Windows 7 Sadece 69 MB: Aşırı Küçültülmüş Bu İşletim Sistemi Neden İşe Yaramıyor?

Haber Merkezi

04 November 2025, 11:31 tarihinde yayınlandı

Windows 7 Rekoru Kırdı: İşletim Sistemi 69 MB'a Nasıl İndirildi?

Günümüz teknoloji dünyasında, işletim sistemlerinin ve uygulamaların boyutları sürekli artarken, bir zamanlar popüler olan 'küçük daha iyidir' felsefesi nostaljik bir anı olarak kalıyor. Modern Windows kurulumlarının getirdiği 'şişkinlik' (bloatware) birçok kullanıcıyı rahatsız ederken, bir geliştirici bu duruma radikal bir yanıt verdi: Windows 7'yi bugüne kadarki en küçük boyutuna indirdi.

@XenoPanther kullanıcı adlı yazılımcı, eski popüler işletim sistemi Windows 7 x86 sürümünü sadece 69 MB'a düşürerek büyük bir başarıya imza attı. Ancak bu deneysel projenin amacı, kullanışlı bir işletim sistemi yaratmak yerine, Windows'un ne kadar küçültülebileceğinin sınırlarını zorlamaktı. Sonuçlar ise hem teknik olarak ilginç hem de biraz ironik.

Sistemi Açıyor Ama Hiçbir Şey Çalışmıyor

@XenoPanther'ın paylaştığı bu 69 MB'lık Windows 7 sürümü teknik olarak açılmayı başarıyor. Yani sistem çekirdeği ve temel önyükleme dosyaları yerli yerinde. Ancak geliştiricinin de belirttiği gibi, günlük kullanım için kritik öneme sahip dosyalar eksik olduğu için işletim sisteminde 'neredeyse hiçbir şey çalışmıyor'.

"Ortak iletişim kutuları ve genel kontroller gibi kritik dosyalar eksik olduğu için neredeyse hiçbir şey çalışamıyor."
<4>

Bu, Windows'un sadece grafiksel arayüzünden veya bazı son kullanıcı uygulamalarından ibaret olmadığını, aynı zamanda temel işlevler için yüzlerce küçük bileşene ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Bir programı çalıştırmak için gereken temel bileşenler (örneğin dosya açma/kaydetme penceresi) dahi eksik olduğunda, işletim sistemi bir kabuktan öteye geçemiyor.

Minimalist OS Akımına İronik Bir Bakış

Bu projenin en çarpıcı yönlerinden biri, işletim sisteminin devasa boyutlarda küçültülmesine rağmen, Windows'un telif hakkı ihlali karşıtı sisteminin (anti-infringement system) hala işlevini korumasıdır. 69 MB'lık bu minimal sürüm bile, 'orijinal olmadığını' belirten uyarıyı göstermeyi başarıyor. Bu durum, Microsoft'un fikri mülkiyet korumasına ne kadar önem verdiğinin trajikomik bir kanıtı olarak yorumlanabilir.

Değer Katma: Sadece Windows 7 Değil

Bu minimalleştirme çabası tekil bir örnek değil. Son dönemde artan 'bloatware' tepkisi, Windows 11 gibi modern sistemler için de ortaya çıktı. Örneğin, nano11 projesi, Xbox entegrasyonu ve Windows Defender gibi bileşenleri 'agresif' bir şekilde kaldırarak Windows 11'i 2.29 GB gibi görece makul bir boyuta indirdi. Bu projeler, kullanıcıların gereksiz bulduğu (Solitaire dahil) yüzlerce arka plan hizmetini kaldırma ihtiyacından doğuyor.

Hatta, Microsoft bile taşınabilir oyun bilgisayarlarında (handheld) oluşan "şişkinlik" sorununa yanıt veriyor. İlk olarak ROG Ally'de görülen, standart Windows masaüstünü atlayarak doğrudan oyun arayüzü sunan Windows Tam Ekran Deneyimi (FSE), artık Xbox markalı olmayan cihazlara da geliyor. MSI Claw, bu özelliği deneyimleyen ilk cihaz oldu. Bu arayüz, arka plan işlevlerini büyük ölçüde devre dışı bırakarak sistemin daha az RAM kullanmasını sağlıyor ve böylece küçük cihazlarda bile daha iyi oyun performansı sunmayı hedefliyor. Bu gelişme hakkında detaylı bilgiyi MSI Claw Windows Tam Ekran Deneyimi geliyor: Xbox dışı cihazlar başlıklı içeriğimizde bulabilirsiniz.

Karşıt Görüş: Neden Modern Windows Büyük Olmak Zorunda?

Her ne kadar 69 MB'lık bir Windows kulağa çekici gelse de, modern bir işletim sisteminin bu kadar büyük olmasının haklı sebepleri de bulunuyor. Şeytanın avukatlığını yaparsak, büyük boyutun ana nedenleri şunlardır:

  • Güvenlik: Windows Defender ve diğer gelişmiş güvenlik protokolleri, sistem üzerinde önemli yer kaplar ancak modern tehditlere karşı hayati koruma sağlar.
  • Sürücü ve Donanım Desteği: Milyonlarca farklı donanım bileşeni için gerekli olan geniş sürücü kütüphaneleri.
  • Uyumlu Katmanlar: Eski uygulamaların yeni işletim sistemlerinde çalışmasını sağlayan geriye dönük uyumluluk katmanları.
  • Genişletilmiş Özellikler: Sanallaştırma, oyun entegrasyonları (Xbox), yapay zeka araçları ve yeni nesil kablosuz teknolojiler gibi ek özellikler.

Öte yandan, donanım dünyasında da 'küçük ama güçlü' felsefesi farklı bir boyutta hayat buluyor. Örneğin, Intel'in NUC serisi mirasını devralan ASUS, AMD işlemci gücünü kullanarak kompakt bilgisayarlarda yüksek performansın sınırlarını zorluyor. Yeni çıkan ASUS ROG GR70 AMD mini PC NUC mirası Ryzen gücü ile 3 litrenin altındaki bir kasada Ryzen 9 9955HX3D gibi zirve mobil işlemcileri barındırarak, modern oyun ve uygulamaların gerektirdiği performansı sunuyor. Bu tür SFF (Small Form Factor) cihazlar, yazılımın şişkinliğine rağmen donanımın kompakt hale gelebildiğinin en iyi kanıtıdır.

Windows 10'un destek süresinin dolmaya başlamasıyla birlikte, eski veya düşük güçlü donanımlara sahip kullanıcılar, ya Linux gibi alternatif işletim sistemlerine (Rufus gibi araçlarla geçiş kolaylaşıyor) ya da nano11 gibi aşırı temizlenmiş Windows sürümlerine yönelmek zorunda kalıyorlar. Özellikle yeni çıkan Windows 11 Bluetooth LE Audio Paylaşımlı Ses özelliği ve Copilot+ PC'ler için getirdiği donanım kısıtlamaları, modern sistemlerin gereksinimlerini daha da artırıyor. Bu deneysel projeler, kullanıcıların işletim sistemlerinin boyut ve işlevsellik dengesini yeniden sorgulamasına yol açıyor.

Kaynak: Bu haberin içeriği, PC Gamer'da yayınlanan "Lone developer shrinks Window 7 down to 69 MB, claims 'virtually nothing can run' but that it does boot" başlıklı orijinal çalışmadan derlenmiştir. Daha fazla detay için orijinal kaynağa başvurabilirsiniz.