Yönetmen ve yazar Julia Jackman'ın Isabel Greenberg’in grafik romanından beyaz perdeye uyarladığı ikinci uzun metrajlı filmi “100 Nights of Hero”, kostüm ve prodüksiyon tasarımı açısından göz kamaştırıcı bir fantastik romantizm olarak dikkat çekiyor. Ancak, filmin yıldızlarla dolu kadrosuna (Emma Corrin, Nicholas Galitzine, Maika Monroe) rağmen, genel yürütme ve anlatı akışındaki zayıflıklar eleştirmenlerin ortak noktası oldu. Film, Batı Asya folklorunun kültürel temel taşlarından biri olan “Binbir Gece Masalları”ndan (Şehrazat'ın hikayeleri) ilham alıyor.
Jackman’ın yorumunda, bu masalsı katmanlar ne yazık ki İslami Altın Çağı'ndaki selefleri kadar fantastik veya etkileyici değil. Bu hikayeler, kurgusal hikaye anlatıcısı Hero için ince örtülü birer uzantı görevi görüyor. Temel konsept, kuramda çok daha ilgi çekici olan bir 'queer' (LGBTQ+) yeniden tasavvuru üzerine kurulu: Bir Şehrazat ve onun anlatım gücü.
Fantastik Bir Başlangıç ve Karmaşık Bir Aşk Üçgeni
Film, meta-metinsel kökenleri anlatan Felicity Jones’un seslendirmesiyle yaramaz bir kıvılcımla başlıyor. “Yavru” (Safia Oakley-Green) olarak adlandırılan tanrısal güçlere sahip bir çocuk, karnaval tarzı babası “Kuş Adam”a (Richard E. Grant) meydan okuyarak dünyayı ve insanlarını yaratır. Bu büyülü gerçekçilik, filmin ana hikayesine, Viktorya dönemi bebek evini andıran kasvetli bir ortama kapı aralıyor.
Hikayenin merkezinde, melankolik Cherry (Maika Monroe) var. Cherry, kendisine karşı ilgisiz olan Prens Jerome (Amir El-Masry) ile varis beklentisiyle evlendirilir. Jerome, birleşimi gerçekleştirmekle ilgilenmiyor olsa da, aksini iddia eder. Bu durum, çocuksuzluğun tüm suçunun Cherry'nin omuzlarına yüklenmesine neden olur. Tüm bunlar olurken, Cherry’nin sadık hizmetkarı ve yoldaşı, çalışkan Hero (Emma Corrin), durumu yakından izler ve duygusal destek sağlar.
Prens Jerome uzun bir süre saraydan ayrılınca, hilekar arkadaşı Manfred (Nicholas Galitzine) ile bir bahse girer. Manfred, Cherry'nin sadakatsizliğini kanıtlamak amacıyla onu baştan çıkarmaya çalışır. Bu noktada Hero, Cherry'yi her gece, benzer zorluklarla karşılaşan kadınların hikayeleriyle oyalar ve her hikayeyi bir sonraki geceye saklayarak 'Binbir Gece' taktiğini uygular.
Anlatılan Duygular: Filmin Eleştirel Açmazı
Hero’nun hikayeleri, bazen kelimenin tam anlamıyla büyücülük kullanarak Manfred'i gün ve hafta kavramını yitirmesine neden olarak sarayın koridorlarına rüya gibi bir nitelik katıyor. Ancak eleştirmenlere göre, bu masalsı hava bile filmin duygusal derinliğini kurtaramıyor. Hikayelerin merkezinde Hero’nun Cherry’ye olan bağlılığı yatıyor, ancak ne filmin queer (Hero-Cherry) ne de heteroseksüel (Cherry-Manfred) ilişkileri, seyirciyi gerçekten ateşleyecek kadar bastırılmış bir tutkuyla sunulmuyor.
Ironik bir şekilde, film, feminist temaları ele almak yerine, bu temaların etrafında dönerek süresinin büyük bir kısmını harcıyor. Yönetmen Jackman'ın estetik yaklaşımı, karakterlerin dinamikleri değiştikçe bile nadiren evriliyor. Film adeta çizgi roman kaynağının durağan panellerine bağlı kalmış gibi. Eğer oyuncular arasında bir çekim varsa, onlara bunu keşfetme fırsatı verilmiyor.
Bu tür güçlü kadın anlatıları ve ataerkil normlara karşı direniş temaları sadece Batı sinemasında değil, küresel çapta da yankı buluyor. Örneğin, Bangladeşli yönetmen Rubaiyat Hossain'in 21 yıl süren yoğun bir çalışmanın ürünü olan son filmi “The Difficult Bride” (Zorlu Gelin), günümüz Dhaka'sında yaşayan ve düğün baskılarıyla mücadele eden bir gelinin hikayesini feminist doğaüstü drama türünde ele alıyor. Hossain, daha önce "Rehana" ve "Made in Bangladesh" gibi uluslararası alanda tanınan feminist yapımlara imza atmıştı. Hossain’in ataerkil normlar içinde sıkışan kadınların içsel çatışmalarını doğaüstü bir metaforla anlatan bu son projesinin ana çekimleri tamamlandı. Bu heyecan verici yapım hakkında daha fazla detay için Rubaiyat Hossain’in feminist doğaüstü draması The Difficult Bride çekimleri tamamlandı içeriğimize göz atabilirsiniz.
Yönetmenlik kariyerine yeni başlayan veya farklı türlerde dikkat çeken bu yetenekler, sinema sektörünün sürekli yenilenen yapısını gösteriyor. Bu bağlamda, sinema endüstrisinin geleceğine ışık tutan en güvenilir göstergelerden biri kabul edilen Variety'nin geleneksel “İzlenmesi Gereken 10 Yönetmen” (10 Directors to Watch) listesi büyük önem taşıyor. Bu prestijli liste, Sean Baker’dan Christopher Nolan’a kadar pek çok büyük ismi önceden keşfetmesiyle tanınıyor. Listenin 2026 seçkisinde, oyuncu kimliğiyle tanınan ve ilk uzun metraj yönetmenlik denemesi olan “The Chronology of Water” ile kamera arkasına geçen Kristen Stewart gibi dikkat çeken isimler yer alıyor. Sektöre yenilikçi bir soluk getiren bu erken keşifler hakkında daha fazla detay için Variety 2026 Sinemada İzlenmesi Gereken 10 Yönetmen Listesi içeriğimize göz atabilirsiniz.
Yeni yeteneklerin yükselişinin yanı sıra, ödül sezonunun ana hatlarını belirleyen prestijli listeler de büyük ilgi görüyor. Bu bağlamda, Amerikan Film Enstitüsü (AFI) tarafından geleneksel olarak açıklanan Yılın En İyi 10 Film ve TV Programı listeleri, Oscar ve Emmy yarışları için kritik bir yol gösterici niteliği taşıyor. Son on yılda, AFI'nin En İyi 10 Film listesi ile Akademi Ödülleri'ndeki En İyi Film adayları arasında yüksek oranda bir örtüşme görülmesi, bu seçkinin sektörel önemini pekiştiriyor. Örneğin, bu yılki seçkide James Cameron'ın gişe devi Avatar: Fire and Ash ve Paul Thomas Anderson imzalı One Battle After Another gibi yapımlar yer aldı. AFI'nin bu önemli seçimleri ve 2025 listelerinin tam detayları hakkında daha fazla bilgi edinmek için AFI Ödülleri 2025 En İyi 10 Film ve Dizi Listesi içeriğimize göz atabilirsiniz.
Şeytanın Avukatı: Görsel Açıdan Sanatsal Bir Başyapıt mı?
Film, eleştirel açıdan duygusal derinlikten yoksun bulunsa da, görsel ihtişamı tartışılmaz. Ekranda yayılan mum ışıklarının ve diğer ışık kaynaklarının yarattığı puslu atmosfer, ona canlı bir masal görünümü veriyor. Ancak, morali bozuk, mesafeli performanslar ve kamera açılarının karakterlere olan uzaklığı, tutku, çekim ve enerji gibi insani unsurları sadece teorik kavramlar haline getiriyor. Kısacası, eleştirmenler filmi 'görsel açıdan muhteşem ama ruhsuz' olarak nitelendiriyor.
Künye Bilgileri
- Yönetmen ve Senaryo: Julia Jackman
- Kaynak Materyal: Isabel Greenberg'in “The One Hundred Nights of Hero” adlı çizgi romanı.
- Oyuncular: Emma Corrin, Nicholas Galitzine, Maika Monroe, Amir El-Masry, Charli XCX, Richard E. Grant, Felicity Jones.
- Yapım: IFC Presents (U.S.-U.K.), Erebus Pictures ve Project Infinity.
- Süre: 90 Dakika.
Daha fazla bilgi için, filmin incelemesine Variety kaynağında göz atabilirsiniz.