Jon Stewart: "Trump, Barış Ödülünü Aldığı Saniyelerde Venezuela ile Savaşın Eşiğindeydi"

Haber Merkezi

09 December 2025, 11:40 tarihinde yayınlandı

Jon Stewart'tan Donald Trump'a Sert Eleştiri: 'FIFA Barış Ödülü'ne Rağmen Venezuela'da Savaş Hazırlığı

Efsanevi siyasi mizahçı Jon Stewart, "The Daily Show" programıyla gündeme bomba gibi düştü ve bu haftaki bölümünde eski ABD Başkanı Donald Trump'ı hedef aldı. Stewart'ın eleştirilerinin merkezinde, Trump’ın FIFA’nın ilk kez verdiği Barış Ödülü'nü kabul etmesiyle, ABD'nin aynı anda Venezuela ile tırmandırdığı askeri gerilim arasındaki büyük çelişki yer alıyordu. Stewart, bu olayı "bilişsel uyumsuzluk" olarak nitelendirerek, uluslararası arenadaki politik tiyatroyu gözler önüne serdi.

FIFA'nın "Barış Ödülü" ve Stewart’ın Alaycı Tepkisi

Stewart, programın başlangıcında Dünya Kupası kura çekimine odaklandı. Normalde turnuvanın "ölüm grupları" veya İskoçya'nın şanssızlığı gibi futbol konularının konuşulması gerekirken, o geceki asıl sorunun "FIFA'nın ilk Barış Ödülü’nü kimin kazanacağı" olduğunu alaycı bir dille ifade etti. Stewart, futbolun barışçıl bir oyunu teşvik ettiğine dair yaptığı espriyle FIFA'nın prestijini sorgularken, ödülün sahibi FIFA Başkanı Gianni Infantino tarafından açıklandığında ise Trump’ın seçilmesine şu sözlerle tepki gösterdi:

“Aman Tanrım! Bu ödülü özellikle onu yatıştırmak için yaratmışlar! Bu, FIFA'nın yatıştırma ödülü (appease-prize)!”

Stewart, bu 'tamamen hayali altın kıç tıkacı' tabirini kullandığı ödülün kendisinden çok, ödül kabul edildikten sonra ortaya çıkan dış politika manzarasına dikkat çekti.

Barış Töreninden Savaşın Eşiğine: Venezuela Gerilimi

Programın ilerleyen dakikalarında Stewart, Trump’ın barış ödülünü aldığı dakikalarda yayınlanan haber kesitlerini gösterdi. Bu klipler, ABD’nin Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro üzerindeki baskıyı artırdığını ve ülkenin "savaşın eşiğinde" olduğu yönündeki endişeleri yansıtıyordu. Stewart, barış ödülü ile savaş hazırlığı arasındaki bu keskin zıtlığı vurgularken, ulusal güvenliğe dair çarpıcı verileri paylaştı.

Haberlere göre Pentagon, Venezuela kıyılarına savaş gemileri yığıyordu. Bu askeri hareketlilik, son on yıllardır Karayipler’deki en büyük ABD güç gösterilerinden biri olarak tanımlanıyordu. Stewart, Trump’a hitaben, "Başkan Trump, bu anlamsız ödül size hiçbir şey ifade etmedi mi?" diyerek politikacıların sözleri ile eylemleri arasındaki derin boşluğa işaret etti.

Eleştirel Bakış Açısı: Politik Tiyatro ve Etki

Stewart'ın eleştirisi, uluslararası siyasetin sıklıkla bir algı yönetiminden ibaret olduğunu gösteriyor. Bir yanda küresel çapta bir spor organizasyonundan barış temalı bir ödül kabul etmek, diğer yanda ise aynı anda güçlü bir askeri hamleyle başka bir ülkeye karşı gerilimi tırmandırmak, kamuoyunda kafa karışıklığına yol açmaktadır. Bu durum, ödüllerin yalnızca sembolik bir değer taşıdığını ve dış politikadaki somut kararların bu sembolizmden bağımsız ilerlediğini ortaya koyuyor. ABD'nin bu devasa askeri yığınağı, Venezuela rejimine karşı ciddi bir tehdit oluştururken, Barış Ödülü sadece bu krizin arka planında kalan bir dipnot haline gelmiştir.

Stewart'ın dış politika üzerine yaptığı bu keskin eleştirilerin yanı sıra, "The Daily Show" ekibinden Jordan Klepper da başka bir özel programda (“The Daily Show Presents: Jordan Klepper Fingers the Pulse: Give The Man a Prize”) Trump dönemindeki barış ve şiddet ironisine odaklandı. Klepper’ın özel bölümünün ana teması, eski başkanın Nobel Barış Ödülü'ne aday gösterilme çabalarıydı; ancak çekimler sırasında, Portland'da barışçıl bir çıplak bisiklet protestosu sırasında eylemcilerle birlikte ICE ajanları tarafından biber gazına maruz kalması gibi olaylara tanıklık etti. Klepper'ın bu deneyimi, barış ödülü arayışı ile ABD şehirlerinde yaşanan pervasız devlet şiddeti arasındaki absürt çelişkiyi gözler önüne sererek, Stewart'ın uluslararası çelişkiler üzerine yaptığı yorumları iç siyasete taşıdı. Jordan Klepper'ın Portland'da yaşadığı biber gazı deneyimi ve özel programı hakkında daha detaylı bilgi için Nexus Haber’in özel içeriğine göz atabilirsiniz.

Siyasi hiciv ve late-night kuşağının Trump'ı hedef alması sadece Jon Stewart ve Jordan Klepper ile sınırlı kalmıyor. Amerika'nın en popüler late-night sunucularından Jimmy Kimmel da ABC ile olan sözleşmesini Mayıs 2027'ye kadar uzattığını, bu haberi bizzat kendisini 'berbat' ve 'yeteneksiz' bir sunucu olarak nitelendiren eski Başkan Donald Trump'a alaycı bir gönderme yaparak duyurdu. Kimmel, anlaşma uzatmasını "Bir 'yeteneksiz' yıl daha duyurmaktan mutluluk duyuyorum!" ifadesiyle duyurarak, Trump'ın favori ithamını kendi lehine çevirdi. Jimmy Kimmel'ın 2027’ye kadar süren ABC anlaşması ve Trump ile yaşadığı siyasi gerilim hakkında daha detaylı bilgi için Jimmy Kimmel'ın ABC sözleşmesi ve Trump'a cevabı başlıklı haberimizi okuyabilirsiniz.

Stewart'ın Mizahı Üzerinden Diplomasinin İronisi

Jon Stewart, keskin mizahını kullanarak bu ikiyüzlülüğü gözler önüne sererken, yalnızca Trump’ı değil, aynı zamanda Barış Ödülü'nün kurumsal inandırıcılığını da sorgulatmış oldu. Bu olay, modern politik liderlerin hem barış elçisi hem de askeri baskı aracı olarak aynı anda nasıl konumlanabildiğini gösteren çarpıcı bir örnek teşkil ediyor.

Kaynak: Variety