Devletin 96 Veritabanını Yok Ettiler ve Kaçış Planını Yapay Zekaya Sordular

Haber Merkezi

04 December 2025, 20:24 tarihinde yayınlandı

Yapay Zeka Suç Ortağı Mı? Devlet Veritabanlarını Silen Kardeşler İzlerini AI ile Silmeye Çalıştı

Teknolojinin karanlık yüzü bir kez daha kendini gösterdi. Amerika Birleşik Devletleri'nde eski iki devlet yüklenicisi, işten çıkarılmalarının intikamını almak için tam 96 devlet veritabanını imha etti. Ancak bu olayı sıradan bir siber saldırıdan ayıran ve teknoloji dünyasını sarstıran detay, sanıkların arkalarında bıraktıkları dijital izleri temizlemek için yapay zekadan yardım istemeleri oldu. Bu durum, yapay zekanın suç dünyasındaki rolünü ve potansiyel tehlikelerini bir kez daha gözler önüne serdi.

Dakika Dakika Siber Vandalizm ve Yapay Zeka Sorgusu

ABD Adalet Bakanlığı tarafından yayınlanan iddianameye göre, Muneeb ve Sohaib Akhter adlı kardeşler, çalıştıkları devlet kurumuyla yollarının ayrılmasının hemen ardından harekete geçti. Sohaib Akhter'in işine son verilmesinden sadece altı dakika sonra, kardeşi Muneeb'in şirketin bilgisayar ağına erişerek ilk veritabanını sildiği belirtiliyor. Ancak paniğe kapılan Muneeb'in bir sonraki hamlesi, soruşturmanın seyrini tamamen değiştirdi.

İddianameye göre Muneeb, ilk veritabanını sildikten tam bir dakika sonra bir yapay zeka aracına şu soruyu sordu: "Veritabanlarını sildikten sonra SQL sunucularından sistem günlükleri nasıl temizlenir?"

Bu soğukkanlı sorgu, kardeşlerin planlı bir şekilde hareket ettiğini ve dijital kanıtları yok etme niyetinde olduklarını açıkça ortaya koydu. Muneeb'in yaklaşık bir saat sonra yapay zekaya, "Microsoft Windows Server 2012'den tüm olay ve uygulama günlükleri nasıl temizlenir?" diye sorması, niyetlerini pekiştirdi. Silinen veritabanlarının, Bilgi Edinme Özgürlüğü Yasası (Freedom of Information Act) ile ilgili kayıtlar da dahil olmak üzere hassas bilgiler içerdiği açıklandı.

Yapay Zeka: Suçlular İçin Yeni Bir Danışman mı?

Bu olay, yapay zeka araçlarının suçlular tarafından nasıl kötüye kullanılabileceğine dair endişeleri artırıyor. Eskiden suçluların forumlarda veya karanlık ağda aradığı bilgileri, şimdi doğrudan ve hızlı bir şekilde üretken yapay zeka modellerine sorabilmesi, siber güvenlik uzmanları için yeni bir meydan okuma anlamına geliyor. Yapay zeka, kötü niyetli kişiler için adeta kişisel bir suç danışmanı gibi hareket etme potansiyeli taşıyor.

Bu yeni meydan okuma, teknoloji dünyasında yaşanan ve sıklıkla 'yapay zeka balonu' olarak adlandırılan devasa yatırım çılgınlığının bir yansımasıdır. Ancak IBM CEO'su Arvind Krishna gibi sektör liderleri, durumu bir balonun patlamasından çok, kazananın her şeyi alacağı vahşi bir eleme süreci olarak görüyor. Krishna'ya göre yaşanan şey, "dünyanın 7.5 milyar insanından kimin daha fazlasını abone yapacağına yönelik bir yarış" ve bu yarış, tıpkı sosyal medyanın ilk dönemleri gibi, pek çok şirketin elenmesiyle sonuçlanacak. Bu 'altına hücum' döneminin bir sonucu olarak yapay zeka araçları her zamankinden daha güçlü ve erişilebilir hale gelmiştir. Bu durum, teknolojinin sadece inovasyon için değil, aynı zamanda Akhter kardeşler örneğinde olduğu gibi kötü niyetli amaçlar için de kullanılmasının önünü açmaktadır.

Bu devasa yatırım yarışının en somut ve güncel örneklerinden biri, bellek devi SK Hynix'in attığı adımdır. Şirket, geleceğini tamamen yapay zekaya bağlayarak, sırf yapay zeka sunucularının doymak bilmeyen bellek iştahını karşılamak üzere yeni fabrikalar için 500 milyar doları aşan astronomik bir yatırım yapacağını duyurdu. Bu hamle, kaynakların ne denli büyük bir ölçekte yapay zeka alanına kaydırıldığını ve bu teknolojinin ne kadar büyük bir ekonomik güç haline geldiğini kanıtlar niteliktedir.

Karşıt Görüş: Sorun Araçta mı, Niyette mi?

Öte yandan, şeytanın avukatlığını yapmak gerekirse, bu tür bilgilerin zaten internette mevcut olduğunu ve yapay zekanın sadece var olan bilgiyi daha hızlı bir şekilde derlediğini savunanlar da var. Onlara göre asıl sorun, yapay zekanın kendisi değil, onu kötüye kullanan insanın niyetidir. Akhter kardeşler, yapay zeka olmasaydı muhtemelen aynı soruları bir arama motoruna yazacaklardı. Ancak yapay zekanın diyalog tabanlı ve daha 'özel' hissettiren yapısı, suçluları bu tür eylemlere daha fazla teşvik edebilir.

Sabıka Kayıtları Kabarık: Kardeşlerin İlk Suçu Değil

Soruşturma derinleştikçe, Akhter kardeşlerin adli sicilinin temiz olmadığı anlaşıldı. İkilinin daha önce 2015 yılında elektronik dolandırıcılık suçunu kabul ettiği ve Dışişleri Bakanlığı'nı hacklemek için komplo kurduğu ortaya çıktı. Bu durum, kardeşlerin siber suçlara olan eğilimini ve teknolojik becerilerini yasa dışı amaçlar için kullanma konusunda bir geçmişleri olduğunu gösteriyor.

Olayın Yankıları ve Geleceğe Dair Uyarılar

Muneeb ve Sohaib Akhter'in yakalanması, siber suç soruşturmalarında dijital ayak izlerinin ne kadar kritik olduğunu bir kez daha kanıtladı. Yapay zeka ile yapılan bir sohbetin bile artık mahkemede delil olarak sunulabilmesi, suçluların tamamen anonim kalamayacağını gösteriyor. Bu olay, özellikle kamu kurumları için 'içeriden gelen tehdit' riskini ve işten ayrılan personelin yetkilerinin ne kadar hızlı bir şekilde sonlandırılması gerektiğinin önemini vurguluyor. Gelecekte, yapay zeka kullanımının suç mahallerinde daha sık karşımıza çıkması ve hukuk sistemlerinin bu yeni teknolojiye adapte olmak zorunda kalması kaçınılmaz görünüyor.

Bu haberde aktarılan temel bilgiler, PC Gamer'da yayınlanan orijinal makaleden derlenmiştir.