Broadway'de bir gösterinin açılışı, genellikle yıllarca süren yoğun bir yaratım sürecinin doruk noktasını temsil eder. Yeni bir müzikalin hayata geçirilmesi ya da klasik bir eserin yeniden canlandırılması fark etmeksizin, sahneye çıkışın ardında büyük bir emek yatar. Variety'nin tiyatro podcast'i Stagecraft'ın sezonun en büyük yapımlarına odaklanan son bölümünde, bu uzun yolculuğun sonunda seyirciyle buluşan isimler, perde arkasındaki sırlarını paylaştılar.
Dört Büyük Prodüksiyonun Sahne Arkası İtirafları
Geçtiğimiz günlerde City National Bank sponsorluğunda gerçekleşen Variety Business of Broadway 2025 kahvaltısında, tiyatro dünyasının önde gelen isimleri, 2025-26 sezonunda fırtınalar estiren dört önemli yapımın yaratım süreçlerine ışık tuttu: 'Chess', 'Ragtime', 'The Queen of Versailles' ve ikonik 'Waiting for Godot'.
Konuşmalardan öne çıkan bazı detaylar, yıllarca süren hazırlıkların ne kadar çeşitli ve bazen de beklenmedik yollarla ilerlediğini gösteriyor:
- 'Waiting for Godot' Hazırlığı: Başrollerini Bill ve Ted serisiyle tanınan Keanu Reeves ve Alex Winter'ın paylaştığı bu yapımın öncesinde, iki oyuncu iki serseriyi fiziksel olarak canlandırmak amacıyla Japon performans sanatı butoh ve palyaçoluk eğitimleri aldı. Bu, klasik metinlere modern bir fiziksel yorum katma çabasının somut bir örneğidir.
- 'Godot' Setinin Lakapları: Gösterinin dikkat çekici huni şeklindeki sahne tasarımı, ekip içinde “göz”, “kanalizasyon”, “portal” ve hatta “subwoofer” gibi çeşitli isimlerle anılmış. Set tasarımının bu kadar çok tepki çekmesi, estetik açıdan risk aldıklarının bir göstergesidir.
- 'Chess'teki Rekabet Gerçek Hayata Yansımadı: Oyuncuların rakip satranç dehalarını canlandırdığı 'Chess' setinde, prova odasında sürekli açık bir satranç tahtası bulunuyordu. İlginçtir ki, başrol oyuncuları Aaron Tveit ve Nicholas Christopher, gerçek hayatta henüz birbirlerine karşı hiç oynamamışlar.
Oyuncuların Kariyer Dönüm Noktaları
Panelistler, kariyerlerinin bu aşamasında edindikleri yeni rollere dair de önemli yorumlar yaptılar. Kristin Chenoweth, 'The Queen of Versailles' müzikalinde sadece başrol oynamakla kalmayıp, aynı zamanda ilk kez Broadway yapımcısı koltuğuna da oturdu.
“Hâlâ öğreniyorum. Gerçekten bu süreci seviyorum ve sadece kendim için değil, inandığım diğer oyuncular için de daha fazlasını yapmayı umuyorum,” diyen Chenoweth, yapımcılığın zorlu ama tatmin edici yönlerini vurguladı.
Öte yandan, Lea Michele, yeni rolünün kendisine ilk kez 'tamamen yetişkin bir kadını' canlandırma fırsatı sunduğunu belirtti. Michele, kariyerine 'Ragtime'da küçük bir kız çocuğu olarak başladığını hatırlatarak, bu yeni evrenin önemine dikkat çekti. Kristin Chenoweth ise, bir Tony kazandığı 'You're a Good Man, Charlie Brown'daki çizgi film karakterinden sonra, 2012 yapımı bir belgesele dayanan gerçek bir kişiyi oynamanın tam zamanı olduğunu düşündüğünü esprili bir dille ifade etti. Hollywood'un önde gelen isimlerinden **Chris Pine** da kariyerinde benzer bir dönüşümü yaşıyor; 'Star Trek'in yıldızı, on yılı aşkın bir aranın ardından Londra sahnesine geri dönerek Anton Çehov'un klasiği **Ivanov**'da başrolü üstlenecek. Chris Pine'ın Londra sahnesine dönüşü, oyuncuların sinemadan tiyatroya geçişlerinde aradıkları derinlikli rollere ne kadar değer verdiğini gösteriyor.
'Ragtime'ın Geri Dönüşü ve Keanu Reeves'in İlahi İlhamı
Brandon Uranowitz, şu anda 'Ragtime'da Tateh karakterini canlandırıyor. Ancak Uranowitz'in bu müzikle olan bağı çok daha eskiye dayanıyor; 1996'daki dünya prömiyerinde genç bir çocuk olarak yer almış. Uranowitz, o kadronun neredeyse tamamının 1998'de Broadway'e taşındığını ancak kendisinin o kadroya dahil edilmediğini gülerek paylaştı. Bu, bir oyuncunun kariyerinde zamanlamanın ne kadar kritik olduğunun bir başka örneğidir.
Belki de en mistik an, Keanu Reeves'in 'Waiting for Godot'u yapma fikrinin nasıl ortaya çıktığıyla ilgiliydi. Reeves, jetlag yaşadığı Londra'da, sabahın erken saatlerinde bir otel odasında 'bir halüsinasyon' halindeyken, evrenden Alex Winter ile birlikte 'Godot'u yapması gerektiğine dair bir mesaj aldığını aktardı. Bu tür sezgisel başlangıçlar, büyük sanat eserlerinin arkasındaki itici güç olabilir.
Stagecraft podcast'inin bu final bölümü, sektörün sadece sahnedeki parıltısını değil, aynı zamanda yaratıcıların yıllar süren sabrını, sezgisel kararlarını ve zorlu kariyer yolculuklarını da gözler önüne seriyor.
Bu heyecan verici sohbetlerin tamamını dinlemek için Variety'nin orijinal raporunda belirtilen bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz. (Kaynak: Variety)