Video oyun dünyasında bazı yapımlar, sadece kendi başlarına birer başyapıt olmakla kalmaz, aynı zamanda ait oldukları türün geleceğini de şekillendirirler. Team Cherry tarafından geliştirilen Hollow Knight, tam da böyle bir fenomen. İlginçtir ki, oyunun yaratıcıları William Pellen ve Ari Gibson, 2017'deki bir röportajda oyunlarını 'Metroidvania' olarak tanımlamaktan 'tamamen kaçındıklarını' ve bir türün tasarım kararlarını dikte etmesine izin vermek istemediklerini belirtmişlerdi. Ancak kaderin cilvesi olsa gerek, Hollow Knight bugün sadece bir Metroidvania değil, aynı zamanda 'o' Metroidvania olarak kabul ediliyor.
Hollow Knight'ın Ezici Başarısı: Rakamlar Konuşuyor
Metroidvania, doğrusal olmayan keşif ve yeni yetenekler kazanarak oyun dünyasının daha fazla kısmına erişim sağlama üzerine kurulu, macera oyunlarının spesifik bir alt türüdür. Hollow Knight, bu tanımı alıp kendi özgün dokunuşlarıyla zirveye taşıdı. SteamDB'deki kullanıcı puanlamalarına göre Metroidvania etiketine sahip oyunlar arasında %96.08 olumlu puanla lider konumda bulunuyor. Takipçi sayısında da birinci sırada yer alan oyunun yaklaşan devamı Silksong ise hemen arkasından ikinci sıraya yerleşmiş durumda. Hatta Castlevania'nın ruhani devamı Bloodstained: Ritual of the Night bile bu listede ancak 12. sırada kendine yer bulabiliyor. En yüksek anlık oyuncu sayısında ise kısa süre önceki bir yükselişle EA'in büyük bütçeli yapımı Star Wars Jedi: Fallen Order'ı geride bırakarak yine birinci sıraya yerleşti.
Hollow Knight'ın Oyun Sektöründeki Etkisiyle İlgili Öne Çıkan Veriler:
- SteamDB Puanı: Metroidvania etiketinde %96.08 olumlu puanla zirvede.
- Toplam Satış: 15 milyondan fazla kopya satışı, 1980'lerden beri piyasada olan Metroid ve Castlevania serilerinin toplam ömür boyu satışlarına yaklaşan bir başarı.
- Tür Üzerindeki Etkisi: Hollow Knight öncesinde Steam'de yaklaşık 150 Metroidvania etiketi taşıyan oyun varken, Hollow Knight'tan bu yana bu sayı 1.350'yi aştı.
Bu rakamlar, Hollow Knight'ın sadece bir indie başarısı olmadığını, aynı zamanda bir türün gelişim seyrini değiştiren kritik bir dönüm noktası olduğunu gözler önüne seriyor.
Metroidvania'nın Değişen Yüzü: Yüksek Beklentiler ve Zorlu Miras
Hollow Knight'ın bu denli büyük bir başarıya ulaşması, beraberinde bir miras ve diğer oyunlar için de yüksek bir çıta getirdi. Oyunun atmosferi, bağlantılı dünyası, Cornifer gibi karakterlerle harita keşfinin keyifli hale getirilmesi ve silahınızın ucuyla dikenler üzerinde zıplamanın bile heyecan verici hissettirmesi, Team Cherry'nin 'hissiyata' verdiği önemin bir göstergesiydi. Bu, sadece mekaniklerin iyi olmasından öte, bütünsel bir deneyim sunuyordu.
"Hollow Knight'ın yaratıcıları türün tasarım kararlarını dikte etmesine izin vermek istemeseler de, oyunları Metroidvania'nın yeni altın standardı haline geldi."
Hollow Knight Sonrası Dönem: Bir Tuzak mı, İlham Kaynağı mı?
Hollow Knight'ın başarısı, oyun dünyasında iki yönlü bir etki yarattı. Bir yandan geliştiricilere ilham vererek Metroidvania türüne olan ilgiyi artırırken, diğer yandan da farkında olmadan bir 'tuzak' kurdu. Birçok geliştirici, Hollow Knight'ın başarısından pay almak umuduyla benzer formülleri denedi. Ancak çoğu zaman, Hollow Knight'ı unutulmaz kılan o ince detaylar (harita sistemi, bankta oturup dinlenebileceğiniz dostluklar gibi) eksik kaldı. Yazarın da belirttiği gibi, 2D platformerlara karşı bir bıkkınlık hissi yerine, Metroidvania türündeki oyunlara karşı seçici bir bakış açısı gelişti. Shinobi: Art of Vengeance gibi görsel olarak etkileyici oyunlar bile, 'kör atlayışlar', 'tutarsız çarpışma kutuları' ve 'tekrar eden, anlamsız geri dönüş yolları' gibi yaygın Metroidvania hatalarına düşerek Hollow Knight'ın yarattığı beklentinin altında kalabiliyor.
Bu durum, başarılı bir formülün taklit edilmesinin her zaman aynı başarıyı getirmeyeceğini gösteriyor. Hollow Knight gibi oyunlar, sadece mekanikleriyle değil, aynı zamanda yarattıkları atmosfer, keşif hissi ve oyuncuyu içine çeken evrenleriyle öne çıkıyor. Sadece Metroidvania fikirlerini yüzeysel olarak uygulayan oyunlar, ne yazık ki bu devasa başarı karşısında biraz cılız kalabiliyor. Bu durum, tıpkı birçok AAA oyunun temel oyun deneyimine pek de katkı sağlamayan yağma sistemleriyle donatılmasına benziyor; asıl gücü basitlik ve netlikte yatan oyunlar, bu eklemelerle bazen kendi özgünlüklerini kaybediyor.
Silksong'un Omuzlarındaki Yük ve Team Cherry Felsefesi
Şimdi gözler, Hollow Knight'ın merakla beklenen devamı Silksong'a çevrilmiş durumda. 2025'te geleceği resmen duyurulan bu yapımın bekleyişi, yaklaşık 1700 gün süren "Daily Silksong News" serüvenini sonlandıran Araraura gibi adanmış topluluk üyelerinin hikayeleriyle de sembolleşti. Araraura, dört buçuk yılı aşkın süren bu maratonun ardından "huzur içinde Silksong oynamak" istediğini belirtirken, oyun dünyasında "Silksanity" olarak anılan o uzun soluklu beklenti dönemi de sona eriyor. Böylesine yüksek bir çıtanın ardından gelmek, her oyun için zorlu bir görevdir, Silksong için de durum farklı değil. Ancak Team Cherry'nin başarısının anahtarı, belki de yine aynı felsefede yatıyor: türün kurallarına sıkı sıkıya bağlı kalmak yerine, 'hissiyata' odaklanmak. Ari Gibson'ın 2017'de söylediği gibi: "Bilinçli olarak bir Metroidvania mı yapıyorsunuz ve onun kuralları üzerinden mi inşa ediyorsunuz? Sanmıyorum ki böyle bir şey yapmış olalım. Biz sadece bu büyük dünyada bir macera yaratacağız ve keşfedilecek, görülecek birçok şeyle ilginç bir dünya inşa edip insanların ilgisini sürdürmeyi umacağız dedik."
Ancak, Silksong'un geliştirme sürecinde Team Cherry'nin yıllarca süren iletişim sessizliği, toplulukta büyük bir merak ve yer yer hayal kırıklığı yaratmıştı. Araraura gibi hayranlar, geliştiricilerin bu yaklaşımına saygı duysalar da, "Altı yıl ve neredeyse hiç güncelleme yok? İnsanlar ne olduğunu anlamaya çalışırken deliriyorlardı… Oyunun çok fazla sırrını açıklamama hissini anlıyorum, sadece 'çalışıyoruz, çalışıyoruz' demek istememelerini de. Ama kesinlikle bunun için bir orta yol olabilirdi." sözleriyle yapıcı bir eleştiri getiriyor. Endüstride "radyo sessizliği"nin genellikle kötü haberlerin habercisi olması, oyuncuların endişelerini daha da artırmış olsa da, Team Cherry'nin nihayet 2025'i işaret etmesiyle bu belirsizlik de nihayete erdi. Birçok hayran gibi Araraura da tüm bu bekleyişin oyun çıktığında "değeceğine" inanıyor.
Araraura için her gün aynı konuyu işlemenin bir delilik olup olmadığı sorusuna cevabı netti: "Daily Silksong News bana bu süreci atlatmamda yardımcı oldu." Bu, onun için bir nevi günlük rutin, bir terapi ve toplulukla güçlü bağlar kurarak bu "Sisyphus işkencesini" katlanılabilir, hatta keyifli hale getiren bir aidiyet hissi yaratmıştı.
Eğer Silksong da Hollow Knight'ın yarattığı devasa beklentileri karşılamayı başarırsa, bu paradoksal olarak yine Team Cherry'nin tür kısıtlamalarından ziyade, oyunun oyuncuya hissettireceği deneyime odaklanmasından kaynaklanacaktır. Bu yaklaşım, sadece bir türe yeni bir soluk getirmekle kalmıyor, aynı zamanda oyun geliştiricilerine de önemli bir ders veriyor: Kopyalamak yerine özgün olmak ve oyuncuya unutulmaz bir deneyim sunmak her zaman en değerli yoldur.
Hollow Knight Sonrası Dikkat Çeken Özgün Metroidvania Örnekleri:
- Rain World: Karmaşık bir hayatta kalma simülasyonunu 2D platformer formuna sıkıştıran eşsiz bir deneyim.
- Animal Well: Zekice tasarlanmış iç içe geçmiş bulmacalara odaklanmasıyla öne çıkıyor.
- Nine Sols: Temel Metroidvania tasarımını ve 'parry' mekaniğini mükemmel bir şekilde uygulayan, türe sadık ama özgün bir yapım.
Hollow Knight, sadece bir oyun olmanın ötesine geçerek bir standardı, bir beklentiyi ve bir felsefeyi temsil ediyor. Bu miras, hem yeni nesil oyun geliştiricileri için bir ilham kaynağı hem de bir meydan okuma olmaya devam edecek.
Kaynak: PC Gamer