Türkiye'nin teknoloji ve güncel gelişmelerini takip eden bir yayıncı olarak, dünya eğlence sektörünün en yeni gelişmelerini yakından izlemeye devam ediyoruz. 6-10 Ekim tarihleri arasında İtalya'nın başkenti Roma'da gerçekleşen MIA Market (Uluslararası Görsel-İşitsel Pazar), küresel içerik üreticileri, dağıtımcılar ve yöneticiler için kritik bir buluşma noktası oldu. Yüzden fazla uluslararası TV serisi, animasyon, sinema filmi ve belgesel projesinin yüzlerce üst düzey yöneticiye sunulduğu bu butik etkinlik, Mipcom öncesi sektörün nabzını tutuyor.
MIA Market Direktörü Gaia Tridente, etkinliğin amacının sadece bir araya gelmek olmadığını, titizlikle seçilen projelerin gerçekten anlaşmalara dönüşmesini sağlamak olduğunu belirtiyor. Tridente, MIA'ya katılan projelerin 'havada kaybolmadığını' ve çoğunun nihayetinde pazarda yerini bulduğunu vurguluyor. Bu durum, MIA Market’i sektör için gerçek bir ‘köşe taşı’ haline getiriyor.
Xavier Dolan’dan Paris’in Karanlık Geçmişine Cesur Bir Bakış: ‘Rage’
MIA Market’in en çok ses getiren drama projelerinden biri, Kanadalı ödüllü yönetmen Xavier Dolan’ın imzasını taşıyan 'Rage' oldu. 'Mommy' ve 'It's Only the End of the World' gibi duygusal derinliği olan filmleriyle tanınan Dolan, bu kez 1980’ler Paris’indeki skinhead hareketinin yükselişini mercek altına alıyor. Anaïs Topla ve Mathieu Gouny tarafından yaratılan ve altı bölüm olarak tasarlanan bu Fransız yapımı dizi, 'duygusal derinlik ile muhteşem aksiyonu harmanlayan, pek çok seviyede deneyimlenebilecek cesur ve stil sahibi bir seri' olarak tanıtılıyor.
Değer Katma: MIA Drama Seçkisi Neden Önemli?
MIA’da sunulan drama projelerinin içeriği, küresel izleyicinin sadece eğlence değil, aynı zamanda toplumsal ve politik konularda derinlikli hikayeler aradığını gösteriyor. Dolan’ın projesi gibi hassas konuları ele alan yapımlar, içerik üreticilerinin risk almaktan çekinmediğini ve uluslararası pazarda kaliteli, zorlayıcı yapımlara yer olduğunu kanıtlıyor.
Öne Çıkan Diğer Drama Projeleri
MIA Drama seçkisinde 12 farklı ülkeden 15 proje yer alıyor. Bunlardan bazıları:
- 'Writers Retreat' (İngiltere): İspanya'daki lüks bir inziva yerinde gizemli bir kayboluşu araştıran bir gerilim hikayesi.
- 'The Roaring Banshees' (İrlanda/Kanada): 1920'lerin Chicago'sunda, suça bulaşan kadın İrlandalı isyancılardan oluşan bir müzik grubunu konu alan bir adaptasyon.
- 'Red Light Empire' (Hollanda): Amsterdam'ın Kırmızı Fener Mahallesi'nde bir imparatorluk kurmaya kararlı bir Holokost yetiminin hikayesi.
- 'Aïnta!' (Yunanistan): Rap yıldızı olmayı hedefleyen ikinci nesil Yunan Ganalı bir göçmenin zenginliğe giden hikayesi.
Bu iddialı İrlanda-Kanada ortak yapımı, Dublin merkezli Deadpan Pictures ve Kanada'nın Shaftesbury Films işbirliğiyle hayata geçirildi. 1920'ler Chicago'sunda Yasak Dönemi'nde (Prohibition Era) geçen dizi, İrlanda bağımsızlık savaşında yer almış, ancak gangsterliğe sürüklenmiş tamamı kadınlardan oluşan bir isyancı biriminin hikayesini anlatıyor. Yapımcılar, 'The Roaring Banshees'i, sinematik kalitesi ve dönem atmosferi açısından Peaky Blinders veya Babylon Berlin gibi modern gangster destanlarına benzetiyor. Yeni Peaky Blinders tarzı gangster dizisi The Roaring Banshees hakkında daha fazla detay için buraya tıklayın.
Marvel Konsept Sanatçısından 'Amerikan Rüyası' Eleştirisi
Animasyon dalında ise iki önemli isim dikkat çekiyor: Disney’in 'Mulan' ve Marvel’ın 'Black Panther: Wakanda Forever' filmlerinin konsept sanatçısı Andrew Leung ile Cannes’da prömiyer yapan Eléa Gobbe-Mévellec.
Andrew Leung’un bilim kurgu dramedisi serisi 'Ancient China of Mars', Mars yörüngesinde başarısız bir restoran işleten Çinli bir ailenin hikayesi üzerinden göçmenlik deneyimini işliyor. Leung, bu sıradışı konseptle, 'günümüzde Amerikan rüyasının giderek bir fantezi gibi hissedilmesine' yönelik keskin bir metafor sunmayı amaçlıyor.
Diğer yandan, Fransız animatör Eléa Gobbe-Mévellec’in 'The Northern Star' adlı filmi, Kuzey Kore’den kaçarak Seul’e sığınan 17 yaşındaki bir mültecinin siyasi, sanatsal ve derin insani hikayesini anlatıyor. Bu projeler, animasyon türünün sadece çocuklara yönelik olmadığını, en karmaşık sosyal ve politik temaları bile başarıyla işleyebildiğini kanıtlıyor.
Bağımsız Sinema ve Belgeselde Yenilikçi Sesler
MIA Market, sadece ana akım yapımlara değil, aynı zamanda cesur bağımsız seslere de alan açıyor. İrlandalı yönetmen Ivan Kavanaugh'un perili bir evi konu alan gotik gerilimi 'Fugue' ve Mısırlı yönetmen Ahmed El Zoghby'nin Kahire'de mülteci bir ailenin hikayesini belgeleyen zor durumdaki bir film yapımcısını anlatan 'Draft Zero', film seçkisinin ilgi odağı oldu.
Belgesel tarafında ise, Polonya yapımı 'The Lawyer' (Kenyalı genç bir avukatın araştırma altına alınması) ve İtalya'nın sembol şehri Venedik'in gizli yüzünü ortaya çıkaran 'Building Venice' gibi yapımlar, küresel ilgi çekmeye hazır görünüyor.
Brezilya’dan Kültürel İhracat Hamlesi: ScreenBrasil Programı
Küresel pazarın hareketliliği devam ederken, ülkeler kendi sinema endüstrilerini uluslararası arenaya taşımak için stratejik adımlar atıyor. Brezilya da bu alanda iddialı bir hamle yaparak, Projeto Paradiso (sivil toplum kuruluşu) ve Embratur (Brezilya Turizm Ajansı) işbirliğiyle ScreenBrasil programını başlattı. Bu girişim, ülkenin sinema potansiyelini küresel pazarda daha görünür kılmayı ve görüntü-ses endüstrisini uluslararası turizm tanıtım aracı olarak kullanmayı amaçlıyor.
ScreenBrasil, 2024 ve 2025 yıllarında üretilen üç ulusal uzun metrajlı kurmaca filme, uluslararası dağıtım süreçleri için (altyazı, pazarlama ve basın ilişkileri dahil) her biri 15.000 ABD Doları tutarında doğrudan fon desteği sunacak. Brezilya, bu stratejiyle İspanya ve Güney Kore gibi ülkelerin 'soft power'larını artırmak için kullandığı yolu izleyerek, filmlerinin sadece sanatsal değil, aynı zamanda ekonomik birer ihracat ürünü olduğu mesajını veriyor. Brezilya sinema ihracatı ve ScreenBrasil programının detaylarını inceleyebilirsiniz.
Avrupa Dizi Sektörünün Nabzı: Tallinn TV Beats Pazarı Rekor Kırdı
Eğlence sektöründeki hareketlilik yalnızca Roma ile sınırlı kalmıyor. 6-10 Ekim’deki MIA Market’in ardından, 17-18 Kasım tarihlerinde Tallinn Black Nights Film Festivali (PÖFF) bünyesinde düzenlenen TV Beats Ortak Yapım Pazarı da dikkatleri üzerine çekti. Bağımsız yapımcılar için hayati öneme sahip olan bu pazara ilgi, rekor seviyelere ulaştı. Toplam 56 başvuru arasından sekiz premium dizi projesi seçildi, bu da bir önceki yıla göre %40'lık büyük bir artışa işaret ediyor. Bu yoğun ilginin temelinde, kazanan projeye verilecek olan 50.000 Avro değerindeki prestijli Avrupa Konseyi Dizi Ortak Yapım Geliştirme Ödülü yatıyor.
Pazarda yer alan iddialı projelerden biri, ünlü yönetmen Eran Riklis'in imzasını taşıyan ‘The Abduction of Yossele Schumacher’ oldu. Gerçek olaylardan esinlenen bu altı bölümlük drama gerilimi, 1960'larda ultra-Ortodoks bir büyükbaba tarafından kaçırılan yedi yaşındaki Yahudi çocuğun kaderini ve Mossad ile Ortodoks topluluğu arasındaki küresel çatışmayı ele alıyor. Riklis, bu iddialı proje için uluslararası hitler Fauda ve Tahran dizilerinin yazarı Moshe Zonder ile işbirliği yaptı. Tallinn TV Beats Ortak Yapım Pazarı'ndaki bu rekor başvurular ve Eran Riklis'in son projesi hakkında detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.
Yeni Ödül: Sektörün Yükselen Kalite Çıtası
Bu yılki MIA Market'in sonunda verilecek ödüller arasında, sektörün giderek artan ciddiyetini simgeleyen yeni bir gelişme var: İlk kez verilecek olan Sony Pictures Television Ödülü. Bu ödül, MIA Drama Ortak Yapım Pazarı ve Sunum Forumu’ndaki en iyi drama projesini onurlandıracak. Bu tür kurumsal destekler, bağımsız projelerin uluslararası dağıtım ağlarına erişimini kolaylaştırarak sektöre ivme kazandırıyor.
Kaynak: Variety