Oyun dünyasının yaşayan efsanelerinden biri olarak kabul edilen Hideo Kojima, bugünlerde Metal Gear Solid ve Death Stranding gibi başyapıtlarla anılıyor. Ancak, her büyük başarı hikayesinde olduğu gibi, Kojima'nın kariyeri de neredeyse tamamen farklı bir yöne savrulmak üzereydi. Yakın zamanda ortaya çıkan bir denemesi, efsanevi geliştiricinin bir ilaç firmasında, kimsenin tanımadığı bir çalışan olmaktan bir İK direktörünün tavsiyesi sayesinde nasıl kurtulduğunu gözler önüne seriyor.
Kojima, o günleri, "İş arayışım bana, bir cinayet davasını çözmeye çalışan Showa dönemi dedektifi gibi hissettiriyordu" sözleriyle anlatıyor. Bu betimleme bile onun yaratıcı zihninin ne kadar farklı çalıştığının bir kanıtı.
Genç Kojima'nın 'Dedektiflik' Günleri ve Yalanlar Oyunu
1980'li yıllarda, Kojima'nın elinde kendi deyimiyle 'ikinci sınıf' bir üniversiteden alınmış bir beşeri bilimler diploması vardı. Asıl hayali sanat okuluna gitmek veya yaratıcı bir iş yapmaktı, ancak 13 yaşında babasını kaybetmesi bu hayallerin önüne set çekmişti. Bu nedenle, istemediği işlere başvurarak tanıdık bir sürece girdi: umutsuz iş arayışı.
Kojima, bu süreci 'büyük bir yalan oyunu' olarak tanımlıyor. Ona göre, hem kendisi hem de görüştüğü kişiler gerçek kimliklerini saklıyor, başvurdukları şirketlere uyum sağlamak için bukalemun gibi renk değiştiriyorlardı. Bu sahtekarlık hissi, hayallerinin peşinden gitme arzusunu daha da körüklüyordu.
Kırılma Anı: Bir İK Direktörünün Altın Değerindeki Tavsiyesi
Uzun ve yorucu bir arayışın sonunda Kojima, bir ilaç firmasından iş teklifi aldı. Bu, birçok kişi için bir kurtuluş olabilirdi, ancak Kojima için bir dönüm noktası oldu. Teklifi kabul etmek yerine, kendisine teklifi gönderen İK direktörüne içini döktü ve aslında yaratıcı bir alanda çalışmak istediğini anlattı.
İşte o an, oyun dünyasının kaderini değiştiren sözler sarf edildi. İK direktörü, belki de sadece duygusal bir genci ofisinden nazikçe göndermek için, belki de gerçekten potansiyelini görerek şu tavsiyede bulundu: "Kojima, bence sen yaratıcı bir iş için daha uygunsun. Bu yüzden git ve onu yap."
Kariyer Dersleri ve Kojima'nın Günümüzdeki Felsefesi
Bu basit ama güçlü tavsiye, Hideo Kojima için bir şalterin inmesi gibiydi. İlaç sektörü teklifini reddederek iş arama stratejisini tamamen değiştirdi. Artık yalan söylemek zorunda değildi. Görüşmelerde dürüstçe yazdığı romanlardan ve yaratıcı fikirlerinden bahsetmeye başladı. Bu dürüst yaklaşım, onu sonunda efsaneler yaratacağı Konami'ye götürdü.
Kojima, bu deneyimden önemli bir ders çıkardığını belirtiyor: "Yıllar sonra çalışan adayı dinleyen tarafa geçtim. Mülakatları yönetenler de yalan söyler; onlar kişisel duruşlarını değil, şirketi temsil ederler. Yalanların yalanlarla buluştuğu bir yerdir mülakatlar." Ancak Kojima Productions'da bu durumu değiştirmeye çalıştığını vurguluyor. Tıpkı hayatını değiştiren o ismini unuttuğu İK direktörü gibi, adaylara karşı samimi olduğunu ve işe uygun olmayanlara bile tavsiyeler verdiğini söylüyor.
Peki Ya Farklı Olsaydı?
Bu hikaye, küçük bir anın ve bir kişinin cesaretlendirici sözlerinin ne kadar büyük bir etki yaratabileceğinin kanıtı. Eğer o İK direktörü standart bir cevap verseydi veya Kojima o anki dürüstlük patlamasını yaşamasaydı, bugün oyun dünyası Solid Snake, Big Boss veya Norman Reedus'un canlandırdığı Sam Porter Bridges gibi ikonik karakterlerden mahrum kalabilirdi. Bazen doğru yoldan saptığını hissetmek, aslında doğru yolu bulmanın ilk adımı olabilir.
Bu haberde yer alan bilgiler, PCGamer'da yayınlanan makaleden derlenmiştir.