MPAA'dan Skandal NC-17 Kararı: Yönetmen Anita Doron, 'Maya ve Samar'a Uygulanan Çifte Standarda İsyan Etti

Haber Merkezi

04 November 2025, 12:01 tarihinde yayınlandı

NC-17 Kararı Şok Yarattı: 'Maya ve Samar' Filmi, Lezbiyen Aşkı Yücelttiği İçin Sansürleniyor mu?

Kanada-Yunanistan ortak yapımı olan ve Atina'da geçen romantik drama filmi 'Maya ve Samar', ABD'de alacağı dağıtım kararları öncesinde şok edici bir gelişmeyle karşı karşıya kaldı. Yönetmen Anita Doron, filmlerin yaş sınırlarını belirleyen Amerikan Sinema Filmleri Derneği (MPAA) tarafından verilen 'NC-17' (17 yaş ve altı için kesinlikle yasak) reytingine sert tepki gösterdi. Doron, bu kararın kuir (LGBTQ+) aşk hikayelerine karşı uygulanan köklü bir çifte standardın yansıması olduğunu iddia ediyor.

Film, dünya prömiyerini 4 Kasım'da Selanik Film Festivali'nde yapmaya hazırlanırken, Variety'ye konuşan Doron, birçok heteroseksüel aşk hikayesinin benzer grafik sahneler içermesine rağmen NC-17 almadığını belirterek kararı "şoke edici" olarak nitelendirdi. Oscar adayı animasyon filmi 'The Breadwinner’ın senaristi olarak da tanınan Doron, filmin samimi cinsel içeriklerini savunarak, bunların karakterlerinin cinselliğinin, paylaşılan deneyiminin ve aşklarının "neşe ve kutsallığını" yücelttiğini vurguladı.

'Maya ve Samar': Direniş ve Ayrıcalığın Çatışması

Tamara Faith Berger tarafından kaleme alınan film, popüler bir internet sitesinde kültür yazarlığı yapan Kanadalı gazeteci Maya (Nicolette Pearse) ile Taliban'dan kaçarak Yunanistan'a sığınan kuir bir Afgan kadın olan Samar (Amanda Babaei Vieira) arasındaki kısa ama yoğun ilişkiyi konu alıyor. Bu tutkulu ilişki, Batı'nın ayrıcalıklı, özgür yaşam tarzına sahip liberal genci Maya ile, aşkın bile bir direniş eylemi olduğu Samar'ın çatışan kültürleri arasındaki fay hatlarını ortaya çıkarıyor.

Yönetmen Doron, ilişkilerinin sadece bir flört olmadığını, aynı zamanda "kurtarıcının illüzyonlarına ve kaçınmayı tercih ettiğimiz gerçeklere ayna tutan bir hesaplaşma" olduğunu belirtiyor.

Eleştirel Bakış: MPAA Neden NC-17 Kararı Verdi?

Filmin yapımcıları ve oyuncuları, özellikle lezbiyen aşkın tasvirleri söz konusu olduğunda sektörde tarihsel olarak var olan erkek bakış açısıyla (male gaze) yazılmış içeriğin hakimiyetine dikkat çekiyor. Onlara göre, 'Maya ve Samar' bu durumu yıkarak kadın arzularını içeriden, kendi deneyimlerinden yansıtıyor. Ancak MPAA'nın kararı, ticari kaygılar ve yasal tanımlamalarla da yakından ilgilidir.

Şeytanın Avukatı: Derecelendirme Çiftesi Standart mı, Yoksa Grafik İçerik mi? MPAA'nın NC-17 reytingi verme kriterleri genellikle aşırı şiddet, uyuşturucu kullanımı ve açık cinsel içeriktir. Yapımcılar kararın sadece kuir temadan kaynaklandığını iddia etse de, MPAA, filmin cinsel sahnelerinin 'estetik amaçlar' dışında, aşırı ve uzun süreli tasvirler içerdiğini öne sürebilir. Ancak geçmişteki birçok heteroseksüel filmin daha hafif reytinglerle geçmesi, sektördeki bias iddialarını güçlendirmektedir. NC-17 etiketi, ABD'deki birçok sinema zinciri ve medya kuruluşunun filmi yayınlamayı reddetmesine neden olduğu için filmin ticari başarısını ciddi şekilde baltalamaktadır.

Afgan Mültecilerin Gerçekleri ve Direnişin Kutsanması

Yapımcı Laura Lanktree, 'Maya ve Samar’ın, tıpkı Samar gibi, ezici Taliban rejiminden kaçan sayısız Afgan mültecinin yaşanmış deneyimlerine dayandığını belirtti. Prodüksiyon ekibi, araştırma sürecinde İran ve Türkiye üzerinden Atina'ya ulaşan mültecilerle konuşmuş ve birçok kişiyi kültürel danışman olarak işe almış. Lanktree, filmin amacının Atina'da yaşayan Afganların hakikatini onurlandırmak olduğunu söyledi.

Samar'ı canlandıran Amanda Babaei Vieira ise, Afganistan'daki baskıya rağmen var olan yeraltı kuir topluluğun "dayanıklılığını ve yaratıcılığını" onurlandırdıklarını ifade etti. Vieira, "Nerede bir baskı varsa, orada her zaman neşe ve direniş vardır" diyerek, filmin bu ruhu yansıttığını ekledi.

Başrol oyuncusu Nicolette Pearse de, çekimler sırasında cinsel arzularını ifade etme konusunda tam kontrole sahip olduklarını ve karakterlerinin istediği gibi bir hikaye yaratmak için kendilerine özel bir "kutsal alan" oluşturulduğunu övgüyle dile getirdi.

Gelecek ve Dağıtım Sorunları

Film, Kanada'da VVS tarafından dağıtılacakken, uluslararası satışları Distant Horizon üstleniyor. NC-17 kararı, filmin ABD dağıtım haklarının hala belirsizliğini korumasına yol açtı ve yapımcılar, bu kararın filmin kitlesine ulaşmasını engellediğini savunuyor.

Bu zorlu dağıtım süreçlerine karşın, küresel sinema sahnesinde önemli uluslararası festivaller büyük isimleri onurlandırmaya devam ediyor. Örneğin, 28 Kasım - 6 Aralık tarihleri arasında düzenlenecek olan Marrakech (Marakeş) Uluslararası Film Festivali'nin 22. edisyonunda, efsanevi oyuncu ve yönetmen Jodie Foster ile vizyoner Meksikalı yönetmen Guillermo del Toro onur ödülleriyle taçlandırılacak. Dört kez Oscar adayı olan Foster, festivalde Rebecca Zlotowski'nin yeni filmi 'Vie Privée' (Özel Bir Hayat) ile yer alırken, Del Toro ise uzun süredir beklenen 'Frankenstein' filmini izleyiciyle buluşturacak. Bu tip prestijli etkinlikler ve sinema dünyasındaki önemli gelişmeler hakkında daha fazla bilgiye Marrakech Film Festivali 2024: Jodie Foster ve Guillermo del Toro Onurlandırılıyor haberimizden ulaşabilirsiniz.

Öte yandan, Avrupa sinemasından çıkan iddialı biyografi projeleri, uluslararası dağıtım anlaşmalarını güvence altına alarak ticari başarıya odaklanıyor. Örneğin, Polonyalı dâhi besteci Frédéric Chopin’in hayatını konu alan ve yaklaşık 17.5 milyon dolarlık dev bütçeyle çekilen 'Chopin, Chopin!' filmi, İspanya dağıtım haklarını Madrid merkezli LaZona Pictures’a satarak önemli bir hamle gerçekleştirdi. Sinema dünyasındaki bu tip büyük ölçekli ticari hareketlilikler ve Chopin, Chopin! filmi İspanya dağıtım hakları hakkında detaylı bilgiye ulaşabilirsiniz.

Kaynak: Haberin hazırlanmasında Variety'nin özel haberinden faydalanılmıştır. Maya ve Samar filmiyle ilgili detaylara ulaşmak için tıklayın.