Kartli Krallığı: Gürcü Mültecilerin Limbo Hayatı

Haber Merkezi

28 November 2025, 18:46 tarihinde yayınlandı

Kartli Krallığı Belgeseli: Abhazya Savaşı Mültecilerinin 30 Yıllık Sürgünü

Gürcistan'ın başkenti Tiflis'in hemen dışında, yemyeşil ama bakımsız bir alanda yükselen eski bir kalp sanatoryumu, onlarca yıldır yüzlerce mültecinin yuvası haline gelmiş. 'Kartli Krallığı' olarak adlandırılan bu mekan, adını bölgenin ortaçağ monarşisinden alıyor ancak ironik bir şekilde, 1992 Abhazya Savaşı'ndan kaçan Gürcü ailelerin geçici barınağına dönüşmüş. Tamar Kalandadze ve Julien Pebrel'in yönettiği bu etkileyici belgesel, mültecilerin 30 yılı aşkın süredir süren bekleyişlerini, günlük mücadelelerini ve yavaş yavaş çöken yapıyı gözlemci bir bakışla aktarıyor.

Abhazya Savaşı'nın Kalıcı İzleri

1992-1993 yıllarında patlak veren Abhazya Savaşı, Gürcistan'ın toprak bütünlüğünü sarsmış ve binlerce insanı evsiz bırakmıştı. Abhazya, bugün fiilen bağımsız bir bölge olarak tanınıyor ve mültecilerin geri dönüşü imkansız hale gelmiş durumda. Belgesel, bu trajedinin bireysel yansımalarını merkeze alarak, eski hastanenin koridorlarında geçen bir hayatı resmediyor. Aileler burada doğup büyüyor, düğünler yapıyor, ancak bina temelden çatlamış ve yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya.

Öne Çıkan Gerçekler

  • Süre: 105 dakika
  • Yapım: Gürcistan-Fransa-Katar ortaklığı
  • Yapımcı: Ketevan Kipiani
  • Yürütücü Yapımcı: Niko Mikadze
  • Müzik: Nika Pasuri
  • Prömiyer: IDFA Uluslararası Yarışma, 16 Kasım 2025

Film, mültecilerin hem komşuluk dayanışmasını hem de derin melankoliyi dengeliyor. Kahve sohbetlerinde mizah, evlerde titiz temizlik çabaları ve sokak hayvanlarıyla oluşan ekosistem, çürümenin ortasında umut kıvılcımları yaratıyor. Ancak bazıları için bekleyiş dayanılmaz olmuş; bir sakinin balkondan atlayarak hayatına son vermesi, komşuların 'yaprak gibi düşerek' ifadesiyle anlatılıyor.

Eleştirel Bakış: Hükümet İhmali mi, Topluluk Gücü mü?

Belgesel, Gürcü hükümetinin bu mültecileri 'görünmez' kıldığını ima ederek sessiz bir öfke taşıyor. Yetkililer onarım için adım atmıyor, yeni bir taşınma ise belirsiz. Karşıt görüş olarak, bazı mülteciler bu 'krallığı' bir sığınak olarak görüyor; bir aile, ayrılırken 'Keşke hâlâ Kartli'de olsaydık' diye espri yapıyor. Bu ikilem, filmi festival devrelerinde başarıya taşıyacak unsurlardan biri. IDFA'da En İyi Yönetmen ödülü alması da bunun kanıtı.

'26 yıldır buradayım, koridorlar halılarla kaplıydı eskiden.' – Bir mülteci sakininin yorgun ifadesi, zamanın donukluğunu yansıtıyor.

Bu yapım, 'Başkalarının Evi' gibi filmlerle benzer estetik paylaşıyor: Bulanık, hayaletimsi görüntüler limbo halini güçlendiriyor. Gelecekte, mülteci krizlerinin belgeselcilikteki rolü artabilir; zira benzer hikayeler Ukrayna veya Suriye'den yükseliyor. Kartli Krallığı, sadece bir bina değil, unutulmuş nesillerin portresi.

Kaynak: Bu haber, Variety.com inceleme makalesine dayanmaktadır.