Televizyon tarihinde nadiren popüler olan bir program aynı zamanda en iyi yapım olarak da anılır. Ancak BBC'nin ilk kez ünlü isimlerle gerçekleştirdiği “The Celebrity Traitors U.K.” bu nadirliği başardı. Başta bir 'spin-off' olarak görülen bu format, beklentileri aşmakla kalmadı, finali ülke genelindeki barlarda ve kulüplerde yüzlerce kişinin nefesini tutarak izlediği ulusal bir olaya dönüştü.
Reality televizyon dünyasında genellikle ünlü formatları, mevcut bir şovun popülaritesini uzatmak için kullanılır, kalitesini artırmak için değil. Ancak Studio Lambert tarafından yapılan “Celebrity Traitors,” tam tersini yaparak, uluslararası bu karmaşık 'kim yaptı?' oyununa yepyeni bir enerji kattı.
Ünlülerin yer aldığı uzun soluklu formatların popülaritesini korumasına en iyi örneklerden biri, lüks yaşamları konu alan "Beverly Hills Ev Hanımları" serisidir. Erika Jayne, Dorit Kemsley ve Kyle Richards gibi tanıdık yüzlerin yanı sıra, modanın önemli isimlerinden Rachel Zoe'nin de dahil olduğu kadro, 15. sezonuyla ekranlara dönmeye hazırlanıyor. 90210'un pitoresk ortamında geçen bu sezon, Hamptons'dan Floransa'ya uzanan maceralarda eski yaraların yeniden açıldığı ve sadakatin sınandığı yeni ittifaklara odaklanacak. Bu uzun ömürlü serinin detaylarını öğrenmek için Beverly Hills Ev Hanımları 15. Sezon Fragmanı haberimize göz atabilirsiniz.
Reality televizyon dünyasının en uzun soluklu örneklerinden biri de Dancing With the Stars (DWTS) formatıdır. Programın 20. yıl dönümü yaklaşırken, 15 yıl boyunca sunuculuğunu yapan efsanevi isim Tom Bergeron'un özel bölüm için geri döneceği duyuruldu. Bergeron'un 2020'deki şok edici ayrılığı, eski Beyaz Saray Sözcüsü Sean Spicer'ın kadroya dahil edilmesi kararına dayanıyordu; Bergeron, şovun siyasetten uzak kalması gerektiğini savunmuş ve bu kararı 'ihanet' olarak nitelendirmişti. Bu tarihi geri dönüş ve Bergeron'un ayrılık nedenlerinin tüm detayları için Tom Bergeron'ın DWTS'e geri dönüşü ve Sean Spicer ayrılığı haberine göz atabilirsiniz.
**Bu tarz başarılı formatların küresel çapta yayılması, özellikle Asya pazarlarında büyük bir format alım patlamasına neden oldu. Güneydoğu Asya'da uluslararası senaryosuz (unscripted) format alımlarının %33'ünü tek başına gerçekleştiren Vietnam, bu format iştahının en canlı örneği olarak öne çıkıyor. Ülkedeki streaming (VOD) platformlarına olan aboneliklerin 2025'in ilk yarısında %33 oranında patlayarak 70 milyona ulaşması, geleneksel TV'den dijital platformlara büyük bir kayma yaşandığını gösteriyor. Vietnam’daki format talebi ve yayıncılık dinamikleri hakkında daha fazla bilgiyi Vietnam'daki Streaming Patlaması Asya'daki TV Format Alımlarını Nasıl Değiştiriyor? başlıklı haberimizde bulabilirsiniz.**
Neden İngiliz Formatı ABD Versiyonundan Daha Başarılı Oldu?
ABD'de “The Traitors” en başından beri ünlü isimleri ağırlasa da, İngiliz versiyonunun başarısının altında yatan sır, seçilen ünlülerde gizliydi. İngiliz programında yer alan ünlülerin çoğu, kariyerlerini sadece reality şovlarda yaparak ünlenmiş isimler değildi. Bu durum, masalarda abartılı kişilikler veya sürekli kamera önünde olma çabası güden oyuncuların olmamasını sağladı. Ünlüler, açıkça şovun gerçek hayranlarıydı ve en baştan itibaren kendi stratejileriyle oyuna dahil oldular. Bu samimiyet, izleyicinin bağ kurmasını kolaylaştırdı.
Bergeron, defalarca şovun siyasetten uzak kalması gerektiğini savunarak, ABD'de eski Başkan Donald Trump’ın Beyaz Saray Sözcüsü Sean Spicer’ın kadroya alınması kararını 'ihanet' olarak nitelendirmişti. Bu tür siyasi gerilimler, ünlü formatlarının doğal akışını bozabilme potansiyeli taşıyor. Formatın en büyük farkı, oyuncuların ‘arkadaş’ oldukları için birbirlerini gereksiz yere koruma içgüdüsünden kaçınması oldu. Aktör Sir Stephen Fry gibi bazı isimler ünleri sayesinde erken elenmekten veya 'katledilmekten' korunsa da, oyunun merkezindeki acımasızlık ve strateji bozulmadı.
Sadıkların (Faithfuls) İnanılmaz Kötü Performansı ve Komedi Anları
Gelelim eleştirel bakış açısına: Dürüst olalım, son birkaç bölüme kadar ünlüler oyunda tam anlamıyla ‘berbattı’. Beş kez üst üste yuvarlak masada Sadık (Faithful) oyuncuları sürgün ettiler! Bir noktada, geriye kalan yarışmacıların neredeyse %40'ı Hain (Traitor) idi. Bu oran, Birleşik Krallık’taki hiçbir sivil sezonunda görülmemiş bir başarısızlıktı.
Ünlüler bizden daha zeki değiller; ancak bazen yüksek statüleri, onlara öyle düşünmemize neden olabilir. Bu şov, bu yanılgıyı yerle bir etti. En komik ve stratejik açıdan en saçma anlar şunlardı:
- Olimpiyat yayınlarının tecrübeli sunucusu Clare Balding, yazılı basit talimatları anlamadığı için herkesin görevini saniyeler içinde mahvetti.
- Oyuncu Celia Imrie'nin katledilmesinden sonra, gazeteci Kate Garraway, bunun akşam yemeğinde kimin güneşte kurutulmuş domates yediğiyle ilgili olabileceğini varsaydı.
- Olimpiyatçı Tom Daley, Garraway'i 'şaşkınlık verici' (flabbergasting) kelimesini kullandığı için Hain olmakla suçladı. Komedyen Alan Carr'ın buna tepkisi ise unutulmazdı: “Birini senden daha iyi kelime dağarcığına sahip olduğu için Hain ilan edemezsin.”
Alan Carr: Yanlışlıkla Seri Katil Olan Hain
Komedyen Alan Carr’ın Hain olarak seçilmesi dâhiyane bir karardı. Başlangıçta o kadar kötü suçlamalar yapıyordu ki, tarihin en kötü sivil Haini'ne gönderme yaparak, “Ben Linda’dan bile kötüyüm” demek zorunda kaldı. Ancak bu kötü izlenim, onun en büyük gücü oldu.
Carr, kalkanı olduğunu unuttuğu anlarda bile masalarda kolayca ilerledi. Hatta sondan bir önceki bölümde diğer ünlülere bakıp Sadık olduğuna onları ikna etmesi istendiğinde gülme krizine girdi. Onun kötü bir Hain gibi algılanması, şüpheleri üzerinden tamamen dağıttı. Diğer Hain Cat Burns vicdan azabıyla boğuşurken, Carr'ın Daley cinayetine tepkisi ise sadece: “O öldü. Başa çıkın.” oldu.
Tarihin En Duygusal Finali ve Rekor İzlenme
Final, Carr’ın bir Traitor olduğunu başarılı bir şekilde gizledikten sonra, diğer finalistler David Olusoga ve Nick Mohammed'i ikna etmesinin ardından duygusal bir zirveye ulaştı. Carr, oyunu kazanıp seçtiği hayır kurumu için büyük miktarda para topladığını öğrendikten sonra beklenmedik bir şekilde suçluluk duygusuyla çöktü ve gözyaşlarına boğuldu. Sırrın onu 'içten içe yiyip bitirdiğini' söyledi. Genellikle bu anlarda kazananlar 'kötü adam' olurken, Carr ulusal bir hazineye dönüştü.
Erken rakamlara göre, yılın bu en büyük televizyon anı, tam 11 milyon izleyici tarafından takip edildi. Bu rakamlar, Celebrity Traitors U.K.’yi sadece bir reality şov değil, İngiliz kültürünün bir parçası haline getirdi.
Ayrıca, Celia Imrie'nin programdaki beklenmedik ve spontane bir komedi anının (bir gaz çıkarma anı) bile BAFTA Televizyon Ödülleri'nde Yılın TV Anı ödülünü kazanma ihtimalinin konuşulması, şovun ne kadar kültürel bir etki yarattığını kanıtlıyor.
Kaynak: İngiliz Televizyonunun Yıldızlarla Dolu En İyi Reality Şovu Analizi (Variety)
[Link: https://variety.com/2025/tv/columns/celebrity-traitors-uk-review-star-spinoff-best-reality-tv-year-1236572303/ ]