Ünlü yönetmen Ryan Coogler, son filmi "Sinners" ile yeniden Oscar heyecanının merkezine oturmuşken, yıllar önce aldığı ilginç bir kararla ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu. Coogler, neredeyse on yıl önce Amerikan Film Sanatları ve Bilimleri Akademisi (AMPAS) üyeliği davetini neden geri çevirdiğini netleştirdi. Variety'nin de dikkat çektiği bu durum, sektördeki prestij ve ödül sistemine dair süregelen tartışmalara yeni bir boyut kazandırıyor.
Kıskançlık mı, Yükümlülük mü? Coogler'ın Açıklaması
Coogler, The New York Times'a yaptığı açıklamada, bu reddetmenin arkasında Akademi'nin geçmişteki adaylık kararlarına yönelik bir 'dargınlık' veya 'kin' (animosity) olmadığını vurguladı. Yönetmen, kararın kişisel yükümlülüklerinden ve doğasından kaynaklandığını söyledi. Kendisi için en stresli şeylerden birinin, 'en iyiyi seçme' eylemi olduğunu belirten Coogler, şu sözlerle durumu özetledi: "Bu, düşmanlıktan kaynaklanmıyor... Ve ben bir şeyleri yargılamakta iyi değilim, dostum. Ortada hiçbir risk olmasa bile 'en iyiyi seçme' eylemi benim için çok stresli."
"İnsanlar smokinleri, kırmızı halıyı görüyor, ama bu filmleri hayata geçirenler gerçek anlamda mavi yakalı insanlar."
Geçmişteki Oscar Kırgınlıkları ve Coogler'ın Öncelikleri
Coogler'ın Akademi tarafından davet edilmesi, 2016 yılında, kendisinin gişe ve eleştiri başarısı yakalayan "Creed" filminin ardından gerçekleşmişti. İlginçtir ki, o dönemde Sylvester Stallone adaylık almasına rağmen, film En İyi Film, Yönetmen ve Erkek Oyuncu dallarında adaylık alamamıştı. Benzer şekilde, Coogler'ın çıkış filmi "Fruitvale Station" da Akademi tarafından tamamen göz ardı edilmişti. Hatta "Black Panther" gibi bir süper kahraman filmi tarihte ilk kez En İyi Film adaylığı alırken, Coogler En İyi Yönetmen listesinde yer alamamıştı.
Şeytanın Avukatı: Ödül Sistemine Eleştirel Bir Bakış
Coogler'ın bu tutumu, birçokları tarafından ödül törenlerinin sanatsal değeri değil, daha çok lobi ve endüstriyel güç oyunlarına hizmet ettiği yönündeki eleştirileri haklı çıkarır nitelikte. Öte yandan, Akademi'den gelen davetler, sektörel tanınırlığın ve sinema politikalarının belirlenmesinde önemli bir rol oynar. Coogler'ın bu organizasyonlardan ziyade, meslektaşlarının sağlık sigortası ve aile geçimini güvence altına alan işçi sendikalarına odaklanma isteği, sanatçının önceliklerinin 'glamour'dan ziyade 'emek' olduğunu gösteriyor.
“Sinners” ve Yeni Oscar Fırsatları
Şu anda Coogler, "Sinners" ile yeniden ödül sezonunun güçlü adaylarından biri olarak görülüyor. Bu filmle yönetmenliğinin ilk Oscar adaylığını alması beklense de, şu an için tek potansiyel adaylığı En İyi Orijinal Senaryo kategorisinde bulunuyor. (Coogler, 2022'de "Judas and the Black Messiah" filminin yapımcısı olarak En İyi Film adaylığı almıştı).
Yönetmenin geçmişte de ifade ettiği gibi, onun için sinema sevgisi, ödül listelerine girmekten daha değerli. Coogler, 2021'de The Hollywood Reporter'a verdiği demeçte, organizasyonlara katılma motivasyonunun, sektörel dayanışma ve işçi haklarını güvence altına almak olduğunu, ödüllerin getirdiği 'tanınırlığın' ise ikincil bir fayda olduğunu belirtmişti.
Öne Çıkan Bilgiler Tablosu
| Konu | Detay |
|---|---|
| Akademi Daveti Yılı | 2016 (Creed sonrası) |
| Daveti Reddetme Nedeni | Yargılama stresinden kaçınma, yükümlülükler |
| "Sinners" Mevcut Durumu | En İyi Film ve Yönetmen adaylığı beklentisi |
Ryan Coogler'ın bu duruşu, Hollywood'un zirvesindeki isimlerin bile geleneksel ödül mekanizmalarına mesafeli olabileceğini gösteriyor. Detaylı röportajın tamamına ulaşmak için orijinal kaynağı incelemenizi öneririz.
Kaynak: Ryan Coogler'ın Akademi davetini reddetme kararıyla ilgili daha fazla bilgi için Variety'nin orijinal haberine buradan ulaşabilirsiniz.