Singapur'da düzenlenen All That Matters konferansında sahne alan Sony Music Asya ve Orta Doğu Başkanı Shridhar Subramaniam, Asya kıtasının müzik dünyasındaki yükselişini, kültürel çeşitliliğin ve lokalizasyonun küresel başarıya nasıl dönüştüğünü detaylarıyla anlattı. Aynı zamanda Uluslararası Fonografik Endüstrisi Federasyonu (IFPI) Başkanı olarak da görev yapan Subramaniam, Asya'nın sadece bir gelir kaynağı değil, aynı zamanda kültürel bir lokomotif haline geldiğini vurguladı. Konferansta sunulan Luminate raporuna göre, 2025 yılının ilk yarısında küresel talep üzerine sesli yayın (on-demand audio streams) miktarı %10’dan fazla artarak 2.5 trilyon barajını geçti ve bu devasa büyüme, büyük çoğunlukla ABD dışındaki pazarlar tarafından yönlendirildi. Konferansta sahne alan eğlence veri devi Luminate yöneticileri, Sony Music Entertainment Japan, Amazon Music ve Netflix gibi devlerin üst düzey yöneticileri de panelde, anime, K-pop ve yapay zeka (AI) güdümündeki üretimin Asya içerik pazarındaki tartışılmaz yükselişini kökten nasıl değiştirdiğini gözler önüne serdi.
Pazar Payı Hızla Yükseliyor: Hedef %20
Subramaniam'ın paylaştığı veriler, Asya'nın küresel müzik pazarındaki ağırlığını çarpıcı bir şekilde ortaya koyuyor. Beş ila yedi yıl önce dünya pazarının sadece %5 ila %7'sini oluşturan bölge, şu anda %14 ila %15 seviyelerine ulaşmış durumda. Subramaniam, bu yükselişin devam edeceğini ve potansiyel olarak %20'ye kadar çıkabileceğini öngörüyor. Bu yükselişi destekleyen Luminate verileri, Asya-Pasifik (APAC) pazarının küresel ortalamanın üzerinde, çift haneli bir büyüme sergilediğini ve premium (ücretli) akışların %15’in üzerinde arttığını gösteriyor. Global müzik streaming verileri ve K-Pop’un APAC bölgesindeki 2.5 trilyonluk talebe etkisine dair detaylı analize buradan ulaşabilirsiniz.
Bu yükselişin ardındaki köklü paradigmaya dikkat çeken Gold House İcra Kurulu Başkanı Bing Chen, "Tarihsel olarak, 'küresel' Batı'ya gitmek anlamına geliyordu. Ancak şu an hepimizin tanık olduğu en büyük trend, Asya'nın artık Batı'ya ihtiyaç duymamasıdır – Asya, Asya'ya sahiptir" diyerek bölgenin küresel trendleri belirleyen gücünü vurguladı.
Shridhar Subramaniam: “Asya'nın muazzam bir dil ve kültürel çeşitliliğe sahip olması, durumu Grand Kanyon'a benzetiyor. Derinlere indikçe, yeni kültürler, yeni renkler ve yeni materyaller ortaya çıkarıyorsunuz.”
IFPI'nın altı Asya ülkesinde haftalık liste yayınlamaya başlamasını 'inanılmaz bir çaba' olarak nitelendiren Subramaniam, bunun başarının ölçülmesi için yeni ölçütler sunduğunu belirtti.
Yerel Akımlar Küresel Fenomenlere Dönüşüyor
Asya'daki en büyük itici güç, yerel janrların modern yorumlarla küresel formata dönüşmesi. Subramaniam, Endonezya'nın geleneksel halk müziği olan dangdut örneğini verdi. Bir zamanlar sadece köylerde çalınan bu tür, şehirli gençlik tarafından geleneksel ritimlerin modern beatlerle harmanlandığı 'hipdut' olarak yeniden yorumlandı. Bu yeni tür, Endonezya listelerinde aylardır zirvede yer alıyor ve Sony, dangdut'a özel bir etiket ve satın alma stratejisiyle erken yatırım yapmış durumda. Subramaniam, bu yükselişi reggaetonun Afrobeats veya Punjabi müziğiyle kesişmesine benzetiyor.
- Endonezya (Dangdut/Hipdut): Yerel köklerden beslenerek listelerde kalıcı başarı yakaladı.
- Filipinler (Pinoy Pop - P-Pop): K-pop sisteminden esinlenerek tamamen yerelleşen SB19 gibi gruplar, 'milyarlarca dinlenmeye' ulaşıp canlı turnelerle Japonya'ya açılıyor.
- Tayland: Tay Pop’a olan sınır ötesi ilgi artıyor. Koreli, Japon ve Çinli yapımcılar Taylandlı sanatçılarla işbirliği yapıyor.
K-Pop Modeli: Önce Evde Başarı ve Transmedya Gücü
Subramaniam, küresel atılımların her zaman evde başarı ile başladığının altını çizdi. K-pop’un yükselişini buna örnek gösterdi: “İnsanlar, K-pop’un yükselişinin temelinde Koreli hayranların yattığını unutuyor. Hayranlar onu Kore dışına taşıdı. Bu, bilinçli ve uyumlu bir çabanın sonucuydu.” Bu modelin en güncel örneklerinden biri, Netflix’in küresel çapta ses getiren "Kpop Demon Hunters" dizisi gibi transmedya projeleri aracılığıyla müziğin coğrafi sınırları aşması oldu. Dizinin müziklerinin on-demand audio stream’lerinin üçte ikisinden fazlası ABD dışından geldi, bu da K-Pop ve animasyon arasındaki kültürel çekimin genç ve kadın odaklı yeni bir demografiyi müziğe çektiğini kanıtlıyor. Bu uzun vadeli IP geliştirme stratejisinin en güçlü kanıtı, dünya çapında 600 milyon doları aşan hasılat elde eden ve 67 milyon izleyiciye ulaşan popüler anime serisi Demon Slayer: Kimetsu no Yaiba Infinity Castle oldu. Sony Music Entertainment Japan'dan Nobu Nakatake, bu başarının anlık değil, on yıl önce manga serisiyle başlayan kademeli bir kültürel fenomene dönüşümün sonucu olduğunu belirtti.
Şeytanın Avukatı: Zorlu Sanatçı Geliştirme Süreci
Genel olarak iyimser bir tablo çizilse de, sektörün karşılaştığı zorluklar da mevcut. Spotify’a her gün 135.000 yeni şarkının yüklendiği bir ortamda, yeni sanatçıları keşfetmek ve geliştirmek eskisinden çok daha zorlaştı. Subramaniam, bu parçalanmış ortamda başarılı olmak için hayran ekonomileri, canlı turneler, televizyon, film ve oyunlarla senkronizasyon (sync) gibi geniş bir araç setinin kullanılması gerektiğini ifade etti. Bu durum, sanatçılar ve plak şirketleri için doğru yolu ve haritayı bulmayı kritik hale getiriyor. Bu zorluklara çözüm olarak, Gold House CEO'su Bing Chen, "Maalesef, üretilen içeriğin hacmi ile kitlenin büyüklüğü arasında çok yüksek doğrudan bir korelasyon var" diyerek sanatçıların hacmi artırmak için yapay zeka (AI) araçlarını kullanması gerektiği görüşünü savundu.
Algoritmik Hakimiyetin Geleceği
Subramaniam, hiper-yerel sahnelerin sadece hacimlerinin büyüklüğü sayesinde değil, aynı zamanda algoritmik hakimiyetleri sayesinde küresel kültürü şekillendireceğini öngörüyor. Örneğin, YouTube video listelerinin büyük ölçüde Hintli ve Latin Amerikalı sanatçılar tarafından domine edildiğini belirterek, bu durumun diğer platformlarda da yaygınlaşacağını tahmin ediyor. Bu, Asya'nın kendi kültürel zenginliğini ihraç etmeye devam edeceği anlamına geliyor.
Ancak bu yükselişte özgünlüğün korunması kritik. Sony Music Entertainment Japan'dan Nobu Nakatake, küresel pazarda kalıcı olmanın yolunun taklitten değil, özgünlükten geçtiğini vurgulayarak, "Kültürel kimliğinize saygı duyarak farklı olun, Batı'nın popüler hit listelerindeki şarkıları kopyalamayın" uyarısında bulundu.