Sinema dünyasının vizyoner yönetmeni James Cameron, merakla beklenen yeni filmi “Avatar: Fire and Ash”in Avrupa prömiyerini Paris'te gerçekleştirerek hem sinema sanatına olan bağlılığını tazeledi hem de teknoloji dünyasının en hararetli tartışma konularından birine dair net tavrını ortaya koydu. Cameron, üretken yapay zekanın (generative AI) sektörü tehdit ettiği yönündeki endişelere karşı, 'Biz aktörlerin yerini almıyoruz' diyerek insan faktörünün altını çizdi.
Paris'ten Yükselen Ses: 'Yapay Zeka Değil, Performans Yakalama'
Paris'teki La Scene Musicale'de 3D gözlükleriyle salonu dolduran kalabalığa seslenen Cameron, filmin Avrupa lansmanı için neden özellikle Fransa'yı seçtiğini açıkladı. Yönetmen, Fransa'yı 'kişi başına düşen sinefil sayısının dünyadaki diğer tüm ülkelerden daha fazla olduğu bir ulus' olarak tanımladı ve ülkenin sanata destek verme konusundaki ahlaki yükümlülüğünü övdü.
Ancak gecenin en çok alkış alan anları, Cameron'ın yapay zeka konusuna değindiği anlardı. Yönetmen, 'Avatar' serisinin arkasındaki teknolojinin üretken yapay zeka ile karıştırılmaması gerektiğini vurguladı:
“Dünyanın en gelişmiş görüntüleme teknolojisinin zirvesini göreceksiniz. Biz üretken yapay zeka kullanmıyoruz... Bunun sektörümüz için ne anlama geleceğini bilmiyoruz ama bir şey biliyorum; aktörlerin yerini almıyoruz.”
Cameron, bu teknolojinin insan emeğini ve sanatını yok saymadığını, aksine yücelttiğini belirtti. Sadece 'Avatar: Suyun Yolu' ve 'Avatar: Fire and Ash' filmleri için aktörlerin performanslarını yakalamanın 18 ay sürdüğünü ekleyerek sürecin ne kadar insan odaklı olduğunu gözler önüne serdi.
Performans Yakalama ve Üretken Yapay Zeka Farkı Nedir?
James Cameron'ın vurguladığı bu ayrım oldukça önemli. Performans Yakalama (Performance Capture), Sam Worthington gibi bir aktörün mimiklerini, vücut hareketlerini ve duygusal ifadelerini dijital sensörler aracılığıyla kaydedip, bu verileri bir dijital karaktere (örneğin Jake Sully) aktarır. Yani temelinde gerçek bir insan performansı vardır. Üretken Yapay Zeka (Generative AI) ise, mevcut verilerden öğrenerek tamamen yeni ve orijinal içerikler (görüntü, metin, ses) üretebilir. Bu durum, gelecekte bir aktörün performansına ihtiyaç duymadan dijital karakterler yaratılabileceği endişesini doğurmaktadır. Cameron'ın duruşu, teknolojinin sanatçıyı ikame etmesi değil, sanatçının ifadesini zenginleştirmesi gerektiği yönündedir.
Cameron'ın sanatçıyı merkeze alan bu duruşuna karşın, teknoloji endüstrisinden gelen tahminler oldukça farklı bir tablo çiziyor. Örneğin Çinli teknoloji devi Tencent, üretken yapay zekanın sadece iki yıl içinde, yani 2026'ya kadar, uzun metrajlı filmlerin üçte birinin üretim sürecine derinden dahil olacağını ve sinema sektöründe devrim yaratabileceğini öngörüyor. Bu vizyon, teknolojinin maliyetleri düşürerek geçmişte riskli bulunan büyük bilim kurgu gibi türleri yeniden canlandırma potansiyeli taşıdığı fikrine dayanıyor. Bu durum, Cameron'ın insan odaklı sanat vizyonu ile yapay zekanın verimlilik ve maliyet odaklı potansiyeli arasındaki zıtlığı ortaya koyuyor.
Oyuncular Teknolojiyi Onaylıyor: 'Bu %100 Benim'
Jake Sully karakterini canlandıran Sam Worthington da yönetmenini destekler nitelikte konuştu. 16 yıl önceki ilk filmden bu yana teknoloji gelişmiş olsa da, işinin özünün değişmediğini söyledi: “Performans yakalamadaki işim, yani oyunculuk kısmı hep aynı kaldı. Bu, başka bir insanla yapılan saf oyunculuktur.” Worthington, değişen şeyin ise teknolojinin bu performansı koruma biçimi olduğunu belirtti. “Dijital makyaj artık çok daha incelikli. Dürüst olduğumda vücudumun yaptığı her düşünce, her hareket korunuyor. Bu, Jim'in ilk filmde bana verdiği bir sözdü ve sözünü tuttu. İzlemesi inanılmaz çünkü o %100 benim,” dedi.
Pandora'nın Mesajı ve Jon Landau'ya Vefa
Filmde artık 14 yaşındaki Kiri karakterini canlandıran usta oyuncu Sigourney Weaver ise filmin çevresel temalarını kendi aktivist kimliğiyle birleştirdi. Okyanuslar ve Açık Denizler Antlaşması ile yakından ilgilendiğini belirten Weaver, “Film, şirketlerin ve insanların diğer canlılara neler yapmaya istekli olduğunu daha grafik bir şekilde gösteriyor. Bu çok üzücü ama aynı zamanda eğitici. Uyanmanız gerekiyor... diğer türlere saygı duyun. Bu sadece sizin dünyanız değil,” diyerek filmin derin mesajına dikkat çekti.
Gala, aynı zamanda duygusal anlara da sahne oldu. James Cameron, geçen yıl hayatını kaybeden yakın dostu ve yapımcısı Jon Landau'yu andı. Landau'nun ruhunun ve kalbinin üç 'Avatar' filmine ve ondan önce 'Titanik'e de işlediğini belirten Cameron, “Bu filmi onun gurur duyacağı şekilde bitirmek için kendimizi aştık,” diyerek vefasını gösterdi.
“Avatar: Fire and Ash”, 17 Aralık'ta Fransa'daki sinema salonlarında izleyiciyle buluşacak. Yerel sinema işletmecileri, 2025'te önemli ölçüde düşen gişe hasılatını bu filmin canlandıracağına dair büyük umut besliyor.
Bu haberin oluşturulmasında Variety'de yer alan bilgilerden faydalanılmıştır.