2026 yılı Altın Küre adaylıklarının açıklanması, sinema ve televizyon dünyasında her yıl olduğu gibi hem büyük sevinçlere hem de ciddi hayal kırıklıklarına yol açtı. Sen, Nexus haber olarak, bu listeyi sadece adayları sıralayarak değil, aynı zamanda bu sonuçların perde arkasındaki dinamikleri ve eleştirmenlerin neden bu tür 'şok edici' kararlar aldığını analiz ederek okuyucularımıza sunuyoruz. Akademi ödüllerine giden yolda ilk önemli durak olan bu sonuçlar, aynı zamanda ödül sezonunun resmi başlangıcını da işaret ediyor. Bu adaylar, aktör Marlon Wayans ve Skye P. Marshall tarafından duyuruldu. Ayrıca bu duyuru sırasında, Brezilyalı aktör Wagner Moura'nın "The Secret Agent" rolüyle Drama Filminde En İyi Erkek Oyuncu kategorisinde aday gösterilmesiyle, Altın Küre tarihinde bir ilke imza atarak bu kategoride aday olan ilk Brezilyalı erkek oyuncu olduğu da açıklandı.
Gişe Devlerinin 'Soğuk Duşu': 'Wicked' ve Süper Kahramanlar Dışarıda
Bu yılın en çok konuşulan filmlerinden ikisi olan “Wicked: For Good” ve beklenen süper kahraman filmi “Superman”in, ana kategori adaylıklarını alamaması dikkat çekti. Özellikle “Superman”in, 'Sinematik ve Gişe Başarısı' kategorisinde bile yer almaması, eleştirmenleri düşündürdü. Peki, bu durum süper kahraman filmlerinin artık 'ciddi' ödüller için yeterince ağırlığı olmadığı algısını pekiştiriyor mu? Kaynak metin, “Wicked: For Good”un Müzikal/Komedi Filminde güçlü bir aday olarak beklendiğini ancak listelerde yer almadığını belirtiyor. Film, Kaynak metne göre Müzikal veya Komedi kategorisinde adaylık alan yapımlar arasında gösteriliyordu.
Eleştirel Bakış:
<>Bazı yorumcular, büyük gişe rakamlarının tek başına yetmediğini, adaylık için sanatsal nitelik ve kültürel etki dengesinin aranmaya devam edildiğini savunuyor. Öte yandan, 'Wicked' gibi büyük prodüksiyonların dışarıda kalması, stüdyo kampanyalarının bu yıl beklenen etkiyi yaratamadığı şeklinde yorumlanabilir.
Büyük İsimler ve Gizli Kahramanlar: Sürpriz Adaylıklar ve Yok Sayılanlar
Listede bazı isimler beklentileri aşarken, bazıları ise haksızlığa uğradığı düşünülenler oldu. İşte öne çıkanlar ve dışarıda kalanlar:
- Çift Adaylık Şöleni: Jacob Elordi, “Frankenstein”daki rolünün yanı sıra Avustralya yapımı “The Narrow Road to the Deep North” ile de adaylık alarak yılın en çok ses getiren erkek oyuncularından biri oldu. Kaynak metin, Jacob Elordi'nin Frankenstein ile Destekleyici Erkek Oyuncu kategorisinde güçlü bir aday olduğunu belirtiyor.
- Sydney Sweeney Sessizliği: “Christy” filmindeki performansıyla dikkat çeken Sydney Sweeney'nin aday olmaması, filmin gişe performansının ve kültürel etkisinin düşük kalmasına bağlandı. Kaynak metin, Sydney Sweeney'nin kadın oyuncu adayları arasında güçlü isimlerden biri olarak beklendiğini gösteriyor.
- Beklenmedik Bağımsız Başarı: Küçük bütçeli indie filmi “Sorry, Baby”den Eva Victor'un adaylığı, küçük yapımların hâlâ jüriyi etkileyebileceğinin kanıtı oldu.
- Televizyonun Gücü: HBO’nun gösterişli yapımı “The Gilded Age”in tamamen dışarıda kalması, televizyon dizilerinde gösterişin tek başına yeterli olmayacağını gösteriyor. Öte yandan, Amanda Seyfried “Long Bright River” ile yeniden aday gösterilerek çok yönlülüğünü kanıtladı. Yayın platformları arasında Apple TV+'tan Severance ve Disney+'tan Andor gibi yapımların Drama Serilerinde güçlü adaylıklar alması dikkat çekti.
- Emmys'den Sonra Şok: “The Pitt” dizisiyle Emmy kazanan Katherine LaNasa ve Shawn Hatosy'nin Altın Küre'de adaylık alamaması, bu iki platform arasındaki seçici farkı ortaya koyuyor.
Bradley Cooper'ın yeni filmi “Is This Thing On?”a gösterilen ilgisizlik, hatta Laura Dern'in dikkat çekici performansına rağmen hiçbir adaylık alamaması, jüri nezdinde filmin beklenen etkiyi yaratamadığını işaret ediyor. Bu durum, Paul Thomas Anderson'ın “One Battle After Another” filminin hem senaryo hem de yönetmenlik kategorilerinde öne çıkmasıyla tezat oluşturuyor. Wagner Moura'nın adaylığı, Latin Amerika sineması için tarihi bir dönüm noktası olarak kabul edilirken, kendisi Drama En İyi Erkek Oyuncu kategorisinde Joel Edgerton, Oscar Isaac, Dwayne Johnson, Michael B. Jordan ve Jeremy Allen White ile yarışacak.
Podcast'ler ve Komedi Serileri: Ödül Sezonunun Tartışmalı Alanları
Podcast kategorisindeki adaylıklar da gündem oldu. Joe Rogan gibi popüler figürlerin aday gösterilmemesi, ödül komitesinin popüler kültürün en çok konuşulan alanlarına karşı temkinli davrandığı izlenimini yarattı. Bu yıl ilk kez 'En İyi Podcast' kategorisinin eklenmesi, ödül kurumlarının değişen medya tüketim alışkanlıklarına ayak uydurduğunun sinyali olarak yorumlanuyor. Ayrıca, “Knives Out” serisinin üçüncü filmi “Wake Up Dead Man”ın müzikal/komedi dalında bile yer alamaması, serinin ilk iki filminin yarattığı ivmenin bu sefer korunamadığını gösteriyor. Kaynak metin, “Wake Up Dead Man”ın Müzikal/Komedi dalında güçlü bir aday olduğunu öngörmüştü.
<>Öte yandan, eleştirmenlerin neredeyse hiç bahsetmediği Amazon Prime Video yapımı “The Girlfriend”in hem diziye hem de başrol oyuncusu Robin Wright’a adaylık getirmesi, bazen sessiz kalan projelerin de jüri içinde güçlü bir lobiye sahip olabileceğini gösteriyor. Bu durum, ödül sezonunun ne kadar politik ve sürprizlerle dolu olabileceğinin altını çiziyor.
Ek Bilgi: Organizasyon ve Bağlantılar
Ödül töreninin arkasındaki yapı da zaman zaman tartışma konusudur. Variety'nin yayınladığı bilgilere göre, Golden Globes'un yapımcısı Dick Clark Prods., Penske Media Corporation (Variety'nin ana şirketi) ile Eldridge'in ortak girişimiyle yürütülmektedir. Bu tür organizasyonel bağlantılar, sektördeki haber akışını ve ödül sahiplerini etkileyebilecek gizli dinamikleri anlamak adına önemlidir. Törenin sunuculuğunu üst üste ikinci kez Nikki Glaser yapacak; bu tekrar, organizasyonun istikrar arayışının bir parçası olarak görülüyor.
<>Daha fazla detay ve tüm adaylık listesini incelemek için ilgili kaynaktan bilgi alabilirsiniz:
<>