ABD medya sektörü, dev bir satın alma mücadelesine sahne oluyor. Paramount, Warner Bros. Discovery (WBD) için agresif bir hamle yaparak yeniden nakit ağırlıklı bir devralma teklifi sundu. Bu teklifin en çarpıcı yönlerinden biri ise, stüdyonun gelecekteki vizyon politikasına dair net bir güvence vermesi oldu: Yılda 30'dan fazla filmi doğrudan sinemalarda yayınlama taahhüdü. Bu taahhüt, özellikle dijital yayın devlerinden gelen baskı karşısında Hollywood'un geleneksel yapısını koruma amacı taşıyor gibi görünüyor. Paramount'un bu hamlesi, Netflix'in WBD'yi satın alma girişimi sonrası WBD hissedarlarına sunulan daha üstün ve kesin bir nakit değer teklifi olarak konumlandırıldı.
Netflix'in Stratejisine Karşı Tiyatro Savunusu
Paramount'un Pazartesi günü yatırımcı ve basınla yaptığı görüşmede yaptığı bu açıklama, doğrudan Netflix'in son dönemdeki sinema ve dağıtım politikalarına yönelik bir eleştiri olarak yorumlandı. Netflix'in WBD'yi devralma girişimi sırasında, şirketin CEO'larından Ted Sarandos, sinema salonlarındaki gösterim sürelerinin (pencereler) zamanla 'tüketici dostu' olacak şekilde evrileceğini ima etmişti. Bu durum, sinema camiasında, özellikle de WBD'nin güçlü katalog varlığı düşünüldüğünde, filmlerin daha az süre sinemada kalacağı ve gişe gelirlerinin eriyeceği yönünde endişeler yaratmıştı. Eğer Netflix'in anlaşması gerçekleşseydi, birleşmiş varlıkların Asya Pasifik (APAC) bölgesindeki yıllık tekrarlayan gelirinin 6.6 milyar dolara ulaşması bekleniyordu.
David Ellison, Paramount'un Başkanı ve CEO'su, “Film ve eğlence işini seviyoruz. Geleceğine derinden inanıyoruz ve onu korumaya ve güçlendirmeye yardımcı olmak istiyoruz. Filmler Amerika'nın en büyük ihracat kalemlerinden biridir. Biz bu mirasa yaslanmak istiyoruz, onu azaltmak değil,” diyerek stüdyonun geleneksel sinema modeline bağlılığını vurguladı.
Paramount, sadece sinema vizyonunu değil, aynı zamanda WBD bünyesindeki CNN, TBS ve TNT gibi tüm yayın ağlarını da kapsayan bütüncül bir satın alma hedefliyor. Bu, Netflix'in yalnızca belirli bölümleri almak ve kablo varlıklarını ayırmak isteyen yaklaşımından önemli bir ayrışma noktası. Dahası, Paramount bu hamlesiyle, teklifin Netflix'in sunduğu hisse senedi karışımı içeren yapıya kıyasla daha kesin ve üstün bir değer sunduğunu savunuyor.
Teklif Detayları ve Pazar Değeri Karşılaştırması
Paramount'un teklifi, WBD'nin tüm hisseleri için hisse başına 30 dolar nakit değerinde bir ödeme içeriyor ve bu da toplam kurumsal değeri (borçlar dahil) yaklaşık 108.4 milyar dolara çıkarıyor. Buna karşılık, Netflix'in daha önce sunduğu teklif, nakit ve hisse senedi karışımıyla hisse başına 27.75 dolar değerindeydi. Bu teklifin arkasında Oracle kurucusu Larry Ellison ve RedBird Capital Partners'ın yanı sıra Suudi Arabistan, Katar ve Abu Dabi'den gelen toplam 24 milyar dolarlık destek taahhüdü bulunuyor.
Paramount'un Vizyoner Büyüme Planı
Paramount, Skydance'i bünyesine kattıktan sonra tiyatro ayağını güçlendirmeye odaklanmıştı. Mevcut durumda yılda yaklaşık sekiz film çıkaran stüdyo, bu sayıyı 2026'ya kadar 15'e, 2028'e kadar ise 18'e çıkarmayı hedefliyordu. Warner Bros.'un geleneksel olarak yılda 12 ila 14 film çıkardığı düşünüldüğünde, Paramount'un 30+ film taahhüdü, stüdyo için önemli bir kapasite artışı anlamına geliyor. Bu taahhüt, WBD'nin güçlü IP'leri ve içerik kütüphanesi ile birleştiğinde stüdyonun küresel rekabet gücünü artırma potansiyeli taşıyor.
Eleştirel Bakış: Sürdürülebilirlik ve Rekabet Dengesi
Paramount'un agresif hamlesi, sektördeki 'her şeyi yayın platformuna kaydırma' eğilimine karşı bir direniş olarak görülse de, bazı analistler bu yüksek film üretim hedeflerinin sürdürülebilirliğini sorgulayabilir. Yılda 30 filmden fazlasını sinema için hazırlamak, hem yaratıcı kaynakların hem de finansal kaynakların zorlanması anlamına gelebilir. Öte yandan, WBD'nin mevcut içerik kütüphanesini ve yayın gücünü bünyesine katan Paramount, küresel eğlence pazarındaki rekabet gücünü Netflix ve Disney gibi devlere karşı ciddi şekilde artırma potansiyeline sahip.
Netflix cephesinden gelen "pencereler evrilecek" söylemi, sinema salonu sahipleri için bir belirsizlik kaynağı olmaya devam ediyor. Paramount ise, bu belirsizliğe karşı "geleneksel pencereleri onurlandıracakları" mesajını vererek, hem yaratıcılara hem de sinema zincirlerine güven aşılamayı amaçlıyor.
Bu rekabet, sadece stüdyo sahipleri arasındaki bir güç mücadelesi değil, aynı zamanda izleyicinin filmi nerede ve ne zaman izleyeceği konusundaki tercihlerini de belirleyecek kritik bir dönüm noktasıdır. Eğer Netflix'in anlaşması gerçekleşseydi, birleşmiş varlıkların Asya Pasifik (APAC) bölgesindeki yıllık tekrarlayan gelirinin 6.6 milyar dolara ulaşması bekleniyordu.
Paramount'un bu teklifi, eğlence endüstrisinde içerik üretimi ve dağıtım modellerinin geleceği hakkında süregelen tartışmaları alevlendiriyor. Teklifin kabul edilip edilmeyeceği, sadece hisse değerlerini değil, aynı zamanda Hollywood'un on yıl sonraki yüzünü de şekillendirecek.
Bu konsolidasyonun siyasi boyutu da mevcut; zira eski Başkan Donald Trump'ın Netflix CEO'su Ted Sarandos ile görüştüğünü teyit etmesi ve konunun antitröst incelemesine tabi olacağını belirtmesi, sürecin karmaşıklığını artırıyor. Daha fazla detay ve orijinal gelişmeleri takip etmek için ilgili habere göz atabilirsiniz: Netflix ve WBD Birleşimi APAC 6.6 Milyar Lisanslama Ucu