Pandemi döneminden bu yana ABD, bir yandan endüstriyel omurgasını güçlendirmeye çalışırken, diğer yandan da ulaşımın geleceği olan elektrikli araçlara (EV) yatırım yapıyor. Güney Koreli otomotiv devi Hyundai de ABD'nin 'Made in America 2.0' vizyonuna inanan ilk şirketler arasındaydı. Ancak son siyasi iklim, bu ilişkiyi karmaşık bir hale getirdi. Hyundai'nin Georgia Metaplant'ına yapılan büyük bir göçmenlik baskını (ICE), uluslararası haberlere taşınarak tam anlamıyla diplomatik bir kabusa dönüştü.
Trump'tan Geri Adım: Baskın 'Kötü Bir Fikir' miydi?
ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Birimi (ICE) tarafından Eylül ayında Hyundai'nin Georgia'daki tesisine düzenlenen baskın, ABD topraklarında yapılan en büyük operasyonlardan biriydi. Baskın sonucunda tahmini 475 işçi gözaltına alındı. Gözaltına alınanların büyük çoğunluğunun, LG Energy Solutions batarya fabrikasının inşasında görevli, vize suiistimali yaptığı bilinen Güney Koreli mühendisler olduğu doğrulandı.
Bu durum, ABD yönetimini zor durumda bıraktı. Eski ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta yabancı işçilerin ABD'ye kabul edileceğini belirtmiş olsa da, CNN'e yansıyan son açıklamalarında Hyundai fabrikasına yapılan baskını açıkça kınadı ve bu operasyona 'çok karşı' olduğunu dile getirdi.
Trump, "Aslında, gitmeden önce... kalabileceklerini söyledim... ve geri gelecekler" dedi. "İnanılmaz karmaşık çipler ve bilgisayarlar ve diğer şeyleri yapmalarını, beş yıldır çalışmamış işsizlik kuyruğundan insanları seçmelerini bekleyemezsiniz. En azından bu ilk aşamada biraz insan getirmek zorundalar."
Geri Dönüş Çıkmazı: Travma ve Fabrika Gecikmesi Riski
Ancak, siyasi geri adımlara rağmen, asıl sorun işçilerin geri dönüp dönmeyeceği. Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae Myung, Bloomberg'e verdiği röportajda, tüm bu sürecin işçiler ve aileleri için 'şiddetli travmaya' neden olduğunu belirtti. Erken raporlar, gözaltına alınan işçilerin 'bellerinden zincirlendiği, kelepçelendiği ve kapısız tuvaletlerin bulunduğu odalara tıkıldığı' yönünde iddialar içeriyordu. Hatta bazılarının memurlarca üzerlerine silah doğrultulduğunu bildirmesi, durumu daha da vahim hale getirdi.
Myung, işçilerin gördükleri muamele nedeniyle geri dönmek istemeyebileceği konusunda uyardı. Hyundai, uzman danışmanlığa ihtiyaç duyduğu için bu durum, batarya fabrikasının belirsiz bir süre boyunca gecikmesine yol açabilir.
Değerlendirme: Politik Riskler ve EV Geçişi
Hyundai, son yıllarda ABD’nin EV vergi kredilerine uyum sağlamak için üretimini ABD’ye kaydırmak gibi pek çok zorluğa göğüs gerdi. Ancak bu baskın, ABD'nin 'yerli üretimi destekleme' hedefi ile sıkı göçmenlik politikaları arasındaki derin çelişkiyi gözler önüne seriyor. Uzman görüşüne göre, işçilerin güvenliğini ve rasyonel muamelesini sağlamaya yönelik önlemler alınmazsa, ABD'deki fabrika inşaatının önemli ölçüde ertelenme olasılığı yüksek.
Michigan'da Çin Riskine Takılan Dev Yatırım: Gotion Fabrikası İptal Edildi
ABD'deki politik riskler sadece göçmenlik baskınlarıyla sınırlı kalmıyor; Çin ile olan jeopolitik gerilimler de büyük EV projelerini baltalamaya devam ediyor. Çinli batarya devi Gotion High-Tech'in Michigan eyaletindeki Big Rapids yakınlarında kurulması planlanan 2.4 milyar dolarlık lityum iyon batarya fabrikası projesi, yerel siyasi baskılar ve şirketin Çin Komünist Partisi (ÇKP) ile bağlantılı olduğu iddiaları nedeniyle iptal edildi.
Michigan Eyaleti Ekonomik Kalkınma Kurumu (MEDC), projeye sağladığı desteği geri çekerek Gotion'dan halihazırda ödenmiş olan yaklaşık 23 milyon dolarlık teşvikin iadesini talep etti. Bu fiyasko, ABD'nin kritik EV tedarik zincirinde Çin'e olan bağımlılığını azaltma çabalarında önemli bir aksaklık olarak değerlendiriliyor ve yerel siyasi çekişmelerin ABD'nin 'Made in America 2.0' vizyonunu nasıl tehdit ettiğini gösteriyor. Bu gelişmeyle ilgili daha detaylı bilgilere ve ABD-Çin geriliminin batarya sektörüne etkilerine Gotion High-Tech Michigan Batarya Fabrikası İptali başlıklı haberimizden ulaşabilirsiniz.
Gündemin Diğer Önemli Maddeleri: Tesla ve Kanada Tarife Tartışması
Elon Musk'ın 1 Trilyon Dolarlık Tehdidi
Tesla Yönetim Kurulu, hissedarları Elon Musk’ın performansa dayalı devasa ödeme paketini onaylamaya çağırıyor. Yönetim kurulu, paketin onaylanmaması durumunda Musk’ın şirketi bırakabileceği ve bunun da hisse senedi değeriyle eşanlamlı olan liderliğin sonu anlamına gelebileceği konusunda uyarıyor. Musk, bu ödeme paketini yalnızca parayla değil, aynı zamanda Tesla’nın gelecekteki yapay zeka (AI) ve robotik ordusu üzerindeki kontrolünü güvence altına almak için bir araç olarak görüyor. Paket, 8.5 trilyon dolarlık piyasa değeri gibi iddialı hedeflere ulaşılmasını şart koşuyor.
Kanada, Çinli EV'lere Kapıyı Açıyor mu?
ABD ile Kanada arasındaki tarife gerilimleri sürerken, Kanada'nın Çin'den ithal edilen elektrikli araçlara uyguladığı tarifeleri kaldırma söylentileri yayılıyor. Bu söylentiler, Kanada Başbakanı Mark Carney'in APEC zirvesinde Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ile görüşeceği ve iki ülkenin ilişkileri sıfırlamayı umduğu bir döneme denk geliyor. Eğer Kanada bu %100'lük tarifeyi kaldırırsa, Çin’in ucuz ve gelişmiş EV’leri Kanada pazarına akın edebilir. Bu durum, Amerika kıtasında Çinli EV'ler için yeni bir kapı açarak ABD'nin otomotiv pazarını çevreleme riskini artırabilir.
Kanada'nın bu adımı atması, ABD'nin koyduğu koruyucu ticari bariyerleri anlamsız kılabilir ve dünyanın en ucuz, en gelişmiş elektrikli araçlarını Detroit'e çok yakın bir konuma getirebilir. Bu durum, sadece bir 'eğer' senaryosu olmaktan çıkıp, 'ne zaman' olacağı sorusuna dönüşüyor.
Kaynak: Bu haber içeriği, InsideEVs'in (insideevs.com/news/777113/hyundai-ice-raid-workers-return/) yayınladığı güncel gelişmelere dayanılarak derlenmiş ve yorumlanmıştır.