Meksika sinemasının uluslararası alandaki yükselişini pekiştiren son yapımlardan biri olan 'We Shall Not Be Moved', ülkenin yakın tarihindeki en travmatik olaylardan birini, 1968 Tlatelolco öğrenci katliamını merkeze alıyor. Yönetmen Pierre Saint-Martin'in ilk uzun metrajlı filmi olan ve Variety tarafından da övgüyle karşılanan bu kara-beyaz dram, sadece kişisel bir intikam hikayesi değil, aynı zamanda Meksika'nın kökleşmiş yolsuzluk ve cezasızlık kültürüne yönelik sert bir suçlama niteliğinde.
Film, veteran bir avukat olan ve hayatını ölen kardeşi Coque'nun katilini bulmaya adamış olan Socorro'nun (Luisa Huertas) etrafında dönüyor. Coque, 2 Ekim 1968'de Meksiko City'deki Tlatelolco'da devlet destekli askeri katliam sırasında bir asker tarafından öldürülmüştü. Yarım asırdır süren bu takıntılı arayış, Socorro'yu hem ayakta tutan hem de onu kendi apartman dairesine hapseden bir zincir haline gelmiştir.
Sistemsel Adaletsizliğin Gölgesinde Bir Ömür
Luisa Huertas'ın etkileyici ve manyetik performansı, Socorro karakterini öfke, suçluluk ve boyun eğmez bir kararlılıkla yoğuruyor. Sürekli sigara içen, kaba dilli bu karakter, adaleti sağlamak için rüşvet ve şiddet dahil her yolu mübah gören, ahlaki açıdan gri bir alanda hareket ediyor. Film, Socorro'nun kişisel trajedisini daha büyük tarihi olayların içine ustalıkla yerleştiriyor ve bu olayların bir insanı nasıl şekillendirdiğini gösteriyor.
“Bu ülkedeki adalet, ya zenginler ya da güce sahip olanlar içindir.” - Socorro'nun bu sözü, Meksika’daki cezasızlık kültürünün acı bir özetidir.
Değer Katan Eleştirel Bakış: Gri Güvercinler
Film, adalet arayışının getirdiği ahlaki çürümeyi eleştirel bir dille inceliyor. Saint-Martin, masum ‘beyaz güvercinler’in aksine, bu hikayedeki herkesin (Socorro dahil) ‘gri güvercinler’ olduğunu öne sürüyor. Socorro'nun, gençliğinde savunduğu ilkelere aykırı olarak suçlularla işbirliği yapması, amacına ulaşmak için ne kadar taviz verdiğini gösteriyor. En çarpıcı eleştiri ise, aradığı katilin ismine ulaşması için yardım istediği eski tanıdığı bir yargıcın, şaibeli geçmişine rağmen terfi ederek Yüksek Yargıç makamına yükseldiğini öğrenmesi anıdır. Bu durum, katliamın üzerindeki hakikati karartan yolsuzluk ve güç istismarının aradan geçen yıllara rağmen ülkenin sisteminde kökleştiğini vurguluyor.
Oyunculuk ve Yönetim Başarısı
Socorro'nun öfkesi, oğlu Jorge (Pedro Hernández), gelini Lucia (Agustina Quinci) ve ona sadık asistanı Sidarta (José Alberto Patiño) ile olan ilişkilerinde kendini gösterir. Özellikle Patiño'nun karizmatik ve neşeli karakteri, Huertas'ın sertliğine denge getiriyor. Yönetmen Saint-Martin ve ortak yazar Iker Compeán Leroux, bu sınırlı mekanda geçen eserde (chamber piece), karakterlerin psikolojik gerilimini yüksek tutmayı başarıyor.
Yapım Detayları ve Sinematografi
Görüntü yönetmeni César Gutiérrez Miranda'nın kamerası, özellikle Huertas'ın yüzündeki yıpranmışlığı ve ifade gücünü vurgulayarak filmin sanatsal derinliğini artırıyor. Saint-Martin, form ve ton açısından Tlatelolco apartmanlarında geçen bir başka siyah-beyaz Meksika yapımı olan 2004 tarihli 'Duck Season' filmine de saygı duruşunda bulunuyor.
Sonuç: Geçmişle Yaşamak ve Direniş
'We Shall Not Be Moved', kolay affetmeyi veya geçmişi unutmayı reddediyor. Film, kayıplarımız için adalet aramanın bir görev olduğunu savunurken, hayatı sadece kedere ve öfkeye indirgemenin de bir kayıp olduğu sorusunu izleyiciye yöneltiyor. Saint-Martin, ileriye giden yolun failleri temize çıkarmak veya yaşanan karanlığı inkar etmek değil, anıyı tüm tonlarıyla sabit tutmak ve umutsuzluğa kapılmadan hayatta kalmak olduğunu öne sürüyor.
Filme İlişkin Temel Bilgiler
- Orijinal Adı: We Shall Not Be Moved
- Tür: Drama, Siyasi Gerilim
- Süre: 100 Dakika
- Yönetmen: Pierre Saint-Martin
- Başrol: Luisa Huertas, José Alberto Patiño, Pedro Hernández, Agustina Quinci
- Kaynak: Variety Film İncelemesi