Ibermedia, Latin Amerika, İspanya ve Portekiz odaklı en büyük bölgesel ortak geliştirme ve dağıtım fonu olarak, animasyon sektörünün geleceğini şekillendiren kritik bir programı hayata geçirdi: Ibermedia Next. Sanatsal tutkuyu, uluslararası ortak yapımı ve en son teknolojiyi birleştiren bu program, 2023'teki ilk finansman turunun ardından, kısa süre önce Ventana Sur pazarında 2.0 ve 3.0 turlarının sonuçlarını açıkladı ve sektöre yön veren 29 yeni projeyi daha destekledi.
İspanya'nın ICAA film ajansı öncülüğünde, NextGenerationEU finansmanıyla desteklenen İspanya Kurtarma, Dönüşüm ve Direnç Planı'ndan fon alan Ibermedia Next, bölgenin animasyon endüstrisindeki yeni teknoloji uzmanlığını kökten değiştirmeyi hedefleyen tarihi bir girişimi temsil ediyor. Programdan $150.000 hibe alan dört kilit ismin katıldığı panelde, bu devasa dönüşümün sahne arkası tartışıldı.
- Sınırsız Deney: Finansman, stüdyolara 3D, stop-motion, canlı aksiyon ve geleneksel 2D gibi farklı teknikleri birleştirme imkanı sundu.
- Daha Fazla Sanat: Polar Studio'dan Jonatan Guzmán, teknolojinin sadece bir amaç olmadığını, “daha fazla sanat yapmalarını” sağladığını belirtti.
- 2D'nin Zenginleşmesi: Pájaro'dan Bernardita Ojeda, teknoloji sayesinde illüstrasyon temelli 2D projeleri (örneğin “Pink Punk Delta”) 3D ile harmanlayarak “daha zengin 2D” deneyimleri elde ettiklerini vurguladı.
Zorlu Öğrenme Eğrisi: Hata Yapma Lüksü
Ibermedia Next, katılımcılar için büyük bir öğrenme eğrisi anlamına geliyordu. İspanya'dan LaMola Films yapımcısı Reyes Arnal, üç çağrıda altı projede yer aldığını belirterek bu sürecin “kesintisiz bir çıraklık” olduğunu söyledi. Projeler, stüdyoları daha önce karşılaşmadıkları teknik zorluklarla yüzleştirdi. Örneğin, Sísmica Studio'dan Asdrúbal Hiutzilhuitl Rivera, farklı animasyon türlerini birleştiren “CALM” projesinin kolayca harmanlanmadığını, ancak bu zorluğun kendilerine paha biçilmez bir bilgi birikimi sağladığını ifade etti.
Peki bu teknolojik karmaşa, hikaye anlatımının önüne geçme riski taşımıyor mu? Programın katılımcıları, teknolojinin yalnızca sanatsal araçları hızlandıran bir katalizör olduğu konusunda hemfikir. Otomatikleşen mekanik görevler, animatörlerin enerjilerini ve zamanlarını yaratıcılığa ve hikaye derinliğine ayırmasını sağladı. Bu sayede stüdyolar, sadece teknik yeterliliği değil, aynı zamanda sanatsal ifade gücünü de artırdıklarını gösteriyor.
Uluslararası Ortak Yapımın İnsan Odaklı Sınavı
Programın temel şartlarından biri, projelerin uluslararası ortak yapım yoluyla hayata geçirilmesiydi. Bu gereklilik, stüdyoları sadece teknik değil, kültürel ve insani zorluklarla da karşı karşıya bıraktı.
Uluslararası ortak yapımın bu karmaşık ve kültürel entegrasyon gerektiren yapısı, İbero-Amerika sınırlarının ötesinde de önemli örneklerle pekiştiriliyor. Örneğin, Singapur merkezli animasyon korku antolojisi “A Banquet for Hungry Ghosts”, Endonezya'nın en büyük bağımsız yaratıcı yapım şirketlerinden, gişe rekortmeni korku devi Kucing Hitam ile ortaklık kurarak dikkat çekti. Robot Playground Media (Singapur), Xanthus Animation (Tayvan) ve Toonz Media Group (İrlanda/Hindistan) gibi farklı kıtalardan oyuncuları bir araya getiren bu tür projeler, tıpkı Ibermedia Next katılımcıları gibi, kültürel zenginliği ileri post-prodüksiyon teknolojileriyle harmanlama zorunluluğunu gösteriyor. Endonezya korku devi Kucing Hitam’ın global animasyon ortaklığı hakkındaki detaylar, Asya-Pasifik pazarındaki animasyon ve yerel IP yatırımlarının kritik önemini vurguluyor.
Asya-Pasifik'te animasyon sektörünün stratejik önemi ve büyüme potansiyeli giderek artmaktadır. Ampere Analysis verilerine göre, özellikle anime, Demon Slayer gibi büyük yapımların öncülüğünde, APAC bölgesindeki yayın platformları için en büyük büyüme motoru potansiyeline sahip içerik türüdür. Filipinler’de internet kullanıcılarının %59’u ve Endonezya’da %50’si aktif anime izleyicisi olarak kendini tanımlarken, bu devasa talebe rağmen yerel platformlar içerik tedariğinde küresel rakiplerinin gerisinde kalmaktadır. Bu durum, animasyonun sadece kültürel bir ürün değil, aynı zamanda streaming pazarını yönlendiren kritik bir finansal kaldıraç olduğunu gösteriyor.
Ibermedia Next, Ibero-Amerikan animatörlerini desteklerken, bölgenin canlı aksiyon drama sahnesi de benzer stratejik işbirlikleriyle küresel başarı yakalıyor. Örneğin, Portekiz'den çıkan ve Portekiz-İspanya drama aksına odaklanan gerilim dizisi "O Grito" (Çığlık), HBO Max'te büyük başarı yakaladı. Lizbon merkezli Volf Entertainment yapımı olan ve çağdaş Portekiz eğitim sistemindeki derin sorunlara odaklanan bu dizi, uluslararası alanda kalitesini kanıtladı ve aynı zamanda Volf Entertainment'ın Quadrantis Capital tarafından yönetilen yatırım fonu çatısı altında faaliyet göstermesi sayesinde finansal istikrar elde ederek global platformlara hızlı girişin modern bir modelini sergiledi. Yönetmen Leonel Vieira, Portekiz-İspanya aksının projelere daha fazla finansman sağladığını ve potansiyel izleyici kitlesini genişlettiğini vurguladı. Portekiz gerilim dizisi O Grito’nun HBO Max başarısı, Ibero-Amerikan içeriklerinin uluslararası pazara açılma stratejilerinde bölgesel işbirliğinin ne kadar kritik olduğunu bir kez daha gösteriyor.
Polar Studio'dan Jonatan Guzmán, ortak yapımın anahtarının 'iyi şirketler seçmekten ziyade, her şeyden önce iyi insanlar seçmek' olduğunu savundu. Guzmán, “Birlikte akşam yemeği yemeyi isteyeceğiniz insanlarla ortak yapım yapın. Eğer iki saat yemek yiyip hayat hakkında konuşamıyorsanız, o projeyi yapmayın” tavsiyesinde bulundu.
Kültürel farklılıklar ise ayrı bir mücadele alanı yarattı. Guzmán, Meksika'daki büyük stüdyoların tatil ve hafta sonlarında dahi çalıştığını, ancak Madrid'deki bir ortak yapım stüdyosuyla çalışırken yaz tatillerinin tamamen kullanıldığını öğrendiklerini anlattı. Bu durum, proje yönetiminde farklı yaşam tarzlarını entegre etme zorunluluğunu ortaya koydu.
Ibermedia Next: Oyunun Kurallarını Değiştiren Bir Destek
Programın genel etkisi, sektörde “oyunun kurallarını değiştiren” bir finansman aracı olmasıydı. Guzmán, birçok projenin farklı araçları denemek veya araştırmak için yeterli zaman veya paraya sahip olmadığı için gelişme aşamasında tıkandığını belirtti. Arnal ise, öğrenmek için hata yapmak gerektiğini ve bunun için gereken zamanı ve parayı Ibermedia Next hibesinin sağladığını ekledi.
Pájaro'dan Ojeda, “Lucila” filmiyle ilgili düşüncelerinin, Blender ve diğer araçlarla ilk projelerde öğrendikleri bilgileri tamamen entegre ettiğini, bunun 2D/3D entegrasyonu açısından büyük bir zihinsel dönüşüm yarattığını vurguladı. Bu fon, Ibero-Amerikan animatörlerine sadece yeni yazılımları kullanmayı değil, bu yazılımlarla düşünmeyi öğreterek sektörün yetenek skalasını kalıcı olarak yükseltti.
Kaynak: Ibermedia Next programının sonuçlarına ve katılımcıların yorumlarına dair detaylı bilgiler için Variety makalesine başvurulmuştur.