Korku sinemasının provokatif ve tanınmış isimlerinden Eli Roth, Hollywood'un yerleşik dağıtım sistemine adeta savaş açan yeni bir girişimle gündemde. Roth, The Horror Section adını verdiği yeni şirketiyle, büyük stüdyoları ve dağıtımcıları aradan çıkararak filmlerini doğrudan sinema salonu sahiplerine götürüyor. Bu cesur hamle, hem bağımsız korku sineması için yeni bir kapı aralamayı hem de sinema salonu deneyimini yeniden canlandırmayı hedefliyor.
Roth'un bu projesinin temelinde, çocukken arkadaşlarını heyecanla toplayıp izlettiği o 'çılgın' filmlerin yarattığı saf heyecanı yeniden yakalama arzusu yatıyor. Kendisine şu soruyu sorduğunu belirtiyor: "Eğer yedinci sınıftaki ben bu filmi izleseydi, okulda herkese 'Bunu hemen izlemeliyiz!' diye koşturur muydu?" İşte The Horror Section, tam olarak bu ilkel ve saf sinema tutkusundan doğmuş bir proje.
Geleneksel Dağıtım Zincirini Kıran Yeni Bir Model
Hollywood'da bir filmin izleyiciyle buluşması, genellikle yapımcı, stüdyo, dağıtımcı ve son olarak sinema salonu gibi karmaşık ve maliyetli bir zincirden geçer. Eli Roth ise bu aracıları ortadan kaldıran bir strateji izliyor. Las Vegas'ta düzenlenen CinemaCon etkinliğinde doğrudan AMC, Cinemark gibi dev sinema zincirlerinin yöneticileriyle masaya oturan Roth, projesini onlara bizzat sundu.
Roth, sinema sahiplerinin tepkisinin şaşırtıcı derecede olumlu olduğunu söylüyor: "Beni en çok şaşırtan şey, sinema salonu sahipleriyle doğrudan oturup konuşabilmekti. 'Bunu çok isteriz. Eğer üzerinde 'Eli Roth Sunar' yazıyorsa kesinlikle gösteririz' dediler. Bu bizim için büyük bir adımdı."
Bu yeni model, filmlerin sadece 18 gün gibi kısa bir sürede dijital platformlara (VOD) düşmesine karşı çıkarak, sinema deneyiminin önceliğini korumayı amaçlıyor. Roth, sinema salonlarına özel karşılama videoları, film sonrası yönetmenle söyleşiler ve kamera arkası belgeselleri gibi ekstra içerikler sunarak hem salon sahiplerini hem de izleyiciyi teşvik etmeyi planlıyor.
Eli Roth'un 3 Adımlı Sinema Kurtarma Planı
- Doğrudan İşbirliği: Büyük dağıtımcıları aradan çıkarıp filmleri doğrudan sinema zincirleriyle anlaşarak vizyona sokmak.
- Sinemaya Özel Deneyim: Filmlerin dijitale erken düşmesini engelleyip, izleyicilere özel kamera arkası görüntüleri ve ek içerikler sunarak salonları cazip hale getirmek.
- Halk Yatırımı: Şirketin bir kısmını halka açarak, korku hayranlarının doğrudan projenin bir parçası olmasını sağlamak. Mart ayında başlatılan kampanyada yaklaşık 2.500 kişi 100 dolardan 1 milyon dolara kadar değişen miktarlarda yatırım yaptı.
Şeytanın Avukatı: Bu Riskli Plan Başarılı Olabilir mi?
Eli Roth'un vizyonu kağıt üzerinde heyecan verici olsa da, başarının garantisi yok. Geleneksel dağıtımcıları devre dışı bırakmak, aynı zamanda onların devasa pazarlama bütçelerinden ve lobi gücünden de feragat etmek anlamına geliyor. Sadece Eli Roth'un isminin ve filmlerin 'aşırı' vaadinin, yüzlerce salonu doldurmaya yetip yetmeyeceği büyük bir soru işareti.
The Horror Section'ın ilk filmi olan Joe Begos imzalı uzaylı istilası filmi "Jimmy & Stiggs", bu modelin ilk ve en önemli sınavı olacak. Yaklaşık 800 salonda gösterime giren filmin gişe performansı, projenin geleceği hakkında önemli sinyaller verecek. Eğer bu ilk deneme başarısız olursa, yatırımcıların ve sinema zincirlerinin güvenini yeniden kazanmak oldukça zor olabilir. Model, yüksek riskli ve yüksek potansiyelli bir kumar olarak görülebilir.
Tarantino'dan Aldığı Dersi Yeni Nesle Aktarıyor
Roth'un bu girişimdeki en büyük motivasyonlarından biri de, kariyerinin başında Quentin Tarantino'nun kendisine yaptığı destek. 2006 yapımı "Hostel" (Otel) filminin afişinde "Quentin Tarantino Sunar" ibaresinin yer almasının kariyerinde bir dönüm noktası olduğunu belirten Roth, bu durumu şöyle açıklıyor: "Bu, lisenin en popüler çocuğunun gelip 'Hey, benim arabama binmek ister misin?' demesi gibiydi. Bir anda herkes size iyi davranmaya başlar çünkü okulun en havalı çocuğundan onay almışsınızdır."
Şimdi Roth, aynı onayı ve desteği Joe Begos gibi yeni nesil korku yönetmenlerine sunarak onlara bir platform yaratmayı hedefliyor. Amacı sadece bir filmle başarı yakalamak değil, bu yönetmenlerin daha fazla film yapabilmelerini sağlayacak bir ekosistem oluşturmak.
Sonuç olarak, Eli Roth'un The Horror Section projesi, sadece bir film şirketi değil, aynı zamanda Hollywood'un kemikleşmiş kurallarına karşı bir başkaldırı niteliği taşıyor. Başarılı olup olmayacağını zaman gösterecek olsa da, sinema endüstrisine getirdiği bu yenilikçi ve cesur bakış açısı, şimdiden sektörde heyecanla takip ediliyor.
Bu haberde yer alan bilgiler, Variety'de yayınlanan kapsamlı makaleden derlenerek Nexus Haber editörleri tarafından yeniden yorumlanmıştır.