Ünlü yönetmenler Guillermo del Toro ve Roar Uthaug, Netflix ev sahipliğinde gerçekleştirdikleri samimi bir sohbette, sinema dünyasının en dikkat çekici iki yaratığı olan Frankenstein'ın Yaratığı ve Norveç mitolojisinden fırlayan Troll karakterlerinin tasarım felsefelerini ve perde arkasını araladılar. Bu buluşma, fantastik sinemanın iki farklı coğrafyadan gelen ancak yaratıklara yaklaşımlarında şaşırtıcı benzerlikler taşıyan ustasının bakış açısını gözler önüne serdi.
Tasarım Yarışı ve Son Dakika Değişiklikleri
Del Toro, Frankenstein projesinde yaşadığı kritik bir tasarım krizini paylaştı. Yaratık tasarımının neredeyse bir yıl sürdüğünü belirten yönetmen, aslen o kalıp için hazırlanan oyuncunun son anda projeden ayrılmasıyla büyük bir baskı altına girdiklerini itiraf etti. Jacob Elordi'nin sonradan kadroya katılmasıyla, tüm detaylı heykelleri sadece 4-5 hafta içinde yeniden yapmak zorunda kaldıklarını anlattı. Ancak del Toro, bu baskının kendilerini korkutmadığını, zira makyaj, görsel efektler ve animasyon konusundaki derin tecrübesi sayesinde bu tür zorlukların üstesinden gelebileceğine inandığını vurguladı.
“İnsanlar 'Yapılamaz, çok zor,' dediğinde, ben bunun yapılabileceğini biliyorum. Yapabilirdim! Bu yüzden hiç korkmadık ve işe koyulduk.”
Mitlerin Kesişimi: İnsanlığa Dair Ortak Temalar
İki yönetmen, yarattıkları canavarlara insanlığın davranış biçimleriyle bakma konusundaki paralellikleri tartıştılar. Del Toro, Hellboy 2 ile Troll 2 arasında tematik ve yapısal olarak güçlü bir bağ hissettiğini, her iki filmde de yaratıkların insanlar tarafından haksızlığa uğramasının işlendiğini belirtti. Uthaug da bu görüşe katılarak, kendi filmlerindeki yaratıkların asla saf kötü olmadığını, her zaman bir miktar insaniyet veya duygu barındırdığını ekledi. Bu durum, izleyicilerin sıklıkla yaratıklarla empati kurmasına neden oluyor.
Öne Çıkan Karşılaştırmalı Görüşler
- Kültürel Yerellik vs. Küresel Akış: Uthaug, Amerikan blockbusterlarının akışını Norveç folkloru ve yerel karakterlerle harmanlamaya çalıştığını, Avrupa'daki karakter tanımlama biçimlerinin ABD'den biraz farklı olabileceğini dile getirdi.
- Yaratılışın Amacı: Del Toro, Frankenstein'daki Yaratık'ı, kusurlu bir ceset yerine, günahkarlığı ve merhameti öğrenmesi gereken yeni bir Adem olarak tasarladığını belirtti.
Norveç Folkloru ve Görsel Referanslar
Roar Uthaug, Troll filminin ilham kaynağının 1900'lerin başında yaşamış Norveçli ressam Theodor Kittelsen’in “Karl Johan Caddesi'ndeki Trol” adlı çizimi olduğunu açıkladı. Uthaug, bu çizimden yola çıkarak, eğer bir trolün günümüz Oslo caddelerinde yürümesi durumunda hükümet ve ordunun nasıl tepki vereceğini merak ettiğini söyledi. Uthaug, hem görsel efektlere olan sevgisinin hem de Kuzeyli zihniyetin bu mitolojik unsurları modern sinema diliyle birleştirmesini sağladığını ifade etti.
Eleştirel Bakış: Kahraman ve Kötü Adam Dengesi
Tartışma, geleneksel anlatı yapısını sorgularken, Frankenstein örneğinde Victor’un hem iyi hem de kötü adam rolünü üstlendiği gerçeğine odaklandı. Del Toro, insanlığın doğasını sorgularken, yaratıkların haksız muameleye maruz kalmasına izleyicinin bir ölçüde katıldığını öne sürdü. Karşıt görüş olarak, bazı eleştirmenler, bu tür devasa görsel efekt filmlerinin, karakter derinliğini bazen arka plana atma riski taşıdığını, ancak her iki yönetmenin de bu dengeyi kurmak için çabaladığını belirtmek gerekir.
Tasarım Detayları ve Teknik Zorluklar
Uthaug, devasa trol figürleri için set üzerinde fiziksel bir varlık yerine, aktörlerin tepki vermesi amacıyla yüksekte konumlandırılmış drone’lar ve kırmızı ışıklar kullandıklarını, ayrıca hareket ağırlığını ve adımlarını belirlemek için animasyon çalışmaları yaptıklarını aktardı. Del Toro ise, Frankenstein’ın Yaratığı'nın tasarımında, Victor’un 20 yıllık takıntısının bir sonucu olarak estetik açıdan kusursuz (bir Lamborghini gibi) olmasını hedeflediklerini ve kafatasçılığı (phrenology) gibi o dönemin bilimsel akımlarından ilham aldıklarını açıkladı.
Bu iki usta yönetmenin diyalogu, fantastik sinemada yaratıkların sadece korkutucu figürler değil, aynı zamanda ait olma, ayrımcılık ve insan olmanın anlamını araştıran güçlü mecazlar olduğunu kanıtlar nitelikteydi. Netflix'in bu iki yapımı aynı anda platforma sunması, izleyicilere yaratık mitolojisinin evrensel çekiciliğini keşfetme fırsatı verdi.
Bu kapsamlı söyleşinin detayları ilk olarak Variety'de yayımlanmıştır. Orijinal içeriğe aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz:
Guillermo del Toro ve Roar Uthaug'un Yaratık Tasarımları Üzerine Söyleşisi