Gerçeği Gösterme Cesareti: İran'ın Yeraltı Sineması 'Duality' ile Uluslararası Arenada

Haber Merkezi

21 November 2025, 16:02 tarihinde yayınlandı

İran'ın Yeraltı Sesleri: Abbas Nezamdoost'un Cesur Filmi 'Duality', Tallinn'i Salladı

İran sinema sahnesi, uluslararası festivallerde sıklıkla ülkedeki toplumsal ve politik baskılara rağmen üretilen çarpıcı eserlerle adından söz ettiriyor. Son olarak, İran'ın 'yeraltı sineması' akımının önemli bir temsilcisi olan yönetmen Abbas Nezamdoost'un yeni hibrit filmi 'Duality', Estonya'nın başkenti Tallinn'de düzenlenen Tallinn Black Nights Film Festivali'nin ana yarışma bölümünde dünya prömiyerini gerçekleştirerek dikkatleri üzerine çekti. Festivalin ana yarışma bölümünde sadece politik temalı yapımlar değil, aynı zamanda Moğol sinemasının yükselen yüzü Sengedorj Janchivdorj'un "The Muralist" (Duvar Resmi Sanatçısı) gibi sanatsal ve felsefi eserler de yer aldı.

Duality: İkiyüzlü Toplumun Sanatsal Yansıması

Nezamdoost'un ikinci uzun metrajlı filmi olan 'Duality' (İkilik), Tahran'da yaşayan üç gencin, Tara, Nima ve Aban'ın kesişen hayatlarını merkeze alıyor. Film, alışılagelmiş sinema dilini aşan, son derece özgün bir yapıya sahip. Film, renkli sinematografi ile karakterlerin seslendirdiği siyah-beyaz fotoğraf hikaye kitabı sekanslarını harmanlayarak bir 'hibrit' form oluşturuyor.

Yönetmen Nezamdoost, filmin yapısının, İran devrim sonrası toplumundaki ikiliği yansıttığını belirtiyor. Yönetmene göre, normal bir hayat sürmek isteyen herkes, toplumda her şeyin gizli olduğu 'yeraltı' yöntemini anlamak zorunda kalıyor. Film bu gizli yaşantıyı hem hareketli görüntülerle hem de durağan fotoğraf kareleriyle aktarmaya çalışıyor.
Değer Katan Analiz: İran'da 'Yeraltı' Ne Anlama Geliyor?

İran'da 'yeraltı' kültürü, sadece bir sanatsal akım değil, aynı zamanda hayatta kalma mekanizmasıdır. Rejimin dayattığı katı kuralların dışında kalan tüm sanatsal faaliyetler, müzik grupları, tiyatrolar ve sinema projeleri gizlice yürütülür. Bu durum, sanatçıların resmi sansürden kaçınarak özgürce kendilerini ifade etmelerinin tek yoludur; ancak bu özgürlük büyük kişisel riskler taşır.

Tallinn Black Nights Film Festivali (PÖFF), bu yıl sadece İran'ın zorlu toplumsal yapısını yansıtan 'Duality' gibi eserlere değil, aynı zamanda Moğol yönetmen Sengedorj Janchivdorj'un görsel açıdan çarpıcı eseri 'The Muralist' ile sanatsal ve kişisel çatışmaları da merkeze aldı. Janchivdorj’un yıllardır hayalini kurduğu bu film, ülkesine dönen bir duvar ressamının, terk edilmiş Sovyet fabrika duvarını efsanevi Moğol manzaralarıyla donatma çabasını ve bu süreçte "sanat mı yoksa hayatı mı seçeceği" ikilemiyle yüzleşmesini anlatıyor. Yönetmen, filmin, geçmişle yüzleşme anlarını siyah-beyaz nostaljik geri dönüşlerle ve karakterin ruh haline göre renk değiştiren bir balon sembolizmiyle aktararak izleyicilere şiirsel bir dil sunuyor. Moğol yönetmenin sanatsal vizyonu ve filmdeki sanat/hayat ikilemine dair detaylı incelememize buradan ulaşabilirsiniz: Sengedorj Janchivdorj: The Muralist, Tallinn Black Nights Festivali'nde Sanat vs Hayat.

Yeraltı Sahnesinin Gerçek Yüzleri

Filmin kadrosu, bizzat İran'ın yeraltı sanat sahnesinden geliyor. Tara'yı canlandıran Masoumeh Beigi, yeraltı sahnesinde sahne alan bir müzisyen ve söz yazarı; Nima rolündeki Ehsan Goodarzi, İran'da çok iyi tanınan bir yeraltı grubunun üyesi. Aban'ı oynayan Sonia Sanjari ise yeraltı tiyatrosu yönetiyor. Bu, filmin otantikliğini ve anlattığı dünyaya olan yakınlığını artırıyor.

Gerçeklik Uğruna Alınan Riskler

Film ekibi, bu denli cesur bir eserle uluslararası bir festivalde yer aldıktan sonra İran'a dönüşlerinin güvenli olup olmadığı sorulduğunda belirsizliği açıkça dile getiriyor. Ekip, pasaportlarının alınmasından ülkeden çıkış yasağına kadar varabilecek olası tehlikelerle yüzleşmek zorunda olduklarını biliyor.

Başrol oyuncusu Ehsan Goodarzi, bu riski alma nedenlerini şu sözlerle açıklıyor: “Yalan söylemekten yorulduk. Başkalarının inandığı sahte hayatı tasvir etmekten nefret ediyoruz. Gerçek ‘bizi’ göstermek istiyoruz.” Oyuncular, özellikle kadın sanatçılar için (başörtüsü takmama gibi nedenlerle) riskin erkeklere göre çok daha yüksek olduğunun altını çiziyor.

Yapım Süreci: Doğaçlama ve Duygusallık

Filmin yapım sürecinde de doğruluk ve özgürlük ön planda tutulmuş. Görüntü yönetmeni Ali Roozkhash’ın da katkılarıyla, hem canlı çekimler hem de binlerce siyah-beyaz fotoğraf ayrı ayrı çekilmiş ve ardından ince özel efektler (VFX) ile birleştirilerek fotoğraf bölümlerinin de çekilmiş dünya kadar gerçekçi hissettirilmesi amaçlanmış.

Yönetmen Nezamdoost, diyalogları aşırı prova etmekten kaçındığını, çünkü bunun bir sahnenin duygusunu öldürdüğüne inandığını belirtiyor. Filmdeki karakterlerin bağlantıları büyük ölçüde oyuncuların doğaçlamaları ve provalar sırasında kaydedilen seslerin düzenlenmesiyle oluşturulmuş. Bu yöntem, hem yönetmen hem de oyuncular için yaratıcılık özgürlüğünü korumayı sağlamıştır.

'Duality', uluslararası dağıtımı Tahran merkezli Mohammad Attebai'nin İran Bağımsızları (Iranian Independents) tarafından yürütülen bir yapım olarak öne çıkıyor. Film, 17 Kasım’da Tallinn’de dünya prömiyerini yapmış olup, festival 23 Kasım’da sona ermiştir.

Kaynak

Bu haberin derlenmesinde Variety tarafından yayınlanan orijinal metin esas alınmıştır: Variety – Iran's Underground Cinema in Tallinn Competition with ‘Duality’