P.T. ile İngilizce Öğrenmek: Japonya'da Bir Okuldan Ezber Bozan Eğitim Yaklaşımı

Haber Merkezi

29 October 2025, 09:16 tarihinde yayınlandı

Japonya'da Korku Oyunu P.T., İngilizce Dersinde Öğretim Aracı Olarak Kullanıldı

Video oyunları, modern eğitim materyallerinin vazgeçilmez bir parçası haline gelmeye başlasa da, bir korku oyununun dil öğreniminde kullanılması fikri ilk başta şaşırtıcı gelebilir. Ancak Japonya'nın Niigata prefektörlüğünde bulunan bir ortaokul, Hideo Kojima'nın yarattığı ve tüm zamanların en etkileyici korku demolarından biri kabul edilen P.T.'yi (Playable Teaser), İngilizce dersinde yenilikçi bir araç olarak kullandı.

Bu alışılmadık deney, Niigata Prefectural Tsunan Secondary School'da görevli bir Yabancı Dil Öğretmeni (ALT) tarafından gerçekleştirildi. Dersin amacı, öğrencilere basit ve günlük hayatta sıkça kullanılan İngilizce komutları doğal bir bağlamda öğretmekti.

Korku Oyunu Neden İdeal Bir Dil Aracı Oldu?

P.T., oldukça kısa, minimalist ve tekrar eden bir döngüye sahip bir oyun demosu. Bu yapısı, onu tek seferlik bir ders için mükemmel bir aday yapıyor. Okul blogunda paylaşılan bilgilere göre, öğrenciler karakteri yönlendirmek için İngilizce komutlar kullanmak zorundaydı. Bu komutlar, genellikle ders kitaplarında yer almayan, ancak günlük konuşma dilinde hayati önem taşıyan ifadelerdi.

  • Basit Komutlar: "answering the phone" (telefonu cevaplamak)
  • Hareket Yönlendirmesi: "walking around the room" (odanın etrafında yürümek)
  • Etkileşim: "interact with the object" (nesneyle etkileşime girmek)

Öğrenciler, hikayede ilerlemek için İngilizce olarak hangi odaya gideceklerine veya hangi nesneyle etkileşime geçeceklerine karar veriyorlardı. Bu yöntem, geleneksel ders kitaplarının sunduğu formal ve kalıplaşmış dilden uzaklaşarak, daha akıcı ve pratik bir dil kullanımını teşvik etti.

Geleneksel İngilizce dersleri genellikle çok resmi bir dil yapısı sunar. P.T. gibi minimalist bir korku oyununun kullanılması, öğrencilerin basit nesneler (kapı, telefon) üzerinden pratik ve doğal diyalog kurmasını sağlayan zekice bir yaklaşım olarak öne çıkıyor.

Deneyimin Eleştirel Yönü: Korku ve Pedagoji

Bir korku oyununun sınıf ortamında kullanılması pedagojik açıdan tartışmaya açık bir konudur. P.T., yoğun gerilim atmosferi ve ani sıçrama anları (jumpscare) ile bilinir. Okul raporunda, bazı öğrencilerin aniden çalan telefon sesi karşısında şaşırdığı (ki bu P.T.'nin ikonik korku anlarından biridir) belirtiliyor. Bu durum, oyunun öğrencilerin dikkatini yüksek tuttuğunu gösterse de, küçük yaş grupları için korku unsurlarının dozu dikkatli ayarlanmalıdır. Korku oyunlarının bu pedagojik kullanımı, türün farklı alt dallarını da incelemeyi gerektirir; zira bazı klasikler, Monolith Productions'ın F.E.A.R. gibi yapımlarında görüldüğü gibi, ani sıçramalar yerine psikolojik gerilim ve çığır açan düşman yapay zekası üzerinden kalıcı bir atmosfer yaratmayı tercih eder. Bu bağlamda, 2017 yılında piyasaya sürülen ve izometrik bakış açısına rağmen sunduğu yoğun hayatta kalma korkusuyla bilinen Darkwood gibi yapımlar da dil eğitimi için zengin bir anlatısal bağlam sunabilir. Hatta bu kült serinin hayranları için kısa süre önce büyük bir sürpriz duyuru yapıldı: Darkwood 2, Pathologic serisiyle tanınan Ice-Pick Lodge geliştiriciliği altında resmi olarak duyuruldu ve serinin felsefi derinliğini yeni bir seviyeye taşıyacak. Bu gelişme hakkında daha fazla bilgi edinmek isterseniz, Darkwood 2’nin duyurusu ve Ice-Pick Lodge’un bu projeyi devralmasıyla ilgili detaylı haberimize göz atabilirsiniz. Öte yandan, Telltale Games’in anlatı odaklı başyapıtları da dil öğrenimine katkı sağlayabilecek derin diyaloglara sahiptir; örneğin, tüm sezonları 5 dolar gibi inanılmaz bir fiyata düşen Telltale’s The Walking Dead tüm sezonlar 5 dolar Steam korku indirimi içeriğimize göz atabilirsiniz. Bu seri, Lee ve Clementine’ın duygu yüklü hikayesiyle 50 saatin üzerinde oynanış süresi sunarak, dil becerilerini geliştirmek isteyen oyuncular için erişilebilir bir kaynak haline gelmiştir.

Değer Katma: Eğitimin Geleceği

Bu örnek, dil eğitiminin yalnızca gramer kurallarından ibaret olmadığını, aynı zamanda kültürel ve interaktif bağlamda da geliştiğini gösteriyor. Video oyunları, özellikle öğrencilerin zaten ilgi duyduğu araçlar olduğundan, ders materyali olarak kullanıldığında öğrenme motivasyonunu dramatik bir şekilde artırabilir. Japonya'daki bu deney, oyunlaştırmanın (gamification) sadece bulmaca veya strateji oyunlarıyla sınırlı olmadığını, doğru bağlamda uygulandığında her tür içeriğin eğitime entegre edilebileceğini kanıtlıyor.

Öğretmenin 'Havalı Puanı' ve Sınıfın Tepkisi

Öğretmenin ders sırasında projeksiyon cihazına bir oyun yansıtması bile başlı başına öğrencilerin ilgisini çekmeye yetiyor. Özellikle Hideo Kojima'nın kült demosu P.T.'yi kullanan öğretmenin, öğrenciler arasında ne kadar 'havalı' bir itibar kazandığı şüphesizdir. Öğrencilerin heyecanla oyuna dahil olması ve İngilizce komutları doğru kullanmaya çalışması, dersin başarısının en büyük kanıtıdır. Oyunun korkutucu doğasına rağmen öğrencilerin hevesle derse katılmak istemesi, interaktif öğrenmenin gücünü vurguluyor.

Kaynak: Bu haber, PC Gamer'daki orijinal makaleden derlenerek, analizler ve özgün yorumlarla zenginleştirilmiştir.