Kristen Stewart: Hollywood, Kadın Yönetmenlere Verilen Sözleri Tuttu: İstatistiksel Gerileme Yıkıcı

Haber Merkezi

05 November 2025, 09:58 tarihinde yayınlandı

Kristen Stewart'tan Hollywood'a Şiddetli Eleştiri: Me Too Sonrası İlerleme Paramparça Oldu

Hollywood dünyasının önde gelen isimlerinden, son dönemde yönetmenlik koltuğuna da oturan Kristen Stewart, sinema endüstrisinin kadın sinemacılara yönelik tutumunu sarsıcı bir dille eleştirdi. Los Angeles'ta düzenlenen prestijli Akademi ve Chanel Kadınlar Öğle Yemeği'nde konuşan Stewart, Me Too hareketinin ardından yaşanan 'kısa süreli ilerleme anının' hızla yok olduğunu ve bunun istatistiksel olarak yıkıcı bir gerilemeye yol açtığını dile getirdi.

Önümüzdeki ay ilk uzun metraj yönetmenlik denemesi olan “The Chronology of Water” filmini izleyiciyle buluşturmaya hazırlanan Stewart, yaptığı yedi dakikalık ana konuşmada sektöre dair duyduğu derin hayal kırıklığını paylaştı. Akademi Başkanı Lynette Howell Taylor tarafından takdim edilen Stewart, post-MeToo dönemde kadınların hikayelerinin nihayet hak ettiği değeri göreceği umudunun yeşerdiğini ancak bu beklentilerin boşa çıktığını vurguladı.

Sessizliğin Şiddeti ve Tabu Konular

Stewart, kadınların deneyimlerini olduğu gibi anlatan içeriklerin stüdyolarda ve karar alma mekanizmalarında hala büyük bir direnişle karşılaştığını ifade etti. Özellikle 'çok karanlık' veya 'çok tabu' görülen, kadınların rutin olarak yaşadığı deneyimlere dürüstçe odaklanan içeriklerin 'tiksinme ve reddedilme' ile sonuçlandığını söyledi. Ona göre, bu durum, içeriklerin gerçeği yansıtmasına rağmen otantik bir şekilde anlatılma hakkının gasp edilmesi anlamına geliyor.

Bu yargı mekanizmasının güncel bir yansıması olarak, kuir aşk hikayesini konu alan 'Maya ve Samar' filmi, Amerikan Sinema Filmleri Derneği (MPAA) tarafından NC-17 (17 yaş ve altı için kesinlikle yasak) reytingi aldı. Yönetmen Anita Doron, bu karara sert tepki göstererek, benzer grafik sahneler içeren heteroseksüel filmlerin daha hafif reytingler aldığını ve bu durumun, kuir hikayelere karşı uygulanan köklü bir çifte standardın kanıtı olduğunu vurguladı. Bu tür NC-17 etiketleri, filmin ABD'deki birçok sinema zinciri tarafından yayınlanmasını engelleyerek, Kristen Stewart'ın bahsettiği otantik kadın hikayelerinin ticari olarak baltalanmasına somut bir örnek teşkil ediyor. Detaylı bilgi için Maya ve Samar filmi NC-17 kararı ve MPAA çifte standart tepkisi haberimize göz atabilirsiniz.

“Ücret eşitsizliklerini, tampon vergilerini tartışabiliriz ve [eşitsizliği] pek çok nicel yolla ölçebiliriz, ancak sessizliğin şiddeti... sanki sinirlenmemiz bile beklenmiyor. Oysa ben şu kürsüyü çatal bıçakla yiyebilirim. O kadar öfkeliyim.”

İstatistikler Yıkımı İşaret Ediyor

Stewart, son bir yıl içinde kadınlar tarafından çekilen film sayısının 'acınası' derecede düşük olduğunu belirterek, 'İlerlemeden geri kayış, istatistiksel olarak yıkıcıdır,' dedi. Bu durumu tersine çevirmek için 'sürekli öğle yemeği yiyen hanımlar'a dönüşmeleri gerektiğini, yani kadınların sürekli bir araya gelip birbirini desteklemesi gerektiğini esprili ama sert bir dille ifade etti. Törene katılan Tessa Thompson, Sarah Paulson, Julia Louis Dreyfuss ve Patty Jenkins gibi pek çok güçlü kadın sinemacı da Stewart’ın sözlerini alkışlarla destekledi.

Uzman Görüşü: Gerilemenin Ekonomik Nedenleri

Stewart’ın bahsettiği “gerileme” yalnızca ideolojik bir sorun olmayıp, aynı zamanda Hollywood’un değişen ekonomik yapısıyla da ilişkilidir. Pandemi sonrası dönemde ve yayın platformlarının maliyet kısıtlamaları altında, stüdyolar genellikle ‘güvenli’ görülen, uluslararası gişede başarısı kanıtlanmış büyük bütçeli projelere yönelmektedir. Maalesef, kadın yönetmenlerin ya da geleneksel anlatı kalıplarını zorlayan filmlerin bu risk iştahının düşük olduğu dönemlerde finansman bulması daha zor olabilmektedir. Bu, özellikle Stewart’ın bahsettiği ‘karanlık’ ve ‘tabu’ konuları ele alan bağımsız yapımlar için iki kat zorluk anlamına gelir. Stüdyolar, risk almaktansa kanıtlanmış 'erkek kulübü' iş modellerine geri dönme eğilimi göstermektedir.

“Kendi Paramızı Basalım”: Token Olmayı Reddetmek

Konuşmasının sonunda Stewart, teşekkürlerini 'kaynaklarımızı sömürürken bizimle takılıyormuş gibi yapan erkek kulübü iş modeline değil,' yalnızca salondaki kadınlara sunduğunu belirtti. Stewart, sektörün kendilerini bir 'sembol' (token) olarak kullanmasına izin vermemeleri gerektiği çağrısında bulunarak, kadınların kendi değerlerini belirlemesi gerektiğini şu sözlerle özetledi: “Bizi sembol olarak kullanmamaya çalışalım. Kendi paramızı basmaya başlayalım.”

Öğle yemeği sırasında sahneye çıkan diğer önemli isimlerden Kate Hudson ve Felicity Jones da kendi kariyerlerindeki ilham anlarını ve genç yaşta kendi seslerini bulma deneyimlerini paylaşarak etkinliğe renk kattılar.

Kaynak: Sinema Endüstrisinde Cinsiyet Eşitliği Mücadelesi Variety