Silikon Vadisi'nin en dikkat çekici başarı hikayelerinden biri, hukuki yapay zeka (AI) alanında faaliyet gösteren Harvey'den geldi. Sadece birkaç yıl önce ilk yıl avukatlığı yapan Winston Weinberg tarafından kurulan şirket, kısa sürede dünyanın önde gelen yatırımcılarının dikkatini çekerek değerlemesini adeta fırlattı. OpenAI Startup Fund'ın ilk kurumsal yatırımcısı olduğu Harvey'in yatırımcı listesinde Sequoia Capital, Kleiner Perkins, Google Ventures ve son olarak Andreessen Horowitz gibi devler yer alıyor.
Hukuksal AI Değerlemesinde Reaksiyonel Büyüme
Harvey'in hızlı yükselişi, yapay zeka şirketlerine biçilen çılgın değerlemelerin yanı sıra, şirketin büyük hukuk büroları ve kurumsal hukuk departmanlarını hızla kazanma yeteneğini de yansıtıyor. Şirket, Ağustos 2025 itibarıyla yıllık yinelenen gelirinin (ARR) 100 milyon doları aştığını ve 63 ülkede 700'den fazla müşteriye ulaştığını belirtiyor. Bu müşteriler arasında ABD'deki ilk 10 hukuk firmasından birçoğu bulunuyor.
- Şubat 2025: 3 Milyar Dolar
- Haziran 2025: 5 Milyar Dolar
- Ekim 2025: 8 Milyar Dolar
Bu agresif büyüme, sektör lideri OpenAI'ın CEO'su Sam Altman'ın çizdiği iyimser tabloyla da paralellik gösteriyor. ChatGPT'nin Kasım 2022'deki lansmanından bu yana hızla büyüyerek 2025 yılında haftalık 800 milyon aktif kullanıcıya ulaşması ve Ağustos ayında karmaşık görevleri yürütebilen yeni nesil yapay zekası GPT-5'i duyurması, bu iyimserliği destekliyor. Altman, 2025 yılını 20 milyar doların üzerinde yıllık tekrarlayan gelir (ARR) rakamıyla kapatmayı hedeflediklerini açıklamıştı. Bu devasa hedeflere ulaşmak için OpenAI, önümüzdeki 8 yıl içinde yaklaşık 1.4 trilyon dolarlık devasa bir veri merkezi altyapısı taahhüdü bile üstlenmiş durumda. Altman, bu taahhütle OpenAI’ı sadece bir model geliştiricisinden çıkarıp, potansiyel olarak AWS ve Google Cloud gibi devlere rakip olabilecek bir "Yapay Zeka Bulutu" sağlayıcısı yapma niyetini açıkça ifade etmişti.
Bu rekor büyüme ve model geliştirmelerinin yanı sıra, OpenAI; telif hakkı ihlali iddiaları ve ruh sağlığı alanında güvenlik önlemlerinin yetersizliği gibi ciddi hukuki ve etik zorluklarla da karşı karşıya kaldı. GPT-5, yeni modeller ve hukuki tartışmalar dahil olmak üzere OpenAI’ın 2025 yol haritasına dair tüm detayları Nexus Haber'de okuyabilirsiniz.
Ancak, Silikon Vadisi'nin bu kapalı (proprietary) model stratejisi, küresel liderlik açısından ciddi eleştirilere maruz kalıyor. Databricks kurucu ortağı Andy Konwinski gibi sektör liderleri, OpenAI ve Anthropic gibi ABD'li laboratuvarların yeniliklerini tescilli tutmasının, ülkenin Çin'e karşı YZ üstünlüğünü kaybetme riski yarattığı konusunda uyarıyor. Konwinski, Çin'in DeepSeek ve Qwen gibi modelleri açık kaynak (open source) olarak desteklemesi nedeniyle, akademik fikir üretiminde bile ABD'nin geride kaldığını savunuyor. Bu riskli gidişat ve ABD'nin rekabet gücünü korumak için açık kaynak inovasyona geçmesi gerektiği çağrısı, YZ'deki küresel rekabetin en sıcak başlıklarından biri haline geldi. Yapay zeka liderliği ve Çin'in açık kaynak stratejisine dair detaylı analizi Nexus Haber Yazılım Gelişmelerinde okuyabilirsiniz.
Bir Hukuk Asistanından Sam Altman'a Giden Soğuk E-posta
Şirketin kurucu ortağı ve CEO'su Winston Weinberg, hikayelerinin başlangıcını bir 'ilk yıl asistanı' olarak çalıştığı döneme dayandırıyor. Başlangıçta GPT-3'ü hobi amaçlı kullanan Weinberg, bir ev sahibi-kiracı davasında GPT-3'ün potansiyelini fark etti. Ortağı Gabe Pereyra ile birlikte geliştirdikleri 'düşünce zinciri' (chain-of-thought) istemiyle, 100 Reddit sorusuna yanıtlar ürettiler. Bu yanıtları üç farklı hukuk uzmanına sunduklarında, 86 örnekte avukatların sıfır düzenleme ile bu cevapları gönderebileceğini görmeleri, endüstriyi dönüştürebileceklerini kanıtladı.
Bu başarı, Weinberg'i riskli bir hamleye itti: Sam Altman ve OpenAI Genel Avukatı Jason Kwon'a soğuk bir e-posta atmak. Bu e-posta, 4 Temmuz sabahı yapılan bir telefon görüşmesiyle sonuçlandı ve OpenAI Startup Fund'ın ilk kurumsal yatırımını almalarını sağladı.
Weinberg'in Yatırım Stratejisi: "Para toplamanın en iyi yolu, şirketinizin süper iyi iş çıkardığından emin olmaktır. Ağ kurma hakkında çok fazla tavsiye var, ancak bana göre en önemli şey, zamanınızın neredeyse tamamını işinize harcamak ve ardından bunu sizinle yapmak isteyen risk sermayedarlarını bulmaktır."
Harvey'in Çözmeye Çalıştığı İki Kritik Sorun: Etik Duvarlar ve Veri İkameti
Pek çok eleştirmen Harvey'i, basit bir 'ChatGPT arayüzü' (wrapper) olarak görse de, Weinberg bu eleştirilere yanıt olarak şirketinin temel rekabet avantajını (moat) açıklıyor: Çok oyunculu platform mimarisi ve hukuki süreç verilerinin toplanması.
Veri İkameti ve Maliyetler
Harvey, 60'tan fazla ülkede faaliyet gösterdiği için Almanya ve Avustralya gibi katı veri işleme yasalarına (veri ikameti) uymak zorunda. Bu durum, her ülkede Azure veya AWS sunucu örneklerini önceden kurmayı gerektiriyor ve bu da şirketin başlangıç hesaplama (compute) maliyetlerini yüksek tutuyor. Weinberg, bu sorunun zamanla çözüleceğini belirtse de, küresel ölçekte hukuki hassasiyetle çalışmanın getirdiği zorluklara dikkat çekiyor. Harvey'in kurucularının dikkat çektiği bu yüksek hesaplama maliyetleri (compute), sektördeki en büyük oyuncu olan OpenAI için de büyük bir sorun teşkil ediyor. Sızan finansal sırlar, OpenAI'ın model çalıştırma maliyetleri, yani çıkarım (inference) maliyetlerinin, 2025'in ilk dokuz ayında tahmini gelirlerini ($4.33 milyar) aşarak $8.65 milyar seviyelerine ulaştığını gösteriyor. Bu maliyet dengesizliği, yapay zeka şirketlerinin kârlılığını ciddi şekilde tehdit eden ana unsurlardan biri olarak öne çıkıyor. (Detaylı bilgi için: OpenAI’ın Microsoft ile paylaştığı finansal sırları ve yüksek çıkarım maliyetleri başlıklı içeriğimizi inceleyebilirsiniz).
Etik Duvarlar ve Çok Oyunculu Sistem
Hukuk sektöründeki en büyük teknik ve etik zorluklardan biri 'etik duvarlar' (ethical walls) konseptidir. Bir hukuk firması hem Sequoia hem de Kleiner Perkins gibi rakip risk sermayesi şirketleriyle çalışıyorsa, birinin verilerinin diğerine yanlışlıkla sızdırılması felaketle sonuçlanabilir. Harvey, bu iç ve dış izinleri (permissioning) doğru ayarlayarak yapay zeka ajanlarının yalnızca yetkili sistemlere erişmesini sağlayacak karmaşık bir 'çok oyunculu' platform inşa etme hedefinde.
Yapay Zeka, Genç Avukatları İşsiz Bırakacak mı?
Weinberg, yapay zekanın hukuk mesleğine etkisine dair yaygın endişelere karşı, olumlu bir bakış açısı sunuyor. Ona göre, AI sistemleri mesleği yok etmekten ziyade dönüştürecek:
Değer Katma Perspektifi: Hukuk firmalarının önümüzdeki 5 ila 10 yıldaki asıl amacı, 'en iyi ortakları ne kadar hızlı eğitebiliriz?' olmalıdır. Eğer yapay zeka, birleşme ve devralmaların (M&A) ilk geçişini yapabiliyorsa, bu durum genç avukatlar için bire bir özel ders niteliği taşır. Harvey, sistemin gerçek zamanlı geri bildirim verdiği inanılmaz bir eğitim platformuna dönüşebilir.
Şirket şu anda temel olarak taslak hazırlama, araştırma (LexisNexis ortaklığı ile güçlenen) ve analiz (yüz binlerce belge üzerinde sorular çalıştırma) alanlarında kullanılıyor. Weinberg, hukuki hizmetlere erişimin hala inanılmaz derecede düşük olduğunu ve yapay zekanın asıl amacının, şu anda milyonlarca dolarlık hukuki ücrete mal olan karmaşık süreçlerde 'jeton başına değer' (value per token) yaratmak olduğunu belirtiyor.
İş Modeli ve Finansal Hedefler
Harvey'in iş modeli şu anda çoğunlukla koltuk (seat) bazlı satışa dayanıyor, ancak şirket, iş akışları karmaşıklaştıkça daha sonuç odaklı (outcome-based) fiyatlandırmaya geçmeyi hedefliyor. Şirket, büyük miktarda para yakmadığı için yakın zamanda büyük çaplı bir fon toplama planının olmadığını, ancak uzun vadede halka açılmakla (IPO) ilgilendiklerini ifade ediyor.