun küresel hakimiyeti karşısında Japon canlı çekim filmlerinin uluslararası alandaki görece düşük profili ele alındı. Yamada Yoji, anime kârlarının devasa olduğunu ancak canlı çekim filmlerinin kârlarının 'neredeyse yok denecek kadar az' olduğunu kabul etti. Bu durumun Japon sanatçılar için 'inanılmaz derecede sinir bozucu ve üzücü' olduğunu dile getirdi.

Bu kültürel etki ve endüstrinin canlılığı, Japon sinemasının globaldeki en büyük gücü olmaya devam ettiğini gösteriyor. Örneğin, Tokyo Uluslararası Film Festivali'ndeki bu tartışmalar yaşanırken, anime dünyasının iki efsanevi ismi, "Cowboy Bebop" ve "Samurai Champloo" gibi kült yapımların yaratıcısı Shinichiro Watanabe ile "Star Wars: Visions" gibi uluslararası projelerin mimarı Justin Leach, Japonya Topluluğu'nun (Japan Society) düzenlediği Foreign Exchange 2025 etkinliğinde bir araya gelmek üzere New York'ta buluştu. 17-22 Kasım tarihleri arasında gerçekleşecek bu etkinlik, ABD ve Japon sanatçıların sınırları aşan işbirliklerini mercek altına alıyor ve anime severlere kült filmlerin yapım süreçleri hakkında derinlemesine bilgiler sunuyor. Anime efsanelerinin New York buluşması hakkında daha fazla bilgi edinmek için buraya tıklayabilirsiniz.

Bu küresel eğilimin ticari yansımaları uluslararası stüdyolar tarafından da yakından takip ediliyor. Japonya'nın zengin fikri mülkiyet (IP) kaynağını küresel gişe başarısına dönüştürmeyi hedefleyen Sony Pictures International Productions (SPIP) gibi devler, manga serisine dayanan ve gişede büyük ses getiren "Kingdom" serisi gibi başarılı örneklere dayanarak, uluslararası canlı aksiyon uyarlamalarına yönelik stratejilerini yoğunlaştırıyor. SPIP, bu hamlelerle anime kârlarının canlı çekim filmlerine de yansımasını amaçlıyor. Bu adaptasyon stratejisi hakkında detaylı bilgi edinmek için Sony Pictures'ın uluslararası anime live-action adaptasyon atakları başlıklı haberimizi okuyabilirsiniz.

Yamada, 70 yıl önce sinema hayatına başladığında Japon filmlerinin çok canlı olduğunu hatırlattı ve bu durumun bir ulusal mesele olduğunu savundu. Kore sinemasının küresel gücünün, ülkenin sinemaya olan samimi bağlılığından kaynaklandığını öne sürdü. Yamada, Japon hükümetinin bu konuya ulusal bir politika olarak eğilmesi ve film endüstrisini destekleyecek inisiyatifler başlatması gerektiğini güçlü bir dille ifade etti.

Kilit Detayİlgili Yönetmen
'Kokuho'nun $100 Milyon Barajını AşmasıLee Sang-il
Oyuncuların 1.5 Yıl Kabuki EğitimiLee Sang-il
Kimura Takuya'nın Set Disiplini YorumuYamada Yoji
Japon Filmleri İçin Devlet Desteği ÇağrısıYamada Yoji

Yamada'nın Japon sinemasının ulusal politikalarla desteklenmesi gerektiği yönündeki çağrısı, küresel çapta film festivallerinin kültürel stratejilerdeki önemini bir kez daha gösteriyor. Örneğin, yakın zamanda sinema dünyası Katar'ın başkenti Doha'da ilk kez düzenlenecek olan iddialı Doha Film Festivali'ne (DFF) odaklandı. 20-28 Kasım tarihleri arasında gerçekleşecek festivalin uluslararası yarışma jürisine Kamboçyalı usta yönetmen Rithy Panh başkanlık edecek. Panh'ın insan odaklı hikâye anlatımı ve belgesel sinemaya olan katkıları, DFF'nin 300.000 doları aşan ödül havuzuyla küresel hikâyeleri destekleme misyonunu yansıtıyor, böylece bölgesel sinema için ciddi bir uluslararası platform oluşturuluyor.

Bu etkileşim, sadece iki başarılı yönetmenin kariyerlerini değil, aynı zamanda Japon sinemasının hem sanatsal zirvelere ulaşma kapasitesini hem de ticari ve politik zorluklarla nasıl mücadele etmesi gerektiğini de gözler önüne seriyor.

Kaynak: Variety'de yer alan Tokyo Film Festivali sohbetine göre.