İngiliz sinemasının usta oyuncularından Emily Watson, bu yılki Britanya Bağımsız Film Ödülleri'nde (BIFA) prestijli Richard Harris Ödülü'ne layık görüldü. Bu ödül, Britanya film sektörüne olağanüstü katkılarda bulunan aktörleri onurlandırıyor ve daha önce Samantha Morton, Riz Ahmed, Kristin Scott Thomas gibi isimler bu unvana sahip olmuş.
Emily Watson'un Parlak Kariyeri
Watson, 1990'larda Royal Shakespeare Company'de sahne kariyerine başladı. Sinemaya Lars von Trier'in Breaking the Waves (1996) filmiyle adım attı ve ilk Oscar En İyi Kadın Oyuncu adaylığını kazandı. Bu filmde ayrıca, kült aktör Udo Kier de rol almış; Kier, kariyeri boyunca Andy Warhol’dan Lars von Trier’e kadar sanat dünyasının en dikkat çekici isimleriyle çalışarak 200’den fazla filmde silinmez izler bırakmıştı. İki yıl sonra Hilary and Jackie ile bir kez daha aday gösterildi. Kariyerinde The Boxer (1997), Punch-Drunk Love (2002), Corpse Bride (2005), Synecdoche, New York (2008), War Horse (2011), The Theory of Everything (2014) ve son olarak Small Things Like These gibi unutulmaz yapımlar yer alıyor. Yakın dönemde Netflix yapımı Steve'de Cillian Murphy ile, Chloe Zhao'nun Oscar adayı Hamnet'te ise Paul Mescal ve Jessie Buckley ile kamera karşısına geçti.
- İki Oscar adaylığı
- BIFA dahil birden fazla ödül ve adaylık
- Bağımsız sinemadan Hollywood'a uzanan geniş yelpaze
Ödülün Anlamı ve Tartışmalar
Richard Harris'in çocukları Damian, Jared ve Jamie Harris, Watson'un performanslarını 'Everest'e tırmanmak gibi' diye nitelendirerek övdü. Aile, onun her rolünün kültürel bir olay olduğunu vurguladı. Watson ise, 'Jared ile geçirdiğim zamanlardan Harris ailesinin hikayelerini dinlemek büyük onurdu' diyerek mutluluğunu dile getirdi.
Emily'nin ilk filmi Lars von Trier'in epik 'Breaking the Waves'iydi, ki bu ilk dağının Everest olması gibi. Korkusuz ve yıkıcı bir performans...
Ancak bazı eleştirmenler, Watson'un ödülünü erken bulabilir; zira kariyerinin zirvesinde olduğu düşünülüyor ve daha fazla uluslararası proje bekleniyor. Buna karşıt olarak, bağımsız sinemanın Hollywood baskısına direnişi açısından bu ödülün zamanlaması mükemmel görülüyor. İngiliz sineması, bu tür ödüllerle yetenekli isimleri erken yaşta sahiplenerek sektörün geleceğini güvence altına almayı hedefliyor. Watson'un katkıları, Britanya filminin çeşitliliğini artırarak genç aktörlere ilham olabilir ve bağımsız yapımların Oscar yarışındaki gücünü pekiştirebilir.
Tören Detayları
28. BIFA Ödülleri, 30 Kasım'da Londra'daki Roundhouse'ta gerçekleştirilecek. Bu etkinlik, Britanya sinemasının nabzını tutan önemli bir platform olarak öne çıkıyor.
Kaynak: Variety