Amerika'nın en popüler late-night sunucularından Jimmy Kimmel, hem kariyerinde önemli bir dönüm noktasına ulaştı hem de siyasi tartışmalara mizahi bir dille dahil oldu. Kimmel, ABC ile yaptığı anlaşmayı erken uzatarak 'Jimmy Kimmel Live' programını Mayıs 2027'ye kadar sunmaya devam edeceğini duyurdu. Bu duyuruyu yapma şekli ise tam da beklenen gibiydi: programını sık sık eleştiren eski ABD Başkanı Donald Trump'a taş atarak.
Kennedy Center Onur Gecesi Tartışması Büyüyor
Tartışmanın fitili, Pazar günü düzenlenen prestijli Kennedy Center Honors etkinliğinde ateşlendi. Etkinlikle ilgili bir konuşma sırasında Donald Trump, Kimmel'ı hedef alarak onu 'berbat' bir TV sunucusu olarak nitelendirdi. Kimmel ise Pazartesi günkü yayınında Trump'a kendi üslubuyla yanıt verdi.
Jimmy Kimmel, programında şunları söyledi: 'Onunla arkadaş olduğumuzu sanıyordum. Sanırım bana âşık olmaya başladı.' Kimmel, Trump'ın Kennedy Center Honors'a ev sahipliği yapmasıyla övünmesine de alaycı bir gönderme yaparak, 'Daha önce bir başkanın Kennedy Center Honors’a ev sahipliği yapmadığını söylüyor. Evet, sence neden? Daha önce Neil Patrick Harris’in de bir balıkçı teknesine askeri operasyon düzenlediği görülmedi,' dedi.sözleri, izleyicilerden büyük alkış aldı. Bu karşılaştırma, Trump'ın etkinliğin geleneksel formatına uymayan ev sahipliğini eleştirmenin en çarpıcı yolu oldu.
Sözleşme Uzatması: 2027'ye Kadar Garantili Mizah
Kimmel, eleştirilere verdiği yanıtın ardından asıl bombayı patlattı: Mevcut anlaşması 2026'da sona erecekken, ABC ile yeni bir anlaşma yaparak sunuculuk görevini Mayıs 2027'ye kadar uzattı. Kimmel bu durumu, 'Ailemle daha az zaman geçirmeye karar verdim,' esprisiyle duyurdu. Bu uzun vadeli taahhüt, Kimmel'ın late-night kuşağındaki güçlü pozisyonunu pekiştiriyor.
Kimmel, sözleşme yenileme haberini Instagram'da paylaşırken, 'Bir ‘yeteneksiz’ yıl daha duyurmaktan mutluluk duyuyorum!' ifadesini kullandı. Bu ifade, Trump'ın eleştirdiği kişilere sıkça yönelttiği 'yeteneksiz (no-talent)' ithamına direkt bir göndermeydi. Kimmel, yıllardır süregelen bu gerilimi mizahi bir şekilde kendi lehine çevirmeyi başardı.
Kimmel ve ABC Arasındaki Dinamik: Sadece Siyasi Gerilim Değil
Kimmel'ın Trump ile olan ilişkisi yıllardır çalkantılı. Trump, late-night sunucusu kendisini eleştirdikten sonra, özellikle Truth Social üzerinden Kimmel'ın düşük reytinglere sahip ve 'yeteneksiz' olduğu yönünde defalarca saldırılar düzenliyor. Kimmel ise bu saldırıları genellikle Jeffrey Epstein gibi hassas konularla ilgili mizahi eleştirilerle yanıtlıyor.
Ancak Kimmel'ın stüdyo ilişkisi de her zaman pürüzsüz ilerlemedi. Örneğin, geçtiğimiz Eylül ayında, ABC, Kimmel'ın tartışmalı bir muhafazakar aktivist olan Charlie Kirk hakkındaki yorumları nedeniyle büyük TV istasyonu sahiplerinden gelen şikayetler üzerine 'Jimmy Kimmel Live!' programını birkaç gün yayından kaldırmıştı. Bu durum, Kimmel'ın sadece siyasi figürlerle değil, yayıncı kuruluşunun ticari kaygılarıyla da denge kurmak zorunda olduğunu gösteriyor. Buna rağmen, 2027'ye kadar süren yeni sözleşme, ABC'nin uzun vadede Kimmel'ın yüksek profilli ve tartışmalı mizahına güvendiğini işaret ediyor.
Kimmel'ın stüdyo tabanlı eleştirilerine karşılık, siyasi hicvi saha araştırmasıyla birleştiren başka önemli figürler de bulunuyor. Örneğin, Comedy Central'ın The Daily Show programının hiciv ustası Jordan Klepper, MAGA hareketini ve Trump yönetiminin politik kutuplaşmasını yakından inceleyen özel bölümler hazırlıyor. Klepper, son özel programı olan *“The Daily Show Presents: Jordan Klepper Fingers the Pulse: Give The Man a Prize”* çekimleri sırasında Portland’da ICE operasyonlarına karşı düzenlenen barışçıl bir çıplak bisiklet eylemini görüntülerken, protestocularla birlikte federal ajanların kullandığı biber gazına maruz kalmıştı. Bu olay, siyasi hiciv yapanların bazen ne kadar fiziksel risk aldığını gösteriyor. Klepper’ın Portland’da biber gazına maruz kaldığı bu olay ve yeni özel bölümü hakkında daha fazla ayrıntı için Jordan Klepper’ın Portland’da yaşadığı absürt çatışma haberini inceleyebilirsiniz.
Kimmel'ın geleneksel ağ yayıncılığına devam etmesi, late-night kuşağının ana akım medya için hala ne kadar değerli olduğunu kanıtlasa da, bazı yüksek profilli isimler bağımsız dijital mecralara yöneliyor. Bu isimlerden biri olan Piers Morgan, kendi programı Piers Morgan Uncensored'ı dikey içerik ağlarına dönüştürmek için WME ile ortaklık kurdu ve yaklaşık 130 milyon dolarlık bir değerlemeye ulaşmak amacıyla 30 milyon dolarlık fon toplama turuna çıktı. Medya dünyasındaki bu dijitalleşme ve büyük yatırım hareketleri hakkında detaylı bilgi için Piers Morgan Uncensored WME 30 Milyon Yatırım Genişlemesi haberini inceleyebilirsiniz.
Bu değişimin bir diğer somut örneği de komedi dünyasında yaşanıyor. Geleneksel ağ yayıncılığına bağlı kalan Jimmy Kimmel'ın aksine, Saturday Night Live (SNL) oyuncusu Marcello Hernández, televizyonun sağladığı şöhreti hızla dijital mecraya taşıdı. Hernández, ilk uzun metrajlı stand-up özel bölümü olan **'American Boy'u** (7 Ocak'ta yayınlanacak) Netflix'te izleyicilerle buluşturacak. Bu durum, SNL gibi kurumsal yapılardan çıkan yeteneklerin, kariyerlerinin erken dönemlerinde bile platformlarla anlaşarak küresel izleyiciye ulaşma eğilimini pekiştiriyor. Hernández'in, özellikle ilk nesil Amerikalıların kültürel deneyimlerine odaklandığı bu özel bölüm hakkında detaylı bilgi için Marcello Hernández Netflix American Boy Stand-Up Özel Bölümü haberimize göz atabilirsiniz.
Kimmel'ın, izleyicilerine yönelik yaptığı samimi açıklama ise onun kariyer motivasyonunu özetliyor: 'İlginize sahip olmak ve bu harika insan grubuyla bir yıl daha çalışmak benim için çok şey ifade ediyor.' Bu durum, late-night kuşağının hem siyasetin nabzını tutan hem de profesyonel istikrarı koruyan kritik bir arena olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.
Kaynak: Bu haber, Variety'de yayımlanan orijinal makaleden derlenerek hazırlanmıştır.