Tarihin Çarpıtıldığı Topraklar: 'Palestine 36' Filmi, 1936 İsyanıyla Günümüzü Nasıl Buluşturuyor?

Haber Merkezi

06 December 2025, 10:32 tarihinde yayınlandı

Palestine 36: Unutulan Bir İsyanın Perde Arkası ve Günümüzle Yüzleşmesi

Filistinli yönetmen Annemarie Jacir, sinema dünyasına yeni bir soluk getiren ve tarihin sıkça göz ardı edilen bir dönemini mercek altına alan projesi 'Palestine 36' ile gündemde. 1936'da İngiliz sömürge yönetimine karşı başlayan ve Filistin tarihinin en önemli dönüm noktalarından biri olan büyük isyanı konu alan film, sadece geçmişi anlatmakla kalmıyor, aynı zamanda günümüzdeki çatışmaların kökenlerine dair de güçlü bir ayna tutuyor. Jeremy Irons, Hiam Abbas ve Liam Cunningham gibi usta isimleri bir araya getiren yapım, tarihi bir dramadan çok daha fazlası olmayı vaat ediyor.

Film, Avrupa'daki antisemitizmden kaçan Yahudi göçmenlerin bölgeye gelişi ve İngilizlerin artan baskılarıyla Kudüs'te ve köylerde yükselen gerilimin ortasında kalan Yusuf adlı genç bir adamın hikayesine odaklanıyor. Çok katmanlı bu drama, kişisel hikayeler üzerinden bir halkın kolektif mücadelesini ve o dönemdeki siyasi karmaşayı gözler önüne seriyor.

7 Ekim'in Gölgesinde Kalan Çekimler

'Palestine 36'nın yapım süreci, filmin anlattığı tarih kadar çalkantılı geçti. Yönetmen Annemarie Jacir ve ekibi, 7 Ekim 2023'te İsrail-Hamas çatışmaları patlak verdiğinde, çekimlere başlamak için doğduğu şehir olan Beytüllahim'de hazırlık yapıyordu. Olayların başlamasıyla birlikte prodüksiyon durduruldu ve ekip, çekimlerin bir kısmını Ürdün'de tamamlamak zorunda kaldı. Bu durum, filmin temel aldığı tarihi çatışmaların ne denli canlı ve güncel olduğunu trajik bir şekilde ortaya koydu. Jacir, bir röportajında bu süreci şöyle anlatıyor:

“Çok çılgınca ve duygusal olarak çok zordu. Şiddet dolu, kritik bir dönem hakkında bir film yapıyorduk. Ama etrafımızdaki şiddet, hayal edebileceğimizden çok daha kötüydü. Tarihin karanlık bir anını yaşadığımızı düşünürken, kendimizi daha da karanlık bir anın içinde bulduk.”

Tarihsel Gerçeklik ve Propaganda Taktikleri

Film, tarihsel araştırmalara ve gerçek olaylara dayanıyor. Jacir, senaryoyu oluştururken Columbia Üniversitesi'nden Rashid Khalidi, İsrailli tarihçiler Tom Segev ve Ilan Pappé gibi önemli akademisyenlerin eserlerinden yararlandığını belirtiyor. Filmdeki en dikkat çekici karakterlerden biri, döneminin ilerisinde, cesur bir kadın gazeteci olan Khuloud. Jacir, bu karakterin o dönemde hem ciddiye alınmak hem de sömürge yönetiminin sansüründen kaçmak için erkek isimleri kullanan gerçek kadın gazetecilerden ilham aldığını söylüyor.

Öne Çıkan Detay: 'Böl ve Yönet' Siyaseti

Yönetmen, araştırmaları sırasında Siyonist bir komisyonun Arapça gazetelere makaleler yerleştirerek kamuoyunu etkilemeye çalıştığını keşfettiğini belirtiyor. Jacir'e göre bu, o dönemde bağımsızlık için çalışan Müslüman-Hristiyan derneklerinin birliğini kırmak amacıyla Siyonistler tarafından kurulan bir 'Müslüman Derneği' ile desteklenen bir 'böl ve yönet' taktiğiydi. Jacir, bu taktiğin bugün İsrail'in Dürzi toplumu gibi farklı grupları orduya alarak kendi halkına karşı kullanmasıyla devam ettiğini savunuyor ve çatışmanın dini olmadığını, siyasi bir proje olduğunu vurguluyor.

Jacir, filmde Yahudi karakterlere yer vermese de, Avrupa'daki zulümden kaçan Yahudi mültecilerin arşiv görüntülerini kullanarak önemli bir noktaya parmak basıyor. Yönetmen, bu seçimin arkasındaki nedeni şöyle açıklıyor: “Filistin'in tarih boyunca Ermeniler, Çerkesler, Boşnaklar gibi birçok farklı halk için bir sığınak olduğunu göstermek istedim. Avrupa'dan faşizmden kaçan Yahudiler de güvenlik için geldiler. Daha sonra siyasi bir proje için kullanıldılar. Ama o gemilerdeki insanları göstermek istedim çünkü biz binlerce yıldır insanların gelip geçtiği bir ülkeydik.”

Değişen Rüzgarlar ve ABD Seyircisi

Filistin'in Oscar adayı olan 'Palestine 36', 2026'nın başlarında Watermelon Pictures tarafından ABD'de vizyona girecek. Mark Ruffalo, Susan Sarandon ve Riz Ahmed gibi isimlerin desteklediği bir tanıtım kampanyası planlanıyor. Jacir, ABD'deki seyirci profilinde dikkat çekici bir değişiklik gözlemlediğini belirtiyor. Geçmişte Filistinli seslerin saldırgan tepkilerle karşılaştığını ancak şimdiki gösterimlerde 18 yaş civarında, ilerici ve açık fikirli genç bir kitleyle karşılaştığını ifade ediyor. Bu durum, özellikle genç nesiller arasında Filistin meselesine dair algının Batı'da değişmekte olduğunun bir işareti olarak yorumlanabilir.

Sonuç olarak 'Palestine 36', sadece tarihi bir isyanı anlatan bir film değil, aynı zamanda propaganda, direniş ve sömürgecilik gibi evrensel temaları işleyerek günümüz dünyasına dair de önemli sorular soran, cesur bir yapım olarak öne çıkıyor.

Bu haberin hazırlanmasında, Variety dergisinde yayınlanan orijinal röportajdan elde edilen bilgiler temel alınmıştır.