Oscar'da Yönetmenlik Zirvesi Uluslararasılaşıyor: Panahi'den Trier'e Güçlü Adaylar

Haber Merkezi

28 November 2025, 20:46 tarihinde yayınlandı

Oscar Yönetmen Yarışması Küreselleşiyor: Jafar Panahi ve Joachim Trier Gibi Uluslararası İsimler Zirveyi Zorlayacak

Sinema dünyasının en prestijli ödüllerinden Oscar, son yıllarda çeşitlilik odaklı politikaları sayesinde daha küresel bir yapıya bürünüyor. Amerikan Sinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi'nin 2025 davetlilerinin yüzde 55'inin ABD dışından gelmesi, yönetmenlik kategorisini de derinden etkiliyor. Bu değişim, 'Drive My Car' ve 'Emilia Pérez' gibi yapımların başarılarını takip ederek, uluslararası yönetmenlere kapıları araladı.

Bu Sezonun Öne Çıkan Uluslararası Adaylar

Yarışta dikkat çeken isimler arasında Norveçli Joachim Trier'in 'Sentimental Value' filmi, İranlı Jafar Panahi'nin 'It Was Just an Accident'ı, Güney Koreli Park Chan-wook'un 'No Other Choice'ı yer alıyor. Variety editörü Clayton Davis'in güncel 2026 Oscar En İyi Yönetmen tahminlerinde Park Chan-wook'un Neon yapımı No Other Choice ile ilk kez aday listesine girmesi ve sonbahar festivallerinde seyirci ödüllerini silip süpürmesi, Asya sinemasının Parasite zaferinden beri devam eden etkisini güçlendiriyor. Brezilyalı Kleber Mendonça Filho'nun 'The Secret Agent'ı, Tunuslu Kaouther Ben Hania'nın 'The Voice of Hind Rajab'ı, İspanyol Oliver Laxe'nin 'Sirāt'ı ve Filistinli Annemarie Jacir'in 'Palestine 36'sı da güçlü rakipler arasında. Bazıları daha önce Oscar kısa listelerine girmiş olsa da, bu sezon ilk yönetmenlik adaylıklarını hedefliyorlar.

Öne Çıkanlar:
  • Cannes gibi festivaller, uluslararası filmleri Oscar pistine taşıyan kilit platformlar haline geldi.
  • Neon gibi dağıtımcılar, festival galibiyetlerini Oscar kampanyalarına dönüştürüyor.
  • Yönetmenler, hükümet sansürü ve fon kesintileri gibi engellere rağmen umutlu.

Festivallerin Yükselen Rolü ve Yönetmenlerin Sesi

Cannes Film Festivali, 'Anatomy of a Fall' ve 'The Substance' gibi yapımlarla yönetmenlere Oscar kapısını açtı. Joachim Trier, festivali 'sinema için muhteşem bir megafon' olarak nitelendiriyor ve filmlerinin dünya çapında yankı bulmasını insanlık bağlarını güçlendiren bir unsur olarak görüyor. Trier'in önceki filmi 'The Worst Person in the World' Cannes prömiyerinden Oscar adaylığına uzanmıştı; 'Sentimental Value' ise Grand Prix kazandı.

Cannes, farklı türdeki filmleri dünyaya duyuran harika bir platform. Konuşmaları başlatmak için ideal.

Jafar Panahi ise İran gibi otoriter rejimlerin En İyi Uluslararası Film kategorisini engellediğini vurguluyor. Filmi Fransa adına yarışıyor ve devlet eliyle seçimlerin değişmesi gerektiğini savunuyor. Bu durum, yaratıcı özgürlüğün sınırlarını sorgulatıyor.

Bölgesel Zorluklar ve Karşıt Görüşler

Güney Kore'de 'Parasite' başarısından sonra pandemi ve hükümet kesintileri sektörü vurdu. Park Chan-wook, izleyici kaybı ve fon sorunlarını dile getirirken, yeni hükümetin vaatlerine temkinli yaklaşıyor. Brezilya'da ise Lula yönetimiyle fonlar arttı; Kleber Mendonça Filho, kamu desteğinin anayasal hak olduğunu belirtiyor. Filistinli Annemarie Jacir, ko-produksiyonlarla finansman sağladıklarını ve yerel yetenekleri desteklediklerini söylüyor. Kaouther Ben Hania'nın Venedik'te rekor ayakta alkış alan filmi, Arap seslerinin bastırıldığını ortaya koyuyor.

Eleştirel bakışta, Akademi'nin çeşitliliği artsa da sistem hâlâ ABD-merkezli. Kleber Mendonça Filho, 'Yabancı hissediyorum ama hoş karşılanıyorum' diyor. Bu küreselleşme, sinemayı zenginleştirse de dağıtım ve sansür engelleri devam ediyor. Gelecekte, bölgesel festivaller ve dağıtımcı turları (örneğin Virginia'daki Middleburg) bu dengeyi güçlendirebilir.

Oscar yarışının bu evrimi, sinema endüstrisinde daha kapsayıcı bir geleceğe işaret ediyor ancak politik ve ekonomik dalgalanmaların etkisini göz ardı etmemek gerek. Okuyucular için değer katacak nokta: Bu adaylar, yerel hikayelerin evrensel temalarla nasıl buluştuğunu göstererek, sinemanın birleştirici gücünü kanıtlıyor.

Kaynak: Bu haber, Variety tarafından yayınlanan orijinal makaleye dayanmaktadır.