Kukla'nın Yeni Projesi: Üçüncü Dünya Savaşı Tehdidine Karşı TikTok Üzerinden Başlayan Küresel Kadın Hareketi

Haber Merkezi

09 November 2025, 20:12 tarihinde yayınlandı

Kukla'dan Yeni Bir Dünya Mesajı: 'Lysistrata'dan İlham Alan 'Good Girl' Geliyor

Sloven sinemacı Kukla, Locarno Film Festivali'nde prömiyer yapan ve son olarak Selanik Film Festivali'nde gösterilen ilk uzun metrajlı filmi “Fantasy”nin ardından, ikinci projesi üzerinde çalışmalara başladı. Bilindiği gibi bu yıl Selanik Film Festivali'nde En İyi Film Altın İskender ödülünü, yönetmenliğini Suzannah Mirghani’nin üstlendiği Sudan draması Cotton Queen kazanmıştı. Variety'nin özel haberine göre, yönetmenin yeni filminin adı **'Good Girl'** olacak ve bu yapım, Aristophanes’in meşhur Antik Yunan komedisi **'Lysistrata'**nın modern bir yorumu niteliğinde. **Bu arada, benzer bir isim taşıyan ve cinsiyet temelli şiddeti, özellikle de mağdurların çocukları üzerindeki hukuki sistem tarafından göz ardı edilen psikolojik etkilerine odaklanan, İspanyol yönetmen Júlia de Paz Solvas imzalı “The Good Daughter” filmi de Tallinn Black Nights Film Festivali'nde dünya prömiyerini yapacak. Bu önemli yapım ve yönetmenin vizyonu hakkında daha fazla detaya Nexus Haber'in ilgili sayfasından ulaşabilirsiniz.**

Savaş Karşıtı Bir Manifestonun Dijital Çağdaki Yankıları

Kukla, Selanik'te yaptığı açıklamada, filmin temel ilham kaynağının, kadınların savaşan erkekleriyle cinsel ilişkiyi reddetmesini savunan 'Lysistrata' olduğunu belirtti. Ancak Kukla'nın vizyonunda bu fikir, üçüncü bir dünya savaşının tehdit edildiği günümüz dünyasına taşınıyor. Hikayede, bir TikTok fenomeni 'rastgele' olarak erkeklerle cinsel ilişkiyi ve çocuk doğurmayı reddetme fikrini dile getiriyor ve bu düşünce kısa sürede küresel bir harekete dönüşüyor.

Değerli Bilgi: Kukla'nın bu konsepti, özellikle Kore'de ortaya çıkan ve cinsellik, doğum, randevulaşma ve evliliği reddetmeyi savunan **4B Hareketi**'nden de ilham alıyor. Bu, feminist bir protestonun dijital çağda nasıl küresel bir boyuta sıçrayabileceğine dair çarpıcı bir örnek teşkil ediyor.

Kadın Dayanışmasının Gücü ve Coğrafi Kapsam

Yönetmen Kukla, filmin Balkanlar ve Fransa dahil olmak üzere farklı bölgelerde geçeceğini vurguluyor. Ona göre, **'kadın dayanışması dünyayı kurtaracak'** ve bu gücün her yerde gösterilmesini arzuluyor. Bu geniş coğrafi seçim, Kukla'nın kimlik ve toplumsal normlar üzerine süregelen araştırmalarının bir uzantısı olarak görülüyor.

'Fantasy' Kadrosu Yeniden Bir Arada

'Good Girl'ün en dikkat çekici yönlerinden biri, Kukla’nın ilk filmi “Fantasy”nin ana oyuncularını tekrar bir araya getirmesi. Sarah Al Saleh, Mina Milovanović ve Mia Skrbinac, yeni projede de yer alacak. Kukla, bu üçlüyle olan uzun yolculuklarına bir saygı duruşunda bulunduklarını ifade ediyor. Özellikle Skrbinac profesyonel bir oyuncu iken, Al Saleh ve Milovanović'in profesyonel olmayan oyuncu kimlikleri, filmlerine özgün bir gerçekçilik katmıştı.

“Onlara bir saygı duruşu gibi. Çünkü biz uzun bir yolculuk yaptık, hem insanlar olarak hem de film yapımcıları olarak birlikte büyüdük,” diyor Kukla, bu işbirliğinin duygusal derinliğine işaret ederek.

Eleştirel Bakış: Batı Ötesi Queer Kimlik ve Balkan Çelişkisi

Kukla'nın sinematografik odağı her zaman ataerkillik, toplumsal cinsiyet rolleri ve kimlik üzerine olmuştur. İlk filmi 'Fantasy', Slovenya'daki muhafazakar normlara uymayan üç 'erkek fatma'yı ve onlarla tanışan trans kadın Fantasy'yi merkezine alıyordu. Kukla, Balkanlardaki kimlik akışkanlığına büyük ilgi duyduğunu belirtiyor; zira kendi ailesinin kökenleri Kuzey Makedonya'ya dayanıyor ve kendisi de 'Kukla' (oyuncak bebek) lakabından geliyor.

Ancak eleştirel bir gözle bakıldığında, Balkan coğrafyasının çelişkili yapısı filmin temasını güçlendiriyor. Kukla, bölgenin transseksüel, homofobik ve kadın düşmanı olmasına rağmen, trans kadınların DM kutularının evli heteroseksüel erkeklerle dolu olmasındaki ironiye dikkat çekiyor. Bu durum, 'Fantasy'de de işlenen, trans kadınlara insani eşitlik değil, sadece cinsel ilgi gösterilmesi çelişkisini 'Good Girl'de de derinleştireceğini gösteriyor.

Şeytanın Avukatı: Tüketim ve Aktivizm Arasındaki İnce Çizgi

'Good Girl', küresel bir protestoyu bir TikTok akımına dönüştürerek güncel bir konuya değiniyor. Ancak eleştirmenler, bu tür radikal sosyal hareketlerin popüler kültür veya sosyal medya platformları aracılığıyla anlatıldığında, mesajın aktivizmden ziyade bir tür 'tüketilebilir içeriğe' dönüşme riskini taşıyıp taşımayacağını sorgulayabilir. Kukla'nın filmi, bu hassas dengeyi nasıl kuracağı merak konusudur.

Kukla, başrol oyuncularını senaryonun 'eş yaratıcıları' olarak gördüğünü, böylece hikayenin onların perspektifinden aktarılmasını sağladığını belirtiyor. Bu işbirliği, filmin özgünlüğünün ve samimiyetinin temelini oluşturuyor.

Daha fazla detay ve yönetmenin vizyonunun kökenleri hakkında bilgi almak için orijinal kaynağı inceleyebilirsiniz: Variety'nin 'Good Girl' Haberi